Bölümden çıkanlar
6 madde- Hobinin değer üretmesi gerekmiyor. Sana ne kazandırdığını sormak boş zamanı da işe çeviriyor.
- Kendini tek bir şeyle tanımlamak riskli. O kötü gittiğinde her şey kötü gidiyor.
- Çoklu görev süpürge çekerken podcast dinlemeye kadar geliyor. Süpürge çekerken süpürge çekmek bir egzersiz.
- Dublajlı ya da kötü yapılmış bir şeyi savunmaya gerek duymadan izlemek. Tüketimin gösterişli olması şart değil.
- “Ne iş yapıyorsun” sorusuna işinle değil kendinle cevap vermek.
- Statü hobi seçimine de sızıyor: insanlar golfe başlıyor, çim hokeyine değil.
O kadar çok çalışmışsın ki, o kadar sadece bir şeye çalışmışsın ki, o kötü olunca sen de kötü oluyorsun.
Cringe olmayı okey bulmak çok özgürleştirici bir şey. O cool olma çabasıyla çok fazla şeyden kendimizi geri tutuyoruz.
Konu başlıkları
18 başlık- 0:32Hobiler ve iş yaşam dengesi
- 2:07İşin kafa dağıtmanın yerini alması
- 3:56Hobinin karşılığını verme baskısı
- 4:57Sırf keyif aldığın için yapmak
- 7:49Dublajlı film izlemekten utanmamak
- 8:23Gösterişli olmayan tüketim
- 10:01PlayStation oynadığı için suçlu hissetmek
- 11:18Süpürge çekerken podcast dinlemek
- 13:04Kahve içip başka hiçbir şey yapmamak
- 14:52Çocuk olduktan sonra boş zaman
- 16:31Kendini işinle tanımlamanın riski
- 18:10LinkedIn üzerinden kimlik kurmak
- 21:03Statü hobileri
- 22:11Egoyu kapatmak
- 23:07Cringe olabilmek ne kadar özgürleştirici
- 24:18Bilardo ve snooker
- 25:41Canlı müzik, metal ve zevk
- 29:54Yılın planı: küçük şeyler
Döküm
4.479 kelimeOtomatik altyazıdan çıkarıldı, o yüzden konuşmacı adı yok. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.
Selam. Selam. A farklı bir gün. Ne haber? Ne yapıyorsun? İyi vallahi. Sen ne yapıyorsun? Görüşemedik. İyi iyidir. Geçen hafta bir podcast çektik. Evet. Şansa ama böyle senin sakallarının uzunluğu, benim saçlarımın uzunluğu hiç değişmemiş. Hiç hiç. Sen zaten şey kütüphanede kalkmamışsın bile. Aynen. işte abi zaman hızlı geçiyor diyelim. Böyle zamanlarda ne yapıyorsun? Görüş aynı gün podcast çekince şimdi hemen böyle buruşuk buruşuk tişört bulduk ama şey switchi en azından görsel olarak güzel oldu.
Şimdi hani sen yazdın falan güzel bir şey yaptık. İyi abi. şimdi bu haftaki konu biraz böyle şey yani geçen bölümdeki konu yaklaşık bir 10 dakika önceki konu böyle yaptığımız hatalardı. için biraz böyle off topik hobilerimizden biz genel olarak hafta sonları, hafta içi vaktimizi nasıl değerlendiriyoruz? İşle normal sosyal hayatımızı yani normal life ve work arasındaki çizgiyi neyle çiziyoruz? bunu biraz böyle konuşsak belki dinleyenler için bir faydası olabilir.
Fayda demeyeyim de en azından bir fikir olabilir. Aynen. Aynen. Güzel abi. Bence çok net bir başlık. Şöyle diyeyim. Bence ikimiz de böyle hani bir şekilde work life balance'ı doğru oturtmaya çalıştığımız bir yerdeyiz. Hani böyle a biz sadece işte hani grinding culture modundansa böyle işte fiziksel aktivitelerle sosyalleşerek ya da farklı şekillerde ilgi alanları yaratarak aslında birazcık hardlalı dengelemeye çalışıyoruz farklı şeylerle. Bunun sebebi de işte o hani böyle work life balance önemlidir dense benim temel inancım şey yani senin iş dışında yaptığın farklı aktivitelerin senin o işine de katkısı da olduğu yönünde bir kuvvetli bir inancım var.
Yani sen bahçeyle uğraştığında da aslında uzun vadede hardala fayda sağlayabiliyorsun gibi bir açılış yapayım ve başlayalım. Abi sen nelerle uğraşıyorsun? Hafta sonları, hafta içleri, iç dışı ne yapıyorsun? O kadar o kadar hiçbir şey yapmamaya endeksliyorum ki kafamı yani eskiden yani bir önceki konuda da işte konuştuğumuz gibi şimdi çok fazla böyle işte ya survive modda ya başka bir şey modda ya da product'ta böyle kafan o kadar yoruluyor ki abi bir noktada stresin şuna evriliyor egosal bir yere gidiyor.
Abi bu nasıl olmaz ya? Dur bir bunun üzerine bir bakayım. Şimdi her akşam böyle olunca senin akşamları kafa dağıtmak için yaptığı yapacağın her neyse onun yerine şu alıyor. O dokümantasyonlar karıştırmak. Gene bilgisayar içerisinde işte forumlarda dolaşmak sürekli böyle matematiksel işlemler yapmak falan gibi yere gidiyor. Aslında şunu fark ettim ben. Bu yaptığım hobi gibi gözükse de bir noktada. Çünkü abi ben iş yapmıyorum ki. Aslında kendimi kandırıyormuşum. yapmaya çalıştığım şey iş olmasa bile bilgisayar ortamında veya oturarak gene bilgisayar başına masa başında yaptığım için abi aynı enerji charge ediyor.
Aynı aynı şey aynı efor gidiyor. O yüzden mesela bahçem var. Bahçeyle uğraşmaya çalışıyorum. Müzik enstrümanlarım var mesela. Enstrümanlarla uğraşmaya çalışıyorum. Tiyatroya gitmeye çalışıyorum. Zaten Kadıköy'de oturduğum için tiyatro mantıklı geliyor oyunlara gitmek. sinema, film bayağı takip etmeye çalışıyorum ya. Bence bir de şey var. işin en kritik noktalarından birisi bu yetişkinlik başlığı altında ve işte bu günümüzdeki işte sosyal medyadan vesaire. Sen çok bilmezsin ama işte TikTok'ta, Instagram'da falan.
Niye canım benim Instagram accountum yok diye takip edemedim. abi şey çok fazla var. İşte böyle işte grinding, hustling, işte ikinci işte sen kullanmıyorsan hayatını boşa harcıyorsundur ya da işte bilmem ne falan böyle bir comparison çok var her alanda. İşte sen koşuya mı çıkıyorsun? İşte ben 20 kilometreyi 1 bu5 saatte koşuyorumlar falan. İyi mi kötü mü onu da bilmiyorum. Ve insanlar şeyi yapmayı bırakıyor bence. Yani bir şeylerden sadece keyif aldığı için yapmayı, yani her şeyin bir mantık çerçevesine oturması gerekiyor.
Birisiyle görüşmek, birisiyle arkadaş olmak bile mantıklı mı? Bu kişi bana bir şey katıyor mu gibi bir noktaya geliyor ve çok fazla insan şeyi bırakmış durumda. Abi ben bunu yaparken keyif alıyor muyum? Yani hoşuma gidiyor mu? Eğleniyor muyum? daha çocuksu bir yerden eğlenmek de olabilir. O yüzden bence ona da enerji ayırmak, böyle bazen gerçekten yaptığın işin hiçbir anlamının olmaması, sana hiçbir şey katmıyor olması çok okey. Yani işte seni mesela bahçeyle uğraştığında şunu düşünmüyor olduğunu inanıyorum.
Hani abi ben bu bahçeyi iyi yaparsam işte bunun bana şöyle bir katkısı olacak ve ben o yüzden çok daha iyi bir insan olacağım ya da çok daha egosal bir yerden değil de hayır abi ben bahçeyle ilgili uğraşmak istiyorum sadece hoşuma gidiyor da kalabiliyor olduğu noktada bence çok daha yüksek bir katma değeri oluyor insanın hayatına. Bilmiyorum sen ne düşünüyorsun? Bu arada şey bunu bunu paylaşmak bence yani aslında şey çok sosyal medya kullanmıyor olmanın bir şeyi de olabilir.
Yani bir faydası varsa belki bu olabilir. Ya atıyorum mesela Ben Bahçe ile uğraşıyorken onun görselliğiyle ilgili onun estetiğiyile ilgili bir kaygıyla yapacak olsam abi o benim için bir iş olurdu gene. Mesela atıyorum bir peyzaj yapardım. Taşları dizerdim falan. Aa çok güzel bahçe yaptım. bir landscape resmini çeker Instagram'a koyardım. ondan sonra like beklerdim. Ama sosyal medya belki de kullanmadığım için o bahçe abi ben o an o toprağı o yani eşeleyip bir şey yapmak istiyorum.
Yani o çiçeğin çünkü ona ihtiyacı var. Onu karşılamak istiyorum. İşte o yetişkin yetişkinle birlikte getirdiği için ya bu şuna benziyor. Ne bileyim abi mesela kira ödemek de bunun bir parçası olabilir. Sen kira öderken sosyal medyada mesela kendisini pandemi paylaşmıyorsun ya. Bakın arkadaşlar, kira kirayı öderken hadi benimle kira ödeyin. Aa nasıl ödedi falan gibi. mesela sonra biri comment yazsa şunu dese aa 2025 yılında kirayı elden veriyor. şey internet bankacılığı kullanmıyorsun gibi.
O zorbalansa bir noktada o kira ödeme onun için bir şey haline gelecek. Kira ödemeyi tabii şey için kullanıyorum örnek olduğu için ama iş dışında yaptığın her neyse. o yüzden abi belki gerçekten bunların paylaşılmıyor oluşu ya benim mesela filmi izleyip filmi analiz etmek gibi bir kaygım olmadığı için ya da onu yorumlamak gibi bir kaygım olmadığı için o kadar beyni kapatıp izleyebiliyorum ki abi eskiden şöyle bir şeyim vardı biliyor musun?
Film izleyeceğim ama abi film kesinlikle İngilizce olacak ve film kesinlikle altyzılı altyazısız olmayacak. Neden? İşte filmi izlerken de İngilizcemi pekiştireyim bir işe yarasın ya oradan bile bir işe yarasın abi. Aynen aynen öyle abi. Abi et ya. İstiyorsa Türkçe Türkçe dublaj olsun ve sırf şunu fark ettim. Yani Türkçe dublajı izlediğim filmlerde artık izliyorum. izlediğim filmler o kadar keyif alıyorum ki böyle 90'lı çünkü 90'lı yılların filmlerini artık şey yapmıyorlar.
Platformlarda koymuyorlar ve var olanların hepsi de dublaj. Abi müşfik kenterlerin sesi işte o Sezai şeylerinin sesi o kadar böyle işte Murat Taş Demirler falan o seslendirmeler bende o kadar güzel şey uyandırıyor ki onun tadını çıkartmaya çalışıyorum falan gibi yani film izlerkeni bile abi %100 katılıyorum bence işte tam olarak demeye çalıştığım o yani bazı şeylerin sana bir şey katmasına gerek yok ya da bazı şeyleri böyle bir performatif bir şey erkete dönüştürmeye gerek yok mesela bazı insanlar şey diyor benim izlediğim dediğim film kesinlikle işte Hollywood filmi olmamalı.
İşte ben film izliyorsam gerçekten bağımsız sinema olmalı falan. Çok güzel, süper. Ama bunu yaparken bir Hollywood aksiyon filmi izleyene yukarıdan bakıyorsan o zaman aslında zaten bir şeyler yanlış oluyor. Çünkü abi ben mesela son zamanlardaki favori olaylarımdan birisi o yüzden böyle uçağa binmeyi falan seviyorum. Mesela uçağa biniyorsam ya da işte mesela bir yolculuk yapıyorsam full şeyleri indiriyorum. Eskiden izlemediğim işte mesela Diehard serisini falan ya da böyle eski 2000'ler aksiyon
Bazıları inanılmaz çiziyor ama o kadar eğleniyorum ki izlerken böyle işte biliyorsun ne olacağını falan böyle dünyanın en absürt konuşmaları, en absürt çatışmaları falan aşırı keyifli ve tamamıyla benim için mesela bu aksiyon böyle hiçbir karşı beklentim olmayan hani bir tik atmadığım, kendime bir şey bence hiçbir şey katmadığım aksiyon lar ve mesela hafta sonları bazı akşamlar vesaire de bunu yapmaya çalışıyorum. Bende de şey çok vardı. Bence birazcık pazarlama da insanı buna etiyor.
Çünkü pazarlama çok fazla optimizasyon üzerine ve bence hayatını da optimize etmeye çalışıyorsun. Sonra her şeyin katma değerini maksimize etmeye çalışıyorsun falan. Ama bunu niçin yaptığın çok önemli. Yani sen ego tatmini için mi yapıyorsun yoksa gerçekten keyif aldığın için mi yapıyorsun? sürekli böyle kendime buna sorup ki hala bazen kötü hissediyorum. Mesela PlayStation oynuyorum. Bazen hafta sonu böyle 2-3 saat PlayStation oyup oynayıp ya çok mu vakit harcadım falan diye düşünürken kendimi buluyorum.
Sonra onları salmaya çalışıyorum. Yani hani olabilir abi canım PlayStation oynamak istiyorsa oynayabilirsin ya da gidip toprak eşelemek istiyorsan eşeleyebilirsin. Hepsi ruh için faydalı. Teoman Teoman geldi aklıma. Benim benim PlayStation'daki tek arkadaşım Teoman. yani şey bir şey multiplayer bağlanırken arkadaş olmuştuk abi. Biriyle arkadaşı olunca PlayStation'da da şey çıkıyormuş abi. İşte senin friendlerinin oynadığı oyunlar. Mesela bir oyun yükleyeceksin. Bunu arkadaşın daha önce oynadım. Ulan her oyunda Teoman'ın şeyi var.
Adam adam şeyle oynamış zorluyor yani. Abi oynamamış indirmiş ya. Oynamadığına %100'e mi? Bu hani PlayStation bedava bulmuş indirmiş. Abi sırf ondan o geldi aklıma. Hani vakitten ziyade şeyi soracağım tabii onada baştan sona bitirdiği bir oyun var mı diye. Abi şey mesela çok şey anlamlı geliyor yani. Onu %100 katılıyorum. Bir şey yapıyorken ya mesela atıyorum yemek yapacaksın tamam mı? Bende mesela şöyle bir şey vardı. Ya da yemek yapmayayım süpürge yapayım.
Abi süpürge takarken fix kulağıma bir podcast takıyordum. Tamam mı? Mesela kafamda şunu app kurmuştum. Mesela süpürge kaç dakikad bitiyor? 15 dakikamı tamam abi. 15 dakikada ben bir Audiobook'un bir partını bitiririm. bir sesli kitap dinleyeyim, bir podcast dinleyeyim. Bir işe yarar bir şey olsun abi. Sonra bunu salmaya başladım. Ya o kadar rahatladım ki ulan süpürge yaparken bile efektif olmak zorunda değilsin abi. Aynen abi. Süpürge yaparken süpürge yap.
Sonra şunu fark ettim. Vallahi o kadar kafamda güzel böyle bir şeyleri rayına oturtuyorum ki böyle boş bir şey yaparken işte bahçede buna dair işte ne bileyim şey bile vardı ya kitap okurken arkada illa bir tane müzik çalsın abi çalmasın ya boş olsun sessiz bir ortama sadece kitaba odaklan sırf bir ara şunu şey yapıyordum yani o bile benim vaktimi alıyordu vaktim derken ona bile o kadar kafa yoruyordum ya kitap okurken arkada çalacak müziği seçene kadar kitap oku Okuma şeyim geçiyordu.
Hevesim geçiyordu. Bir baktım 20 dakikadır playlist ayarlıyorum. Şey mi olsun işte yok bir sun mi olsun? Nasıl moda olsun? Vallahi Allah kahretsin diyor. Abi bir de o her şey de var yani. bence multitasking yapmaya çalışmak dediğin gibi maksimize verim. Hani böyle abi boş boş yapmak ya. Boş yapmak ya. Vallahi buna ihtiyaç var yani. Mesela şunu sorabilir herkes kendine bence. En son ne zaman sen oturup sadece kahve içtin?
Yani kahve içip kitap okumadın. Şuna beiz koydum. Bir şey bak bu bunda bile bir efektif. Bunda bile bir efektif. Anladın mı? Yani ne zaman sadece mesela işte yanında kitap olmadan, telefon olmadan, muhabbet olmadan, kimse olmadan sadece oturup kahve içtin. Çok çok eskidir yani belki hiçtir falan. Hatta o da gerçekten şeye itiyor insanı. Şu an ne iş yapıyorsan, elinde ne varsa onu yapmaya odaklandığında ve ondan keyif almaya odaklandığında bence çok daha dediğin gibi yani kafan bir sakinliyor.
Daha anda kalıyorsun ve yani bir şeylere rush etmiyorsun. Anladın mı? Böyle bir o abi ben hayatta çok hızlı ilerliyorum illüzyonu olmuyor. Keyif al abi yani hiçbir şeyin acelesi yok çünkü. Yani sen mesela ben şey bende şey var. Eğer mesela tek bir işe odaklanıyorsam da mesela süpürmek olsun en hızlı en yüksek etkide nasıl süpürürümü düşünüyordum. Yani evi nasıl süpürürüm ki en az harekette en fazla hani en hızlı toparlarım.
En hızlı süpürürüm. İşte bisikletle bir yere gidiyorsam en hızlı shortcut neredendir falan düşünüyordum. Şimdi onları da bıraktım mesela. Normal düz düz bir şekilde süpürüyorum abi. Yani bazı yerleri iki defa süpürebiliyorum. geçişimden dolayı falan takılırdım mesela bunlara ben. Yani böyle alakasız bir şekilde. ve dediğin gibi insanın kafasını çok gören şeyler bunlar. çok minik minik minik birikince dağ haline geliyor yani. zor zor zor bir de yani tabii canım ya bunu bunu handle etmek de bir noktada zorlaşıyor.
Şey hani şimdi ben tek yaşadığım için biraz böyle bunun farkına varabilmem belki daha hızlı oluyordur yani. Çünkü kendimle hakikaten vakit geçirebiliyorum yani bu sayede. Ama bir hayatı paylaşıyorkenki durumda bunları belki fark etmek çok uzun sürüyor olabilir. Mesela şeyi hayal etsene abi. Çoluğun çocuğun olduğunu. Üç tane çocuğun olduğunu falan düşünsene. Şimdi onların dertleriyle, onların telaşesiyle uğraşırken biri oyuncak isteyecek, birinin okul taksiti, birinin bilmem nisi bezine parası falan derken
Tab o business'la yani work and life arasındaki çizgi artık senin sorumlulukların haline gelmeye başlıyor. İşte iş dışında ne yapıyorsun abi? Çocuklarla uğuşum. Bu o bir şey değil ki yani. Sonra sen kendine tabii abi bir şey yapmak zorunda değilsin. tamamen kendine vakit ayırabilirsin. Boş yapabilirsin. Otur duvara bak resim çiz şey yap. Yani yapılabilecek şeyler çok fazla. biraz sanki bunları yaparken eziklik hissedecekmişiz gibi. İşte o da bence sosyal medyayla zorbalık duyulabilecek bir şeymiş gibi olduğu için abi bence hiçbir şeye gerek yok yani.
Offline offline mod çok kıymetli yani. O yüzden ya işte mesela yine şeyi sormak gerekiyor. Yani mesela spor yapıyorken bile sen spor ne için yapıyorsun? Amacın ne? Gerçekten keyif alıyor musun? Yani bunlar bence çok değerli, önemli sorular ve her şeyden öte bir de benim böyle son dönemde, bilmiyorum bunu konuştuk mu hiç ama benim mesela son dönemdeki endişelerimden bir tanesi. O yüzden de biraz farklı alanlara ilgi ayırma, ilgi ve efor ayırmaya çalışıyorum.
Şey çok büyük bir risk abi. Yani hayatını ve kendini sadece işle tanımlama. Tabii. Yani bu sefer öyle bir noktaya geliyorsun ki işler yolunda gitmediğinde senin hayatın da böyle çökmeye başlıyor. Çünkü sen kendini çok özdeşleştirmişsin. O kadar çok çalışmışsın ki, o kadar sadece bir şeye çalışmışsın ki o kötü olunca sen de kötü oluyorsun. Ama yanına başka şeyler koyduğunda farklı dünyalar, farklı hobiler, farklı ilgilenleri koyduğunda seni tek bir şey tanımlamamış oluyor ve sen de ona o kadar yaslanmıyorsun.
Bu bir insan da olabilir, arkadaşların da olabilir, sosyalleşmek de olabilir, tuttuğun takım da olabilir. Yani böyle şeylere insanlar çok bağlanıyor. O yüzden de böyle farklı şeyler eklemek, farklı uğraşlar koymak değerli. Mesela düseyim biriyle tanışıyorsun falan. Söylediğin ilk şey işte ben de işte Fenerbahçeliyim falan. Aynen. Ya da mesela şey de çok öyle abi. Merhaba ben Barış. benim Hardal diye bir şirketin coounderı ya da benim bir startup'ım var.
Ben startupçıyım falan. Yani bu da sadece senin işte o dediğin gibi çok net anlatıyor yani. Bazı insanlar öyle tanışıyor. Yani ilk söylediği şey ne iş yaptığı oluyor. Mesela bir tane dizi var ya şeyde var bunlar galiba. adam kendisini sürekli tanıtırken işte merhaba ben bilmem kim şey diyor mesela uluslararası bir şirkete çalışıyorum. Merhaba ben işte bilmem kim uluslararası bir şirkette çalışıyorum. Hani o kendi işiyle, titresiyle daha doğrusu özdeşleştirme şey kötü bir duygu.
Yani dediğin gibi işle tamamen kendi şeyini ayırt edemediğin bir yer. Abi sen Berkaysın ya. Sen barışsın. Senin başka ekstra böyle bir şeye ihtiyacın yok. Sen normal olarak yani insan olarak ne yapıyorsun abi? Yani insan olarak ne yapıyorsun? O önemli yani bu biraz dediğim gibi yani bu da bence gene sosyal medyayile alakalı. Yani işte LinkedIn'e biz bir ara bakmıyorduk hatta LinkedIn'e insanlar kendisini o kadar övüyor ki ulan hani herkes birbirini övüyor ve överken de o iş dışında yaptıkları konuların hiçbir şeyi kalmıyor.
Oysa ki yani insanlar çok farklı şeyler yapıyor yani iş dışında. Bence ab bir de gerçekten o kadar da önemli değil. Yani bu söylediklerimiz bu söylediklerimiz belki bizim yatırım süreçlerimiz negatif etkiliyor olabilir ama şey var gerçekten yani hiçbir şey o kadar önemli değil ve kendini o kadar bubble'a kapatıyorsun ki dediğin gibi k işle tanımladıkça ya da kendini neyle tanımlarsan o kadar o alana kapatıyorsun ki onun dışındaki hiçbir şey gerçek değilmiş gibi oluyor.
Ama abi çok farklı dünyalar, çok farklı işler, çok farklı problemler var. ve sen bunu farklı şeylere efor ayırıp vakit ayırdıkça öğreniyorsun. Yani yoksa dediğin gibi böyle bir ecochamber gibi bir alanın içerisinde kalıyorsun. Sosyal medya olmasına bile gerek yok. Yani sadece çalışsan ve sadece iş yapsan ya da sadece X yapsan fark etmez ve hiç sosyal medya kullanmasan bile çevrendeki insanlar da sana o eko alanını yaratıyor ve sen sadece o mesajı tekrarlıyorsun.
Hem kendini hem de dışarıda onu duyuruyorsun. Yani ve sadece vermeye, mesajı vermeye odaklanıyorsun. Yani alma, alma tarafına geldiğinde, "haır abi ben işte şu şu işi yapıyorum. Ben bunu mu alacağım? Sen kimsindii bundan alacağım falan gibi egosal şeye dönebiliyor. O yüzden hobi olarak böyle seçeb seçtiğimiz her neyse gerçekten çok kıymetli. Şey aklıma geldi bu arada sen söylerken mesela biri tanışıyorken işi söyleme kısmında mesela düşünsene Elen Musk'la tanıştığın zaman mesela şey mi diyordur?
Ben bir iş adamayım mı diyor yoksa bütün şirketleri sayıyor mu? Yani öyle bir şey olsa PayPal. PayPal'dan itibaren saysa ya çok komik olurlar. Komik olur ya da sadece mesela PayPal'ı söylüyormuş abi. Diğerlerini söylemiyor abi. bir standup var PayPal diye bir exit yaptık falan diyormuş ya. Merhaba ben Elon Musk. Evet. two time exit founder falan diyor abi işte şey bu bu şey bakış açısı mesela o bize ne işte 2 xp exit işte 3 xp bilmem ne şeyleri de dal geçiyoruz ama genelde hep şey oluyor işte linkton isminin başlığın altındaki açıklama aslında o headline abi çoğu şeyde yani yani bir insanı tanımak için aslında belki de bu sadece bu titrelere mi ihtiyaç var belki de insanlar bu titrelere çok bağlı kaldıkları için hobilerinden bu kadar keyif alamıyorlar ve bakış açılarını değiştiremiyor da olabilirler.
Bak o da mesela enteresan bir şey ya. Evet. Bence şeyden işte yani dediğin gibi çünkü katma değer arıyor ya insan. Hani mesela hobisini seçerken bile mesela bir spor yapacak diyelim ki durumu hali vakti yerinde bir abimiz bir spora başlayacak. Golf golfe başlar. Golfe'e başlar. Şeye başlamaz mesela. Ne bileyim ne olabilir? Çim hokeyine başlamaz. Basketbola bağlı basketbol hadi bir nevi falan mesela handbola'a başlamayabilir anladın mı? Ya da mesela voleybol eh falan der.
Yok abi ben ne yapacağım falan der ama golf tabii abi golf olur işte. birazcık durumu ya şey birazcık fiziken okeyse tenis hadi kulağa hoş gelir falan. Biraz yine şey var işte orada bir altta farklı mesaj var şey düşünmektense ne bana katma değer yani ben katma değer değil de ne neden keyif alıyorumu düşünmektense böyle farklı sosyal normları yanında getiriyor. Tabii bunların hepsini kenara bırakıp tek bir şey odaklanmak da çok zor yani ister istemez etkileniyorsun ama etkilenmediğin bir dünya yaratabilmek güzel olur.
Biz de etkileniyoruzdur yani. Etkilememiz imkansız ya. Kesinlikle. Orada işte ki yani egoyu tamamen devre dışı bırakıp offline kısma biraz yoğunlaştıkça bence herkesin böyle keyif alabileceği seni sen olduğunu fark edebilecek aktiviteler aslında. Yani hobiler bence çok kıymetli. Senin kendi benliğini fark edebilecek aktiviteler olması lazım. Aktiviteler daha doğrusu. Mesela bizim Kadıköy'de şey var abi Medik Club'ları oluyor. Mesela onları takip etmeyi seviyorum. Bazen gidiyorum. sevmesem de kültürlerini çok buliliyorlar yani şeyleri yani biraz böyle krinç bayağı yani şaka bulamadığı zaman seyircilere falan sardıkları bir şey yani mesela böyle şeyler oluyor.
Gidiyorum just kulüpleri var abi mesela şeyde çoğu kimse gitmiyor. Güzel oluyor yani Kadıköy'de abi. Bence güzel yani. Çok güzel yani. Bu arada ben kringlenmeye de çok okeyim yani. H kring olmak gerçekten king olmayı okey olmak da çok bence özgürleştirici bir şey. Çünkü çoğu şeyde o cool olma çabasıyla ve isteğiyle çok fazla şeyden kendimizi geri tutabiliyoruz. Yani aman iyi yapar mıyım, aman rezil olur muyum, aman çok mu kring olurum falan gibi şeylerle çok blokluyoruz kendimizi.
Onları salınca gerçekten daha rahat oluyor. Benim de son zamanlarda sardığım şey bilardo mesela çok alakasız bir şekilde hiç aram yoktur. Burada bir tane bilardocu buldum. denk geldik. Aşırı aşırı hoşuma gitti ve kötü de oynuyorum. Çok iyi de olduğum söylenemez ama inanılmaz keyif alıyorum ve insanlar burada böyle birbirleriyle kapışıyor falan. Mesela sen bir masadasın birisi geliyor işte random birisi onunla maç yapıyorsun. Kazanırsa o kalıyor başka biri geliyor falan.
Kaybettiğim de oldu bayağı ama mesela yani çok çok kafa dağıttı. İnanılmaz hoşuma gitti. Mesela bir süredir böyle heyecanla hadi bilardo oynamaya gideyim falan diyorum. O yüzden yakında ıstakı falan da yaptırırsın kendini. ıstaka takın falan. Pike özel musun? Açıyorum paketten falan şeyden çantadan. Pike pike çekiyor musun? Pike bilmiyorum abi. Pike çekmek ne demek? Onun ne olduğunu bile bilmiyorum. Ben sadece toplara vuruyorum şu an. Abi şey ben bir ara şeyleri izliyordum ya bu eski müsabakaları işte 2000'li yıllarda falan işte Semier işte Köleman maçı falan işte bilmem kaç yılında
B dünya şampiyonalarını falan izliyordum. Bayağı keyifli aktivite ama onlar snooker oynuyordu zaten değil mi Semih Saygün falan? Yok ü top oynayanlar da var işte normal 8 top oynayanları da vardı. Snooker bambaşka. Snaker daha yeni yeni nesil daha böyle daha sportif olanı. Suner güzel abi. Ben hiç oynamadım bu arada ama izlemesi izlemesi keyifli. Abi çok fazla şey var yani. Şey mesela yani ya sırf mesela snowboard'un bile o kadar böyle derya deniz şeyleri var ki yani işte Uludağın bilmem neyinden kaysan başka işte Burton marka boardda kaysan başka işte altını vakslemen lazım işte giydiğin bir şey yani o o kültür bile bambaşka bir derya insanlar hani bayağı uzun yıllar mesela yapıyor.
Şimdi birden farklı hobi var abi. Yani çok fazla hobi var. Bunları ne kadar böyle bunu çeşitlendirirsen hayatına o kadar renk katıyorsun. Kitap da bunlardan bir tanesi. Müzik de bunlardan bir tanesi. Ben yani çok sık konserde gidiyorum. Yani sizin sevmediğiniz gruplar oturup geliyor yani buralara. Hepsi de metal. Bizim sevmediğimiz gruplar dediğim bir yani benim mesela gerçekten her tarz müzikle aram iyidir ama bir death metale' giremedim. Ya orada bir şeyi kaçırıyorum ama neyi kaçırdığımı daha bulamadım.
İnşallah o da bir gün anmak olur. Böyle ellerimden sonra falan bir anda dead metalci oluyormuşum. gelir kafası gibi geliyor. En son gittim konseri söyleyeyim mi? Gene dead metal grubu. yani o senin sizin sevmediğiniz. Ondan önce abi ince saz mesela ince saz diye bir grup var. Şey, bayağı kanunlarla falan filan. Çok iyi abi. Şimdi aslında şöyle bakıyorum ben olaya. İlk müziğe metalle başladığında bütün müzikler alt canraymış gibi geldiği için en sertiyle alıştığın zaman bütün canraları çok iyi özümsüyorsun ama bir pop müzikle ya da başka bir şeyle başladığın zaman bir üste çıkması çok zor geliyor bana bana.
Belki ondan dolayı şey geliyordur. Kötü geliyordur. Bilmiyorum ya. Mesela bende şöyle death metal camiasına karşı bir şeyim yok ama dediğim gibi ben mesela ben de işte otururum türkü dinlediğim zaman da olur. Geçenlerde şeye Slack'e de attım mesela. Bu ara nedense 2000'ler emock ve punk kasardım. Yani uzun bir süredir dinlemediğim bir şeydi falan. Aynen. Aynen. Mesela ondan önce abi bir ara şeye sarmıştım böyle işte şey Mississippi bölgesi blues daha böyle basic daha böyle tek enstrümanlı falan bir şeyler influence ediyor ve o ara bir şeylere kayıyorum ama
Çok farklı janralarla haşır neşır olsam da death metalli bir şey beni daha hani o o kancayı takamadı bana dead metal ama bilmiyorum çok mu agresif geliyor bana diyeceğim ama belki birazcık daha şanslı vermem lazım. agresiflikten. Şimdi şubatta mesela bir grup gelecek behot diye. İsmiyle de müstesna abi sahnede domuz kafasıa çıkıyorlar. Şimdi sertlik falan yani. Evet. İşte mesela şeyi falan severim. bilmiyorum sen nasıl mesela Ramstein'ı falan dinlerdim eskiden ama onlar herhalde soft kalıyordur.
Senin geldi bu arada şey geçen geçen hafta gidemedim. Til Lindeman vokali artık solo geliyor kendi grubuyla. İstanbul'daydı abi. Şey yapmış herhalde Beşiktaş Balık pazarından almış sahnede balıkları kafasını ısırıp sahnedekilere şeye atıyor, seyircilere atmış. işte pasta atmış falan. Hani o endüstriyel metal ve o sahne biraz böyle sert şey gibi. Sahne şou çok kritik sahne şu işte. Kesinlikle ya akılda kalıyor ama ya. Neyse diyeceğim o ki mesela o adamın da hobisi abi başka bir şey olabilir anladın mı?
Yani tilli namansın diye sen illa sahnede etek de çıkıp balık ısırdığın bir personelaya bürünüyor olabilirsin ama belki hobin olarak evde NTV Spor da izliyor olabilirsin ya. Atıyorum. Anlatabildim mi ya? O yüzden tabii abi kesinlikle katin kötü olmaması lazım bence bunda. Aynen. Aynen öyle. O zaman bol hobili bir gelecek diliyoruz herkese diyeyim. umarım yeni hobiler kattığımız hayata günlerimiz olur. Benim çok var yapmak istediğim ama daha hala vakit bulamadığım farklı farklı şeyler.
O zaman iki tanesini söyle. yapmak istediğin hobilerden yani 2026'da, yapmak istediğin iki tane hobi. Abi hemen söyleyeyim. Bir tanesi biliyorsun ben böyle birkaç defa yelken eğitimi vesaire vesaire aldım. Bir hafta yoktum falan. hep kalıyor ve düzenli yelken yapmak istiyorum burada bir şekilde yolunu bulup. İkincisi de abi tenisin kardeşi var Padel diye daha halk versiyonu bence. Padel bir iki defa öndüm çok hoşuma gitti ve sürekli erteliyorum. düzenli abi padel oynadığım ve suda vakit geçirdiğim diyeyim.
Hatta yelken de değil. Düzenli denizde olduğum bir 2026 istiyorum. Biraz daha fiziksel yani. Evet. Fiziksel onu diyecektim. Yani böyle sportif bir faaliyet. Aynen. Çünkü onları çok azalttım. Yani eskiden daha çok hayatımdayken 2025 2024 çok azalttım. Senin şöyle de bir şey vardı bu arada. şöyle bir filmdeki bir replik. Abi bir şey seni yeni kıyafet almaya zorluyorsa abi o hobi olmaz. Anlatabiliyor muyum? Hani aynen abi böyle zor oluyor
Yani mes Evet. Yani mesela atıyorum pader yapacaksın illa bir şey alacaksan abi o kapital düzenle alakalı. Abi geçen şurada şey vardı bir tane kitap vardı işte o hani like jeler jel'leri o yüzden seviyorum hani orada hiçbir şey satın almak zorunda değilsin mesela postacıyla konuşmak bu bir hobi olabilir ve belki 2026'da ben gerçekten bu skillerimi geliştirmek istiyorum mesela esnafla konuşmak abi ben mesela esnafla konuşmaktan keyif aldığımı fark ettim ya mesela yolda normalde geçerken selam veriyordum işte nalbura hepsi böyle yol üzerind ama şey yani durup gerçekten sohbet etmek eskiden bana şey geliyor.
Ulan hiç mi işiniz yok abi? Geçen şeyi fark ettim. O biraz beni üzdü. Burası kalabalık ya. Yürürken önümde yaşlı çift yavaş yavaş yürüyordu ve ben o kadar hızlı yürümeye böyle alıştım ki yaşlı çift durdu yani litereli böyle durdu bana yol verdi. Hani tamam hani geç git nereye gidiyorsan hani tanki tabakhaneye boş mu yetiş. O hani o minvalle yol verince sonra şeyi fark ettim. Ulan gerçekten yürümekten bile bir hıza dönüşmüş ve hani o gelen var.
Caddede yürümenin keyfini geç sürekli mesela sen telefonla konuşurken hani diyorsun ya nefes nefesin diyor. Sürekli haldır olur yürü koşuyorsun bir yerde. Haldır olur. Ne yapıyorsun diyorum abi yürüyorum falan diyorsun ama hani böyle şey gibi böyle sanki böyle yavaş tempo yokuş tırmanıyorsun gibi bir ses tonun oluyor. Katılıyorum abi %100 ya. O yüzden ben 2026'da bu ufak şeyin kendime fayda sağlayacağı, fayda sağlamasa da olur. Bu ufak şeylere biraz odaklanmak istediğim small talk olabilir.
İnsanlarla iletişim olabilir. Sokağa çıktığım zaman şöyle derin nefes alıp oh be falan. Gerçi hafta sonları burada olmuyor ama en azından öyle çıkıp ya bir şeyleri böyle keyfine yaparsın ya orada güzel oluyor bir tek bir şey böyle keyfine varmaya çalışacağım bir yıl olmasını arzu ve temenni ediyorum. 2026'ya herkesin sağlık huzur getirmesini temenni ediyorum. Deyim. Çok iyi abi. Umarım. O zaman teşekkürler bu konuşma için. Nereden valla güzel bir konu oldu.
Çok iyi oldu. Hobilerden bahsettik. Barış ve Berkay'ın hobilerinden bahsettik. Bir podcast daha çeker miyiz Barış? Ne diyorsun? Gaza gelmişte bu gazla bu gazla olmasın abi. Başka bir tişört abi şey yapıyormuşuz ya yılbaşına kadar gece yarısına kadar tüm sene için podk falan 12 bölüm olmuş ağzımızdan sularak de şey böyle kayıt falan almayı unutmuşuz değil mi? Şey konuşuyoruz böyle ik kend abi vallahi mümkün. Okey o zaman dinleyen herkese tekrardan teşekkürler.
Ve iyi seneler herkese. İyi yıllar herkese. Hoşça kalın.