Uzaktan Mı, Ofisten Mi

Bölüm 0929:27

Hardal’ın ofisi yok. Ekip Ankara, İstanbul ve İspanya’ya dağılmış durumda. Bu bölüm iki kurucunun yine de bir ofis isteyip istemediklerini tartışması. Ofislerdeki ölü zaman, evde işin hiç bitmemesi, coworking rutininin neden işe yaradığı ve online sosyalleşmenin neden zorlama kaldığı. Vardıkları yer hibrit değil: herkese açık tek bir yer, kimseye zorunlu değil.

İngilizcesi: Remote or office, argued by a team with no office

Bölümden çıkanlar

6 madde
  • Evden çalışmanın en zor kısmı durmak. Ofiste ne zaman çıkacağını bilirsin, evde ne zaman kapanacağını hiç bilemezsin.
  • Birlikte geçirilen zaman nadir olduğu için değerli. Her güne yayınca kalitesi düşüyor.
  • Ofisler tuhaflaştı. Her yerde telefon kabini var, büyük masalar boş duruyor.
  • Offline toplantılar akılda kalıyor çünkü iki taraf da oraya gelmek için bir şey harcadı. Online’da tek tıkla girip tek tıkla çıkıyorsun.
  • Birlikte çalışma slotları takvime giriyor. Ofisi olmayan bir ekibin yan yana oturmaya en yakın hali bu.
  • İki kültür riski: merkez ofistekiler ile uzaktakiler ayrı şirketlere doğru kayıyor.

Sosyal hayatla iş hayatını yakınlaştırmak güzel. İç içe geçirmek bence güzel değil.

17:06

Konu başlıkları

19 başlık

Döküm

3.895 kelime

Konuşmacı adlarıyla birlikte düzenlenmiş döküm. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.

0:00Berkay Demirbaş

Gene cızırtı yapıyor bu arada. Günaydın, selamlar. Harika, gayet iyi. Bir yerlerden cızırtı geliyor ama çözemedim. Umarım dinleyicilerimiz rahatsız olmaz. Umarım dinleyicilerimiz rahatsız olup başka podcastlere geçmezler.

0:00Barış Gürbüzler

Böyle mi? Şimdi nasıl? Günaydın, selam. Nasıl keyfler? Geliyor mu? Belki acaba mikrofon dan mı? Umarım dinleyicilerimiz rahatsız olup başka podcastlere geçmezler.

0:21Berkay Demirbaş

Şu an yani her sesi alıyor şu anda. Öyle söyleyeyim. Bir ulutu var. Heh bir daha konuş. Durdun. Çok iyi. Kıpırdamadan öyle konuş. Çok iyi. Hiç kıpırdamamal lazım. Çok iyi oldu.

0:29Barış Gürbüzler

Nasıl şimdi? Allah Allah. Çok iyi oldu nasılsın öncelikle nasıl keyifler?

0:43Berkay Demirbaş

Süper harika bir haftasonu geçirdim. Sen ne yapıyorsun? Nasıl gidiyor?

0:46Barış Gürbüzler

Valla ben de iyiyim ya. Keyfim yerinde biraz sıcak yorgunluğu var ama onun dışında bomba bir ay oluyor yine.

0:58Berkay Demirbaş

Hangi aydayız? Temmuz ayındayız değil mi? Yani benim geçen senelerden hatırladığım temmuz\'a kıyası biraz daha sıcak. İnsanlar hakikaten yani nasıl çalışıyor, ne yapıyor bilmiyorum. Hatta e-mail\'lerin sonuna da eklemiştik klimanın altında fazla durmayın diye.

1:00Barış Gürbüzler

Mmh. Burada... Aynen öyle. burada çok ilginç bir şey var. Bugün konuşacağımız konuyla da biraz bağlantılı. İnsanlar İspanya\'da özellikle Ağustos ayında ofisi kapatıyor. Ve mesela tüm ofis iki hafta off. O kadar böyle şey, bu da böyle o kadar yaygınlaşmış bir halde ki gerçekten Ağustos ayında çalışan şirket yok. Kimse çalışmıyor.

1:26Berkay Demirbaş

Hımm. Ne yapıyorlar abi?

1:39Barış Gürbüzler

Tatil, herkes tatildi.

1:42Berkay Demirbaş

uzun dönem siesta gibi düşünebilir miyiz?

1:45Barış Gürbüzler

Abi evet ve diğer şirketlerde çalışmadığı için vakit kaybeder. Yani böyle bir şey hani böyle bir olur ya bir tarafına iş gelir ama sen tatildesindir. Herkes tatilde olduğu için iş de gelmiyor. Eğer üretim üretim yapmıyorsan ki galiba üretim yapanlar bile durduruyor. Harbiden kimsenin çalışmadığı birkaç hafta var böyle burada. O şekilde çözmüşler bu yaz sıcaklarını kontrol altında almayı yani çalışmıyorlar.

2:13Berkay Demirbaş

Yani nasıl bir yöntem nasıl bir formül bilmiyorum ama umarım işe yarıyordur yani şey gibi hissettim kendimi böyle cır cır böceğiyle karınca mıydı ateş böceği miydi? Biri yazın yatıyordu kışın çalışmıyor muydu öyle bir şey vardı onun gibi bir şey olmuş

2:26Barış Gürbüzler

Evet. Aynen. Cırcır böceği galiba günün sonunda sıkıntıya düşüyordu kışın. Evet. Aynen.

2:32Berkay Demirbaş

Ya da Çalışmayınca evet yani yan gelip yatıyordu Bunlarda bence öyle bir yani sıcak diye çalışmamazlık bilmiyorum. Yani yavaş çalışırsın ama hiç çalışmamazlık bence aymazlık ya Bunu söyleyebiliyor musun? Yani bunu İspanya yetiği hükümetine söyleyebilirsen Bir şey olsun, şey arasın

2:45Barış Gürbüzler

Davet. Yani... Ama iki hafta ya. Abi, hassaslar bu konuda. Mesela geçen şeyi öğrendim. Mesela burada, Barcelona\'da devlet dükkanlara sadece bir sene içerisinde kısıtlı miktarda pazar günü açık olma izni veriyormuş. Yani diyor ki mesela, bir sene de maksimum sen 8 pazar dükkanı açabilirsin. Pazarları gerçekten hiç kimse çalışmasın yine ve herkes dinlensin diye. Bunların altında yatan bir şey var hep. Böyle işçinin haklarını koruma gibi başlıklar var. Tüketiciye birazcık biniyor. Hani böyle mesela markete gideceksin, pazar gidemiyorsun gibi bir şeyler var. Ama amaç orada hani kasiyerde pazar tatilini yapabilsin aslında.

3:42Berkay Demirbaş

Evet yani genel düşündüğünüz zaman işçi işçi ve haklarının düşündüğünüz zaman çok makul bir şey aslında yani şeylerin böyle eee agresif patronların eee isteklerini en azından şey yapmıyorlar ama bir yandan dediğin gibi yani tüketici kısmını da düşünmen gerekiyor eee yani tatil bence bu işin çözüm değil yani

4:01Barış Gürbüzler

Türkiye\'de de mesela şimdi geçen turizm çalışanlarının tatil düzenini 6 gün çalışıp 1 gün izinden 10 gün çalışıp 1 gün izine çevirmişler mesela. Bu değişikliği. Diğer bir bakış açısı. Neyse.

4:18Berkay Demirbaş

Şey yapan startuplar da var yani işte full full çalışan. Tüm tüm hafta full

4:23Barış Gürbüzler

Evet evet. Onun ismi biz de seninle konuşuyorduk ya yani San Francisco\'da popüler. Ama olayın asıl çıkışı Çin\'miş bu arada o modelin. 9-9-7 ya da 9-9-6. Yani sabah 9, akşam 9, haftanın 6 ya da 7 günü.

4:38Berkay Demirbaş

Aynen. Ve onu 2-3 cycle devam ettiriyor falan. 1,5 ay boyunca ondan sonra geriye dönüyor.

4:48Barış Gürbüzler

Aynen. Yani o da tartışılır abi, da ayrı bir uzun konu. Sağlıklı mı değil mi? Ama bugünün konusu değil.

5:00Berkay Demirbaş

Bu günün konusunda çok belli. Bu günün konusunda... Ya da biz acaba başka bir bölüm mü konuşsak? bu... Biz bugünkü... Evet ya bu daha ezekti. girizgahı başka bir şeyden de yapabilirmişiz ama... Neyse ama benziyor aşağı yukarı. Bugün konuşmak istediğimiz konu... Remote working ya da... Remote uzaktan çalışan startuplar... Office açmalı mı?

5:08Barış Gürbüzler

Bu çok ilginç bir şeydi. Evet.

5:26Berkay Demirbaş

var mı hakikaten? Biz ofissiz... İdare ediyoruz ama ne gibi zorluklarla karşılaşıyoruz falan Bence bunu bir konuşabiliriz de bir sonraki hafta hiç konuşmamak üzerine tekrardan devam edebiliriz. Tişörtüm kilenmiş ya gözüm ona çarptı da umarım izleyen şeyler rahatsız olmuyordur Promosyon Measure Camp sponsor

5:43Barış Gürbüzler

Hiç önemli değil. Hiç belli olmuyor.

5:50Berkay Demirbaş

giyin istedim ama sanırım bir lekelenmiş

5:54Barış Gürbüzler

Hiç belli olmuyor. Sen seyreden kadar da fark etmemiştim. Öncelikle ben şunu sorayım. Ofis, böyle full time bir ofise gidip çalışmak ister miydin? Hardal\'ın bir ofisi olsa. Kadıköy\'de.

5:56Berkay Demirbaş

Yorumlarda yaz. Çok. Çok isterdim. Yani en çok istediğim şeylerden bir tanesi. Bunun birçok aslında legal gerekçeleri de var. İşte ne bileyim kargoların gelmesi, kargo evraklarının olması, yani işin hukuki tarafları, legal taraflarına hizmet eden edebilecek bir tarafları da var. Benim şahsi böyle isteğim de gerçekten Netflix dizilerindeki, startup dizilerindeki daha doğrusu bir şeyimizin olması. ihtiyacımızın olması. Yani ben gelip millete su tabancasıyla falan ıslatmak istiyorum ya

6:34Barış Gürbüzler

Ofisi.

6:42Berkay Demirbaş

toplantı esnasında bir anda içeri girip böyle bağırmak istiyorum falan. O yüzden böyle yaramazlıkların yapabileceği bir ortam hayal ediyorum. Sen ister miydin?

6:53Barış Gürbüzler

Abi ben açıkçası karmaşık hislere sahibim bu konuda. Bir taraftan isterdim ofisimizin olmasını. Bir taraftan da daha az iş hallederdim, hissi var ofisimiz olsa. Yani böyle artıların ve eksilerini bir tarafa koyarsan ofiste böyle boşa geçen vakit çok oluyor bence bir taraftan. Ama bir taraftan da gerçekten o ofis, daha doğrusu ekip ruhu, şirkete bağlılık, ekip içi, iletişim kopuklarını çözme gibi noktalarda bence çok değerli oluyor. Fakat işte o çizgileri çizmek lazım. Benim şu ana kadar çalıştığım her ofiste, ofiste durma hali... Böyle günlük hayatımın çok üstüne çıkmaya başlamıştı. Yani hiçbir zaman ben çalıştığım ofiste... Ne bileyim, 6\' çıkmadım yani. Hep o altı... İki defa falan. Yani o...

7:53Berkay Demirbaş

Daha erken çıktın herhalde. öğle namazına bir takip

7:59Barış Gürbüzler

10 gibi geliyordum, 3 gibi çıkıyordum falan. Yok yani. E geliş saati merkezine çekilmeye başlanıyordu. Mesela diyorum iş 9\'da başlıyorsa ben böyle yavaş yavaş 8.30, 8 gibi ofise geliyordum. Neden? Herkes gelmeden iş halledeyim diye. Ve çıkış saatim geçleşmeye başlıyordu çünkü herkes diktikten sonra kafam rahat iş halledeyim diye. Bir anda ben sabah 8\'de ofise gelip akşam 8\'de çıktığım çok senaryo oldu. O da ofis... içerisindeki işaret ediyor bende hep. Vakit kaybı ve dikkat dağıtma konusuna. O yüzden karışık hislere sahibim açıkçası.

8:39Berkay Demirbaş

inanıyorum bu arada ya yani o iletişimi en azından ekip içi iletişimi körükleyeceğini insanların birbirini daha iyi anlayabileceğini burada çünkü çok fazla Slack falan kullanıyoruz ve yazılı iletişimde karşı tarafın bizi nasıl anladığını çok bilmiyoruz. Anladığını varsayarak ilerlemek zorunda kalıyoruz. Bu da iletişim eksikliklerine yol açıyor açıkçası. Özellikle yeni kuşakla birlikte o dikkat dağınıklığı

9:00Barış Gürbüzler

Evet.

9:02Berkay Demirbaş

süresi düştüğü için yani dikkat süresi düştüğü için okunamıyor yanlış anlaşılabiliyor vesaire. Bence fiziki ortamda bir arada olmak bunun önüne güzel bir şekilde geçebilir ama şey hissiyatını da anlayabiliyorum yani sanki daha az verimli çalışacakmışız hissiyatı ama bence de tam tersi yani onu birbirimize körük dediğimiz noktada ne bileyim yani mesela birlikte yan yana çalıştığımız zamanları hatırla mesela çok değil

9:31Barış Gürbüzler

İki defa.

9:32Berkay Demirbaş

Hani birbirimizi böyle şey yapıyoruz. Yokça bayağı çalıştık Ve şey yani birbirimize yani fiziki ortamda birbirimize şey yapıyoruz. Abi sen şimdi neye bakıyorsun? Hangi işe bakıyorsun? Ne yapıyorsun? Hadi önce şu işi halledelim. Sonra bakarız falan gibi hani öyle birbirini körüklemek kısmı biraz daha iyi olabiliyor. Burada mesela biz yeni yeni başladık işte. Hani bizim de şu andaki ofisimiz yok. Bir kısmımız Ankara\'da, bir kısmımız İspanya\'da, İstanbul\'da. Mesela peer working zaman aralıkları belirleyip takvimlerde. Birlikte çalışmak istedikleri zaman, istediğimiz zaman oradan hep bir araya gelip çalışabiliyoruz. Bu biraz daha verimli oluyor açıkçası. Buna da ihtiyaç var. Ama aynısını fiziki bir ortamda yapmanın belki bir takım maliyetleri olabilir ama online olarak ne kadar verimli bilmiyorum. Ben açıkçası... Özledim, istiyorum ofis ortamını, ofis kültürünü, ofisteki Berkay\'ı aslında. Ama ne kadar gerekli ne kadar elzem onu bilmiyorum açıkçası.

10:32Barış Gürbüzler

Açıkça ben şeyi düşünüyorum abi. İşin iki tane noktası var. Ben çok evden çalışma taraftarı değilim. Biliyorsunuz zaten ben şu an evden de çalışmıyorum. Her gün bir co-working space\'e gidip oradan çalışıyorum. Onun da temel sebebi... bir rutin istiyor vücut bence. Ben evde de yapılabilir ama evde çok zor yapıyorum. Çok dikkatim dağılıyor. Bir anda mesela... mutfağa girip işte bulaşık makinesini boşaltırken buluyorum kendimi toplantı arasında falan böyle. Ya da böyle bir, ya şurayı bir süpüreyim ya da kendime ufak bir yemek hazırlayayım derken bir bakıyorum böyle tava çeviriyorum falan yani böyle. O rutini kurumak iyi geliyor. şeyi yapabilmek. Tamam ben abi işten çıktım. kaç saat? Saat üçte mi çıktım? Dörtte mi çıktım? Öğlen mi? Biliyorsun. Çok geçe kalmayı sevmem. Kapattığımda laptopu. Okey artık ben hani işi bıraktım. Artık diğer hani aktivitlere odaklanabilirim demek hoşuma gidiyor. Evde onu çok zor yapıyorsun. Çünkü evde o bitmiyor yani. Sürekli bir yarı çalışma, yarı yaşama hali var. Onu dengeleyebilmek bence en zoru. Yani bence evde çalışmanın da en zor kısmı o. Fakat diğer taraftan bizim o birlikte çalıştığımız zaman ki vakitlerin kaliteli ve değerli olmasının sebebi de bence her gün olmuyor oluşuyor. Yani biz her gün yan yana olsak... O kadar ben aynı kaliteyi yakalayabileceğimizi düşünmüyorum çünkü birlikte olmanın verdiği o şey var. Şu an birlikteyiz, bu an değerli. O zaman birlikte kafı örebileceğimiz konuları konuşalım. Gibi şey var bence işin. Farkı var.

12:11Berkay Demirbaş

Ben de aynı şeyi düşünüyorum ya. aslında her gün bir araya geldiğimiz zaman ve o aynı üretkenliği yakalayamayacağımızı düşündüğümüz zaman bence orada bile birbirimizi körükleriz. Yani mesela şöyle bir şey ikimizden biri diyebilir. Abi saı ya şu an bir çalışmasım yok. Gel bir hava alalım yürüyelim falan ya da başka bir şey yapalım gel boşver bir kahve içelim falan gibi yani bence bu şeyi daha iyi verebilir ama dediğim gibi yani işin sabah o bahsettiğin rutini evde yapamıyor oluşun belki de pandemiyle birlikte bunu biraz içselleştirdik ne bileyim yani daha Zoom\'u kullanmaya bile şirketler de yeni yeni adaptör olmaya başladı ki 5 yıl geçti yani işte Slack\'dir işte Microsoft Teams\'dir odur budur

12:28Barış Gürbüzler

Anam. Evet.

12:52Berkay Demirbaş

Şimdi hal böyle olunca biraz da hibit dönüşler başladı ofislere. Yani eskiden işte 3 gün geliniyordu 2 gün gelinmiyordu falan. Şimdi biraz daha böyle o süreler yavaş yavaş arttı. Çünkü şöyle de bir taraf var yani ofisin belli bir maliyeti var finansal olarak. İşte kirası, elektriği, suyu ve oradaki bir takım giderler, demir başlar. Oralara harcanmış olan bir yatırımlar var. İşte masasından tuttu, sandalyesine başka bir şeyine Dolayısıyla onların bilfil çalışanlara aslında hizmet etmesi gerekirken çok kısa vadeli hizmet ettiği noktada bu sefer patronlar arasında bir şey başlıyor. Mikro manage etmeye başlıyor işte sen şu anda ne yapıyorsun neredesin nereden çalışıyorsun hatta sırf buna hizmet eden tuğlar falan çıkmaya başladı. O yüzden bence biraz yani o kültür dengesini zaten oturttuktan sonra yani o kadar böyle kurumsallaşmadığı müddetçe ben hakikaten yani o rutin dengelensin ve o yaratıcılık

13:41Barış Gürbüzler

Aynen.

13:56Berkay Demirbaş

Orada körüklensin diye bir ofis isterim açıkçası yani orası bizim mabedimiz olsun ve herkes oraya girdiğin zaman üretken bütün yaratıcılıklarını konuştuğumuz işte brainstorm yaptığımız Scrumlarımız orada yaptığımız ya da belirli kararları orada aldığımız. Müşterilerimizi oraya davet ettiğimiz ya da işte happy hour\'larımızı yaptığımız bir mabet gibi bir şey olması gerekiyor bence bunu online tarafta yapmaya çalıştığı zaman asıl iş orada bozuluyor. Tamam çalışma kısmını kültürünü hallediyoruz ama online happy hour\'larımız hiç zevkli geçmiyor bence. Online not safe for work zamanlarımız çok böyle zoraki geçmeye başladı. Eskiden şey yapıyorduk işte hex ball oynuyorduk haftanın bir günü işte resim sevinci yapalım dedik o biraz böyle kaldı falan. Bence iş dışı aktiviteleri için de bence ofis dengeliyici bir unsur.

14:53Barış Gürbüzler

Katırlıyorum. Bence işte işin iki bacağı varmış gibi geliyor bana. hem çalışma kültürü çok... online\'e dönmeye başladı. Yani sen mesela bugün bir ofis açıyor olsan içeriye en azından böyle bir 10 tane falan phone booth koyman gerekiyor. Ki insanlar sürekli online toplantı yapabilsin. O yüzden ofislerde artık çok weird bir vibe var böyle. İnsanların yarısı ufak odacıklarda ekran karşısında konuşma yapıyor. Ve sonra... Evet.

15:12Berkay Demirbaş

Hıhı. Star Trek\'ten sahne gibi değil mi? Herkes tüpün içinde

15:25Barış Gürbüzler

Evet, şey yani, mesela atıyorum büyük masalar var. Büyük masalar hiçbir zaman kullanılmıyor çünkü artık müşteriler ofise davet edilmiyor ya da sen böyle ekip toplantısı yapsan belki yapıyorsun. Öyle olunca ofisin katma değeri bence biraz azalıyor. O toplantılar arasında çünkü eski geleneksel sistemde ofiste senin geçirdiğin bir vakit var ve sen belki günde iki toplantı yapıyorsun zaten. Geri kalan kısım daha farklı bir akışta ama şu an yeni düzende günde zaten eğer satış ekibindeysem bilmem neysem falan, customer successsen zaten günde minimum 6 toplantı falan yapıyor insanlar neredeyse.

16:05Berkay Demirbaş

Normalde

16:05Barış Gürbüzler

ki bu da başka bir... Evet evet. Aynen.

16:06Berkay Demirbaş

de yapıyorsun. Developer falan san da aslında bunu yapmak zorunda kalıyorsun. Yani atıyorum gün 6 saat çalışıyorsun 6 saat kod yazmıyorsun. Yazamıyorsun zaten sürekli bir bölünme var bölünüyorsun. Birileriyle iletişim haline olman gerekiyor.

16:14Barış Gürbüzler

Tabi ki. İşte orada da o yüzden böyle internal tarafta kalanlar için belki o düzen mantıklı ama externala bakanlarda ofis gerçekten bir yük olmaya başlıyor bence. Ben şeyin çok destekçisiyim. Bence o online birlikte vakit geçirmenin önüne pardon offline de vakit geçirmenin önüne geçemeyecek hiçbir zaman online. Sen istediğin kadar böyle etkinlikler yap vesaire. Ama işte ben yine şey diyorum, bunun kısıtlı olduğu versiyonlar her zaman en değerlisi oluyor. Yani sen her gün iş sonrasına böyle bir muhabbet zamanı işte chill vakit, happy hour koyarsan bu sefer insanlar ofiste yaşamaya başlıyor. Ben mesela onun destekçisi olmayan taraftayım. Yani evet birlikte ofiste vakit geçelim çok güzel ama herkes evine gideceği zamanı da bilsin. böyle o sosyal hayatla iş hayatını yakınlaştırmak güzel. İççe geçirmek bence... güzel değil yani. O orada böyle bir şeye dönüşüyor konu. Ayrı bir probleme dönüşüyor anlatabiliyor muyum? Mesela Türkiye\'deki ofislerdeki o saatlerce süren sigara muhabbetleri falan filan da. İşin diğer tarafı tabi ama dengesini bence kurabilmek önemli.

17:41Berkay Demirbaş

Sürekli bir small talk, hadi sigaraya, hadi kahveye, işte hadi çocuğum servise geç kaldı sabah, işte eşime şu hediyeyi alacağım, ne yapayım. İşte öğlen ne yemek var, akşam servis kaçta kalkıyor dediği gibi. Hani o şeyi anlayabiliyorum bu sefer ama online\'da da şöyle bir problem var bu arada. Offline olması gereken zamanı bilmiyor. Yani ofisteyken eve gitmesi gereken zamanı bilmiyor ama evdeyken...

17:51Barış Gürbüzler

Tövbe amin. Evet evet.

18:05Berkay Demirbaş

Ne zaman offline olması gerektiğini bilmiyoruz. Zart diye hemen size çok hızlı girebiliyorsun ama ofis kültürü ya da böyle bir şey olsa, üstünü giyeceksin, duşunu alacaksın, yemeğini yiyeceksin, kahveni içeceksin, ofise gideceksin, belki bisikletine gidiyorsun falan minimum yarım saatlik bir gecikme var, 20 dakikalık gecikme var. O yüzden o biraz böyle durdurabiliyor ama ofisteyken eve gitme kültürünü belki tam tersi adapte ettirebilirsen. Bence onun dengesi

18:08Barış Gürbüzler

Evet. Aynen.

18:33Berkay Demirbaş

Bence kurulabilir. Şöyle bir şey aklıma geldi. Yani co-working space\'lerden ziyade... co-happy-hour space\'leri falan olsa. Hani çünkü insanlar bir şekilde çalışıyor ya. Mesela bar. Bak güzel fikir. Bar mantıklı. Co-bar.

18:40Barış Gürbüzler

Mantıklı. Bar demek istiyorsun yani. Yani bu şeye böyle çok şey gidip şey bulacakmışsın. Abi bir tane konsept olsa sen bir menümden sipariş versen ve yemek yiyen gelse falan. Restoranı falan bulacağız en son.

19:00Berkay Demirbaş

Yani neden bu kimsenin aklına gelmedi bilmiyorum.

19:04Barış Gürbüzler

ahahahah

19:05Berkay Demirbaş

Ok, çünkü co-working space\'ler çalışmıyor, şu yüzden çalışmıyor. İşe yaramazsın sebebi herkes zaten bireysel olarak çalışma kültürünü kendi içinde içselleştirmiş durumda. Yani, bilgisayarını açıp ya da kağıt karabinini alıp kendi başına zaten çalışıyor. Ortak bir çalışma alanı sadece onun odağını bence belki arttırabilir. İşte insanların kütüphanede daha iyi çalışıyor ama evde biraz dikkatini dağılıyor, orduşu gibi işte. Dediğin gibi mutfağa gidiyorsun, bulaşık çıkıyor, bir şey yapıyorsun falan. Ama tam tersi yani.

19:30Barış Gürbüzler

Aynen.

19:34Berkay Demirbaş

Zaten bunları çalışıyorken kafanı boşaltmak için bir co-alan atanınsa... Ama hani illa bar olmasına gerek yok. Hakikaten yani o small talklarının yapıldığı, o networking yapıldığı... Çünkü o co-working space\'lerin de %50\'si amacı network yapmak falan yani. Network\'ten karşısında kendi iş arkadaşın da olabilir.

19:53Barış Gürbüzler

Zaten... Zaten o yüzden co-working spacelerin çoğunun şey var işte akşam etkinlikleriyle bilmem neleriyle biraz ilgi çekmeye çalışıyorlar çünkü zaten dediğin gibi çoğu insan onun için gidiyor. Peki sana şeyi soracağım offline toplantılar ve online toplantıları kıyasladığında hangisi ni desteye ekleyenlerdensin? Bu bu arada external da olabilir, internal da olabilir. Neden?

20:03Berkay Demirbaş

Mesela Evet Kesinlikle offline. Sen online kaç toplantıda hatırlıyorsun ve offline kaç toplantıda hatırlıyorsun? Ben sana öyle bir soru sorayım. Offline\'larımızı hatırla geçen sene.

20:33Barış Gürbüzler

Ha bizim interneli evet ama mesela şeyi düşünüyorum yani... Evet evet ama daha az çünkü o yüzden hatırlıyorum yani.

20:36Berkay Demirbaş

Yo external. Gittiğin toplantılar. Bence... şöyle... daha fazla evet yapamazsın çünkü hepsi birer maliyet abi yani. Taksiye bin, oraya git, oraya git... Uzun uzun şeylerdi. Ama... offline hani... daha hatırlanabilir ya, ya da daha... karşılıklı emeğin verildiği bir şey olduğu için... belki satışların daha... Arta bilir anladın mı? Çünkü burada online adamın hani bir tuşa basmasıyla giriyorsun ve bir tuşa basmasıyla çıkıyorsun. Yani herkes için geçerli ve o toplantının bir emniyeti belki kalmayabiliyor. Bir karşılık gibi bir şey verilebiliyorsa ne ala ama fiziki yani şeyi düşün işte oraya gidiyorsun otoparkı arıyorsun park yeri buluyorsun mekanı buluyorsun asansöre çıkıyorsun sana çay kahve veriliyor orada bir vakit geçiriyorsun belki süreç daha uzun online daha fazla kişiye reach yapıyorsun

21:04Barış Gürbüzler

Tabi ki. Evet.

21:33Berkay Demirbaş

Ama online, offline\'deki akılda kalıcılık ve ehemmiyet bence daha yüksek. İkna etmek de bence daha yüksek olabilir bu arada.

21:40Barış Gürbüzler

Açıkçası... Bu arada toplantı işte müşteri toplantısı da olabilir, satış da olabilir, internal da olabilir. Bence şey kısmı kesinlikle doğru. Daha çok tanıyorsun birbirini. Çünkü o baştaki ve sonundaki chit chat, böyle havadan sudan konuşma yani topladığında bazen uzuyor yani böyle yarım saat, kırk dakika hani 20 başta 20 sonunda falan derken o çay kahve muhabbetinden zaten çok fazla bence ilişki kuruluyor.

21:55Berkay Demirbaş

Evet.

22:12Barış Gürbüzler

Toplantı... Bazı işte toplanrılara ara veriliyor. Böyle sigaraya çıkılıyor falan hani.

22:18Berkay Demirbaş

Onlar en iyisi de onlar yapsan ya, herkesin şurada GoPro kamera, terastasın böyle sigara falan içiyorlar. Şey geldi aklıma, bir yana, diğer kollarım var ya, onu böyle çakmakla ateşe yakmaya çalışıyorsun.

22:23Barış Gürbüzler

VR\'la abi sigara mı olası? Sadece online\'ın... Çakmak lazım. Sen VR\'la tutuyorsun Rüzgar olmasın diye. Ya bence... Online\'ın kesinlikle o şeyin olmaması çok kötü. Yani direkt konuya giriyorsun ve çıkıyorsun ve adamın bazen dikkati bile sende değil. Çünkü ekrana bakıyor ve bir sürü mesaj falan geliyor. Ama o şeyi hiç özlemiyorum ben dürüst olmak gerekirse. Bana hep çok vakit kaybı gibi geliyordu abi. Yani bir tane toplantı yapacağım diye üç buçuk terliğimi giyemiyorum. Bir.

22:52Berkay Demirbaş

Aynen. Öyle. Terliğinle gidersen evet öyle.

23:08Barış Gürbüzler

İstanbul\'da hele öyle arabaya biniyorsun falan falan ölüm. Üç saat gidiyordu ya o beni mahvediyordu yani.

23:12Berkay Demirbaş

Rezalet abi, rezalet yani. Tabii tabii. Zaten reza... O işin şey kısmı, kötü kısmı yani. İyiki ki... İyi ki zaten böyle bir şey dönmüş ama... Anlayabiliyorum yani şeyi de... Belki... Arası dengesi bulunabilir bence ya. Online de olabilir yani bu.

23:22Barış Gürbüzler

Evet. Yo yo, dediğim gibi. Yani evet. Bence işte... Evet offline o dediğin gibi o muhabbet kurma falan şeyi güzeldi yani böyle. Sen ne yaptın, ne yapıyorsun falan filan derken.

23:40Berkay Demirbaş

Bir de karşılıklı efor veriyorsun ya o biraz böyle hoş senin gittiğin yolu karşındaki adam da gidiyor. Şöyle ki adam adam diyor yani şey yapıyorlar

23:45Barış Gürbüzler

Evet, doğru. İnsan.

23:48Berkay Demirbaş

insan da o kadar yol gidiyor. Onun da beklentileri var. Onun da stresleri var. O da çileye giriyor. da bir şey istiyor falan. O yüzden bence bir dengesi bulunabilir. Bama bu demek değil ki yani offline\'a yarın dönelim.

23:54Barış Gürbüzler

Hıhı.

24:03Berkay Demirbaş

Ama ben bir noktada ofisin gerektiğine hakikaten inanıyorum. Yani şeyi de girmiş olalım

24:03Barış Gürbüzler

Evet evet.

24:10Berkay Demirbaş

Biz şu anda nasıl çalışıyoruz? Biz şuan şirketin merkezi Amerika\'da ve Türkiye\'de de yerleşik bir şirketimiz var. Ama fiziki olarak bir ofisimiz yok. Herkes uzaktan çalışıyor, remote çalışıyor. Ama haftanın belirliği günleri ya da işte iki ayda bir, üç ayda bir İstanbul\'da toplanıp bazı co-working spacelerde bir araya gelip çalışıyoruz falan. Ne kadar böyle etkili olaya bilmiyorum.

24:19Barış Gürbüzler

Hıhı.

24:32Berkay Demirbaş

Bunlar avantajları. Çok global olarak ilerleyebiliriz. Dezavantajları da... Mesela evim... Şu an şey oldu. Evrak deposu oldu yani. Arşiv falan. Dostyaların üstünde... Hani üstünde dosyaya yazan dosyalar vardır ya... Onlarla falan da oldu. İşte kaşe maşe falan var. Beni

24:49Barış Gürbüzler

Evet.

24:54Berkay Demirbaş

değil. Ama maalesef öyle.

24:54Barış Gürbüzler

Abi evet. Bu arada şöyle bir şey var benim önceki işlerimden birinde yaşadığım durum. Şirket remote\'du ama bir tane de ana ofis vardı. Ve iki ayrı şirket gibiydi. Yani bence mesela şöyle de bir şey var. Biz yarın bir gün bir ofis açacak olursak bir yerde ben şirketteki herkesin de orada olmasını isterim. Ya böyle full gerçekten fiziksel dönüyoruz\'un ötesi bir şey olacak. Ya da bizim şu an konuştuğumuz şey fikri de iyi. Yani böyle bir ofis var. İsteyen gider, isteyen orada çalışır. Zorunluluk değil ama herkes açık bir kapı gibi.

25:17Berkay Demirbaş

Ben de evet. Hıhı.

25:35Barış Gürbüzler

bir nokta yani böyle hibrit de değil aslında sadece gidebileceğin bir yer olması. Bence güzel. Zaten eğer orada sistemi doğru oturtursan insanlar oraya mutlu bir şekilde de gider yani. Sadece işte İstanbul gibi bir yerde işin en zorlu kısmı ulaşım. Oradaki kaybedilen vakit. Fakat böyle dengeyi kurmak önemli yoksa dediğim gibi ayrı bir kültür oluşmaya başlıyor. Ofistekilerin yarattığı kültür vs. remote çalışanların yarattığı bir kültür. Hele büyük bir yapıya evrildiğin zaman. O yüzden oldukça da kritik bir başlık yani. Özellikle start-up\'larda.

26:12Berkay Demirbaş

Ben istiyorum. Yarın mı açarız, sonra mı açarız. Bir tane ofisimiz hakikaten olsun ve ben su tabancamla millet ıslata ıslata toplantılara girmek istiyorum.

26:21Barış Gürbüzler

Tamamdır. Peki şey...

26:24Berkay Demirbaş

Spiderman falan da olur. Duvara atan Spidermanlar falan var ya. gadget şeyler olsun. Gadgetler olsun.

26:32Barış Gürbüzler

Evet evet bence de o anladım ne demek istediğini o birazcık daha eğlenceli bir ruhu

26:40Berkay Demirbaş

Tabelasını ya da duvara grafiti çizmek orayı eğlenceli yapmıyor.

26:39Barış Gürbüzler

Peki. Aynen.

26:51Berkay Demirbaş

Anlatabildim mi? Ya da tabelayı eğlenceli ya da happy hour yapmak oraya eğlenceli yapmıyor. Oraya eğlenceli yapan patronun insanlara tutumu ya da insanların patronunu tutumu çalışanları vesaire. O yüzden de yani bunu online çok sağlayamıyorsun bence.

27:02Barış Gürbüzler

Peki şey bir... Peki kendinde bir köşe ofis istiyor musun? Ofisin içerisinde böyle bir tane önde Berkay, Berkay camekanı. Kapıyı kapatır mısın çıkarken falan dediği.

27:09Berkay Demirbaş

Yoo Asla camekanlı falan değil mi? Şey Muhtar şeyinden bahsediyorum muhtar odası Böyle şeyli sümenli falan böyle Ve bilgisayar yok. Masada bilgisayar yok. Onu isterim. Evet Deli gibi

27:20Barış Gürbüzler

Muhtar odası. Kalemle falan aynı. Su alır mıydın falan diye. çay. Evet abi, ben bak onu isterim. Masada bilgisayar olmaya. Böyle şey mesela, bilgisayarının şifresini unutmuşsun abi. O kadar uzun süredir bilgisayar açmamışsın ki. Neydi bunun şifresi falan?

27:42Berkay Demirbaş

Tozlanmış postite yazmışım köşeye Birini birine soruyorum 1-2-3 ünlem

27:46Barış Gürbüzler

Post-it\'e yazayım. Ama şifre de şey mesela 1-2-3 falan zaten. Böyle Hardal 1-2-3. Olmuyor mesela IT\'yi çağırıyorsun, IT geliyor. şifreni resetiliyor.

27:56Berkay Demirbaş

Ama IT falan varsa ben öyle bir şey hayal etmiyorum ya. IT\'nin odama gelip bilgisayar şifresini şey yapacağı. Ama bilgisayarsız oda ve eğlenceli bir ortam isterim ve en azından şu dökümanları bir yere koyma vakti geldi çünkü gerçekten dört döküman oldu ve raf alma zamanı geldi. Hani şeyden çıktı zaten raf mı almak, ofis mi tutmak? Bence ofis tutmak daha mantıklı raf almaktan.

28:10Barış Gürbüzler

Evet evet. Bu gidişle de bir ofis tutacağız gibi duruyor.

28:26Berkay Demirbaş

İnşallah, bilmiyorum, ben çok isterim. Zaten oraya doğru gidiyoruz.

28:30Barış Gürbüzler

Güzel. Teşekkürler bu... şey, ikilem arasında. Fikirlerini beyan ettiğin için. Bunları deyip yarın tamamen fiziksele geçecekmişiz. Öyle bir konuştuk ki şey hissi yandı. Yarın biz her şeyi kapatıp... böyle bir tane fiziksel ofis tutup... beş gün, haftanın beş günü zorunlu falan diyeceğiz. Aynen. Evet, evet. Abi neden olmasın ya?

28:37Berkay Demirbaş

Ben teşekkür ediyorum. Güzel bir konu oldu. Müracaat, ofis falan böyle bir şeyler yazıyoruz. Müracaat, üst kat. Server side 100 lira.

28:58Barış Gürbüzler

Abi ben iş ilanlarını severim bu arada ya. Hani böyle her türlü server side yapılır. Evet. Okey. O zaman bir sonraki meet\'de görüşmek üzere.

29:06Berkay Demirbaş

O zaman teşekkür ediyorum. Çok güzel bir bölüm oldu. Gene 5 dakika öncesinden karar verdiğimiz ve... onu konuştuğumuz haftaya... değiştiriyorduk yine ha. O zaman haftaya aynı gün ve aynı saatte görüşmek dileğiyle... görüşürüz. Kolay gelsin. Bay bay. Hoşça kalın.

29:14Barış Gürbüzler

Az daha konuyu değiştiriyorduk. Bay bay.