Özgür Mert Sarıgül & Fatma Yalçın: Ajans Dünyası, Ortaklık Dinamikleri ve Yapay Zeka

Bölüm 2259:13

İki konuklu ilk bölüm. On yıllık iki arkadaş kendi ajanslarını kurdu ve sohbet bu ortaklığın nasıl ayakta kaldığıyla açılıyor: pasif agresif sessizlikler, her sabah atılan “bugün nasıl hissediyorsun?” mesajı ve büyümeden masaya getirilen her problem. Sonra ajans işinin gerçeği geliyor: iki yüz görüşmeden on altı müşteri, birbirinin fiyatını kıran ajanslar ve her yıl değiştiren markalar. Yapay zekayı kol mesafesinde tutmaya dair net bir tutumla kapanıyor.

İngilizcesi: Özgür Mert Sarıgül and Fatma Yalçın on going into business with a friend

Bölümden çıkanlar

8 madde
  • Ortaklıkta önemli olan tartışmamak değil, tartışmayı masada bitirmek.
  • İki yüzden fazla görüşmeden on altı müşteri. Anlaşılmak kulağa geldiğinden zor.
  • Ajanslar birbirinin fiyatını kırıyor ve marka, kampanyaları açıp kapatmayı en ucuza yapanı seçebiliyor.
  • Saatlik sözleşme yok. Müşteriler istedikleri zaman yazabiliyor ve iki taraf da bunu tercih ediyor.
  • Pitch süreçleri şeffaf olsa ajanslar birbirine karşı oynatılamazdı.
  • Yapay zeka kreatif işlerde ve angaryada kullanılıyor, stratejide ya da rapor yorumlamada değil.
  • Asıl problem, çıkan sonucu değerlendiremeden yapay zeka kullanmak.
  • Agentic commerce omnichannel’a eklenen bir kanal gibi görünüyor: mağaza, web, uygulama, sonra bu.

Sorgulamıyorsan orada problem başlıyor.

47:50

Konu başlıkları

24 başlık

Döküm

8.368 kelime

Otomatik altyazıdan çıkarıldı, o yüzden konuşmacı adı yok. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.

0:02

Sonra bir şeyi de sormak isterim. Yani hiç kavga ediyor musunuz? Ortaklık nasıl gidiyor? Oradan da şeye bağlayalım. Dedikoduya falan bağlayalım. Yarım saat oldu iş konuşuruz ya falan. Dedikodu yapalım birazcık. Gergindim. Araştırmıştım Barış'ı falan. Doğukan da vardı. Ben ke anlatıyorum falan böyle beni sıkıştırıyor ikisi de. Acayip sorular soruyorlar. Asla yapmam öyle şeyler. Sonra abi toplantının ortasında deprem oldu. İzmir'deydi Barış. Barış böyle deprem oluyor. Ben çıkıyorum. Ben böyleyim ama.

0:38

Oh ya gitti bu çocuk ya. Anam tekrardan selamlar o zaman. Selam var. Selamlar. Buyurun. Hoş geldiniz podcast'imize. Hoş bulduk. Nasılsınız? İlk defa ilk defa kalabalık bir konutlu podcast'timiz oldu. Böyle şey gibi oldu. Double date gibi oldu. Evet. Değil mi? Ama ben şöyle hissediyorum. Hep böyle bazen bazı ikilileri görünce çok mutlu olursun ya böyle sizin ikinizi de Barış Berkay'ı yan yana görünce böyle şey gibi oluyor. Çok güvende ve mutlu hissediyorsun hani.

1:10

Çünkü ikisi yan yana geldi mi şey dünyayı fethedebilecek bir ikili. O yüzden böyle bir sizi görünce de çok şey oluyorum ben. Mutlu oluyorum böyle bir. Zaten ağzım kapanmıyor böyle sürekli bir yme modundayım. Teşekkür ederiz vallahi. Bu bu yorumlar bizi ayakta ve hayatta tutuyor galiba bu işte. aynı şekilde ya ben de böyle biraz hani podcast dedik ama çok böyle muhabbetine bir araya gelmişiz gibi hissediyorum. Şey var bu arada.

1:38

Onları hiç denk geliyor musunuz? Ben geçenlerde bir yerde gördüm. böyle podcast yapıyorlar ve 10 kişi falanlar yani böyle bir odada böyle 10 kişi var. Bu gidişle oraya doğru gideceğiz gibi hissediyorum. Yani böyle sizin ekip, bizim ekip falan toplanıp böyle club aynen club house modunda podcast yapacağız gibi duruyor. Orada kim? Atilla taş mı vardı ya? Bir biri böyle Twitter ünlülerinden sürekli click house'da böyle şey oda açıyordu falan.

2:06

Evet var mı hala? Var var. Hatta şey Erol Köse rahmetli olunca o bayağı bir Twitter'dan yardırdı gece galiba. İlk çıktığında çok süks olmuştu ama herkes böyle davetiye falan atıyor ya birbirine. Böyle prens private bir şeydi. Herkes aa girdim mi davetiye var mı falan diye girmek zor covid effect ama yani burada hani sonra bence Covid'den sonra biten şeylerden biri yani. Evet. Nasıl gidiyor? Öncelikle bir böyle çok kısa sizi tanımayanlara kim olduğunuzu tanıtmak ister misiniz?

2:40

Ne yapıyorsunuz? Nelerle uğraşıyorsunuz bu hayatta? Evet biz aslında FKON'un sahipleriyiz. Berkay'ın da geçen aylarda sorduğu gibi FKO Fatma Mert mi demek? İstinizin baş harfleri mi diye böyle bir esrarengiz bir soru attı ortaya. Hakikaten öyle. Öyle deme yani ben fark edince aydınlandım yani. Evet. Öyle ama güzel güzel olmuş. Çok iyi olmuş. öğreniyorum. Bu arada söyle gerçekten mi? Evet. Ya freelance yaptığımız dönemlerde geyik de aramızda işte bak ikimizde çalışıyorlar.

3:13

Fko, Fatma, Mert falan. Bir yandan da işte Goygoy yapıyoruz. Fame Lady Gaga'nın albümünün ilk adı da Fame. İşte doğum günü de zaten 28 Mart falan böyle hani birbir sürekli inside bir bağ bağlantı kurmaya çalıştık ya. Neden olmasın dedik Femko. Hani sonuçta bir sürü örnekleri var bunun Türkiye'de. İşte Enka var mesela Enişte Kayın birader açılımı falan. Neden Fatma olmasın gibi bir Yumatu Yumatu vardı. Yusuf Mahmut Tuncer miydi?

3:46

Yumatu öyle bir şey var. Evet. Yani bu arada bizim de legal ismimiz mesela Bub Rise normalde Türkiye'deki şirketin Bubrise'ın da açılımı aslında Berkay, Uğur, Barış o rise'ı da sonuna ayıp olmasın diye eklediğimiz bir şey. Yani isim bulmak harbiden bence işin en zor kısımlarından biri. Yani öyle kolay geliyor ama zor iş ama. Evet. Fame, peki Fco ne yapar? Ya biz şöyle bir vizyonla yola çıktık aslında Fatma'yla. Yaklaşık ikimizin de sektörde 9-10 yıllık bir süresi vardı.

4:23

Süre geçmişti ve o noktadan sonra biraz şu kafaya büründük son yıllarda. Şimdi hep böyle performans odaklı performans pazarlama ajansları üzerine ya da hani datayı yorumlayıp data üzerinden hani belirli iş görüler üretip ona göre hizmet veren şirketlerde çalıştık ikimiz de. Fakat gördük ki son yıllarda biraz daha bu yaklaşım giderek hani dikeylerden çok genel böyle holistik bir yaklaşıma dönüyor pazarlama dünyası. Çünkü eskiden sizin de bildiğiniz gibi şeydi işte bir dikeyde uzmanlaşıyordun yanında onda sidelar vardı.

4:54

Çok iyi bir datacısındır ya da çok iyi bir performans pazarlamacısındır. O dikeyde çok uzmansındır ve onun için sana gelinir, servis alınırdı. Şimdi özellikle son 2 yıldır bu agent AI periyoduna da girdikten sonra biraz daha konu artık daha grileşmeye, bulanıklaşmaya başladı. biz de Fatma biraz daha holistik pazarlama üzerine yani bir markanın sadece performans pazarlaması veya sadece SEO'su veya sadece analyticsi değil de tüm pazarlama aksiyonlarını oversee edebilecek ve bunları aynı zamanda uygulamaya ve stratejiye dökebilecek bir danışmanlık şirketi kurma vizyonuyla çıktık.

5:29

O yüzden genellikle de böyle geldiklerinde yeni konsepte anlatmak bizim için de farklı oluyor. Çünkü 10 yıldır oturmuş bir sistem var. İşte bir ajansa ya da danışmanlık şirketine performans için gelirsin. SEO için gelirsin. Fakat dönem artık öyle bir dönem değil ki. Son çeyrekte inanılmaz fazla gelişme oldu. 2026'nın ilk çeyreğinde artık şey oluyorum böyle hani o kadar çok değişim oldu ki son 3 ayda hani Meta ayrı güncellemeler çıkartıyor, Microsoft ayrı yerden, Open AI ayrı yerden her gün onlarca gelişme oluyor.

6:02

Hani bırakın da bir hani yaşayalım. Çünkü yakında bunları insanlara aktarması, anlatması da var. Bizim işin öyle zorası da var. Ama genel vizyonumuz buydu. Daha genel bir yaklaşım, daha holistik bir yaklaşımla markalara büyüme danışmanlığı verelim ve burada sadece belirli bir dikeyde değil, multiple decayde yeni bir bakış açısıyla destek sağlayalım dedik. Peki şey nasıl markalarda? Yani yani mesela sen gerçekten bu kadar uzun anlatmıyorsundur herhalde markaya ne yaptığınızı diye düşünüyorum.

6:34

Nasıl geliyor tepkiler? Yani böyle hemen şak diye anlıyorlar mı? Çünkü bizim Berkay'la en büyük derdimiz bu. Yani minimal kelimeyle Hardalı anlatmak üzerine çok kafa yoruyoruz. Siz anlatabiliyor musunuz öyle? Çünkü uzun bir şeyden bahsediyorsun. Yani işte holistik yapı diyorsun, her şey diyorsun falan. şöyle anlıyorlar. Sokakta şöyle şöyle yani mesela hani sokakta ne iş yapıyorsun diye işte taksiciyle sohbet ederken başka bir yerde sohbet ederken ne diyorsun aslında? Çünkü o holistik molistik dersen

7:04

Ne biçim konuşuyorsun? Ne biçin konuşuyorsun der falan yani. Ne iş yapıyorsun? Ne yapıyorsun? O bence ajans başkanıyım falan diyordur Özgür orada. İsrail İsrail ajansı mı falan gibi ajana gider kaf. Yuh. Ne diyor ki markalar? abi şöyle bir şey olmuştu bu arada siz öyle deyince çok komik oldu. Bir ara ben şey arabamı yenilemiştim. Petrol ofisine gittik teyzemle tekerleklerini kontrol etmek için. Orada bir tane kepçe operatörü vardı. İşte kocaman kepçesini getirmiş falan.

7:34

Bizim arabayla ilgili bir şey sordum falan. Ben gittikten sonra adam teyzeme şey demiş. Bu ne kadar genç ya bu ne iş yapıyor falan demiş. Teyzem de şey demiş yazılım mazılım yapıyor bir şeyler işte demiş. Y direkt yazılımı yapıştırma olayı inanılmaz ya. Yani gerçekten taksiciye de hani günlük yaşamda birini anlatmak zor. Markalarda da şöyle oluyor genellikle. Tabii ki enterprise seviyesindekiler daha bu konuya hakim oluyorlar ama orta ölçek ve KOBİDE biraz daha biz bunu anlattığımızda şöyle bir hissiyat geliyor bize.

8:06

Kafa sallıyor, anlıyormuş gibi yapıyor çoğunlukla. O yüzden biz şöyle anlatıyoruz. Hani işte sizin ihtiyaçlarınız neler? Bize söyleyin. Biz size bir rapor çıkartalım. Bir audit yapalım. Ondan sonra konuşalım. Ne zaman ki o kendi verisiyle, kendi cirosuyla ve kendi reklam kanallarıyla çıkan raporu görüyor. Ha o zaman diyor ki evet işte bu performansı da yapacak, bu bir vizyon da getirecek, holistik pazarlama yaklaşımı budur diye kafalarında oturuyor. Ama ben sizin dediğiniz

8:37

Anlıyorum bu arada. Mesela bizim Hardal kullanan müşterilerimiz de var. Şöyle şeyler oluyor. İşte Hardal'ı anlatıyoruz. Bakın böyle faydası olacak, şöyle faydası olacak. Bu featurel alınıyor. Ondan sonra hiç bakılmıyor. Bize deniliyor ki, "E siz aldınız Hardalı. Hadi kullanın." Kullanıyor musunuz? Sen aldın falan gibi şeyler de çok oluyor. Evet. Bu da bizim diğer challenge'ımız. Bu arada markaların, markalardaki insanların işte ürün kullanma, ürün anlama vakiti bile belki bazen ne yazık ki olmayabiliyor ama işin belki de doğasıdır bu.

9:10

Bizim tarafta da. Çünkü böyle hep en büyük discussionlardan biri bu. markalara nasıl daha fazla dahil ederiz, nasıl kullandırırız, nasıl anlatırız, nasıl sindirirler Hardalı böyle gidip gidip geliyoruz bizim tarafta da. Ya bence hani şeyi anlatmak çok zor var iş. Şu an hep yıllardır bir attentionstion ekonomi vardı ve bizim bütün işlerimiz attention ekonomi üzerineydi. Sizin yaptığınız iş de onu takip etmek üzerineydi. Ve şimdi bir intention ekonomiye geçti herkes.

9:38

Yani agentic AI periyoduna geçtik. Artık hani dijital ayak izlerini özetleyen ve önümüze direkt aslında ne yapmamız gerektiğini söyleyen birçok hani yapay zeka teknolojisi gelişti. Şimdi insanlara oturup o yıllardır alıştıkları attentionstion ekonom şimdi inention ekonomiye dönüştü. Artık insanlar işte bir alışveriş yaparken niyet ekonomisinden besleniyor, bağlamdan besleniyor, etkilendikleri şeyler daha farklı demek biraz böyle anlaması zor şeyler. teknolojinin çok içinde değil sen de. Ya sen e-ticaret yapan birisiysen, üründen anlıyorsan bir şekilde hani e-ticarete girdim diyorsan ama teknolojiye o kadar yakın değilsen de bu shifti insanlara anlatmak, eğitmek çok uzun zamanlar alacak gibi geliyor ki şu an siz de bence çok yansımalarını yaşıyorsunuzdur diye düşünüyorum bu periyodun.

10:31

Evet. Peki şeyi soracağım size. Yani biraz konuyu da saptıracağım ama şimdi aslında yıllardır sizin de işiniz bunları anlatmaktı. Ekiplere yani gerek ajans tarafındayken markalara gerek markanın içindeyken diğer ekiplere. Şimdi kendi işinizi yaparak bunu yapıyorsunuz. Nasıl bir his bu sizin için? Memnun musunuz Fame'i kurduğunuza? Mesela iyi ki kurduk mu diyorsunuz? Keşke kurmasaydık. İşimiz gücümüz yerindeydi aslında. Dediğiniz bir yerde misiniz? Merak ediyorum. Ben Fatma'ya bırakıyorum burada sözü. Çok çalışıyoruz bu aralar bunu.

11:05

Her gece şükrediyoruz kurduğumuz için. Ya şöyle bu bizim aklımızda bir süredir vardı aslında. Ajans tarafında çalışırken sonra marka tarafında çalışırken kendi ekosistemimizde danışmanlık vermek, biraz daha bakış açımızı daha rahat ifade edebileceğimiz, daha doğru aktarabileceğimiz bir platforma taşımak. Bu işi aslında bir süredir aklımızı kurcalıyordu. Tabii bunun hayata geçmesi biraz zaman aldı. Mevcut işlerimizi bırakmamız gerekti ama orada da bazı kadersel gelişmeler oldu. O yüzden ben geçtiğimiz Şubat itibariyle aslında Fü kanalize oldum.

11:43

Özgür biraz daha önceden bu kararı almıştı ve denk geldi. Bir yılı da geride bıraktık. Tabii ki çok şey öğrendik. Çok yanlışlar yaptık. Doğru yaptığımız şeyler de oldu ama son bir yılı düşündüğümde ve FCO'yu düşündüğümde şeyi çok net söyleyebilirim. İyi ki kendi platformumuza geçmişiz. İyi ki bu işi kendi ekosistemimize sürdürmeye karar vermişiz. Tabii ki dünya da değişiyor, iş dünyası da değişiyor, kurumsal hayat da değişiyor bence. bu biraz daha Türkiye'de yavaş oluyor.

12:14

Globalde hızlı oluyor. Türkiye'ye gelmesi biraz zaman alıyor ama zaten hani ayak seslerini duyuyorduk. belirsizlik, 2024'te belirsizlik, 2025'te belirsizlik, 2026'da daha da büyük belirsizlik derken aslında global gündemle de birlikte biraz daha böyle şey bir noktadayız artık. Yani FEMCO'yu kurduk, bir yılı geride bıraktık. Pek çok markayla çalıştık. Pek çok markayla devam ediyoruz. Uzun soluklu partnerliği hedefliyoruz biz her zaman. Biz böyle çok kısa süreli oneşot hizmet verelim, çıkalım hikayelerine girmiyoruz.

12:50

Özellikle kabul etmediğimiz bazı projeler de oluyor bu odakta. O yüzden biz biraz daha anlamlı, biraz daha ayak izimizi hissettirebileceğimiz ve uzun partnerliklerle yolumuza devam ediyoruz. O yüzden bizim onboarding ve marka tanışma süreçlerimiz de diğer ajanslara göre biraz farklı. Özellikle bunu farklılaştırdık. Biraz da sistem içinde aslında farklılaştırmamız gerektiğini öğrendik. Yani FEMCO'yu tanımlamaya biz de bazen çalışıyoruz. kurucuları olduğumuz halde zorlanıyoruz ama yani biraz daha premium hizmet veren bir ajans olarak konumlanmak istiyoruz.

13:24

Hedefimiz o ve o yönde de ilerlediğimizi düşünüyoruz. Bir önceki soruna ben bir de ekleme yapmak istiyorum. Ben taksicilere ne iş yaptığımı şöyle anlatıyorum. Dijital pazarlama ajansım var diyorum. Peki ne yapıyorsunuz dediğinde Instagram'da gördüğünüz reklamları biz veriyoruz diyorum. Her şey oturuyor. çok basit. Uzun uzun anlattığım zamanlar oldu. Uzun uzun dinleyen insanlar da oldu. Sıradan insanlar ve ekosistemin içindeki insanlar da oldu. Ama daha basit anlatma kısmında biz de çok özgürle çalışıyoruz, uğraşıyoruz.

13:56

Çok basit anlatamadığımız şeyler için de podcast serimize başladık zaten. Orada biraz daha uzun uzun konuşuyoruz. Kimse bizi kesmiyor. Şimdi bu ne demek demiyor. Bir saniye böyle 202 client'la görüşmüşüzdür. Şu an 16 17'siyle çalışıyoruz. Yani 25 klienten 17'si bizi anlamış hani ve çalışmaya başlamış. Yani ondan çok emin olma derim. Yani çalışmaya başlamıştır, eşittir anlamış olmuyor. Hani söz meclisten dışarı senin klientların için söylemiyorum bunu. Sizin ama hiç belli olmuyor yani.

14:29

Biz tam tersinde gördük. Şeyi merak ediyorum. Berkay sen memnun musun peki sen bir iş kurduğun? Ben çok memnunum tabii. Hatta şeyi de aslında güzel bir back story verebiliriz aslında. Biz hep birlikte nereden tanıştık? Bir aslında podcastin ilk başında böyle bir intro bir tanışma şeyi olacaktı. Direkt fame'e geçtiniz ama bence siz kendi bireysel olarak da işte nerelerde çalıştınız ve nerede tanıştık biz o back story'yi de verirsek bence dışarıya da böyle bir şutout verip böyle bir selam vermiş olalım insanlara ki orada da böyle güzel bir ekosistem oluşturduk.

15:02

Yani güzel böyle bir birliktelikler yaşadık ve her yani bu ortak bir birliktelikten sonra güzel böyle farklı farklı şirketler çıkınca bence hem izleyen insanlar hem de genç kesim biraz böyle şey de yapmış olur ya gerçekten bir belli bir deneyim sonrasında insanlar karar veriyor. Yani herkes böyle pip pat diye çalıştığı yerden çıkmıyor. Belli bir deneyim oluyor. Kurumsal şirketlerde çalışıyoruz. Başka yerlerde çalışıyoruz. Ben onu hem size bir sormuş olayım hem de sorarken şeyi de cevaplayayım.

15:30

Yani ben neredeyse bir 78 yıllık falan bankada çalışıyordum. Ondan sonra işte arçelik vesaire ajanslar derken yani şu anda en mutlu olmak istediğim diyeyim konumdayım. Kendi kendimizi böyle eğittiğimiz, kendi kendimizi yönettiğimiz, hatalarımızdan kendi kendimiz ders çıkardığımız, kimsenin bizi azarlamak zorunda kalmadığı, hatalarımıza kendimizin yüzleştiği yerdeyiz. Kendimizi azarladığımız zaman sürekli kendimizi azarladığımız on hem onu sorayım. O back story'den bir bence biraz bahsedelim. nerede tanıştık? Hem de sonra bir şeyi de sormak isterim.

16:00

Yani hiç kavga ediyor musunuz? Ortaklık nasıl gidiyor? Oradan da şeye bağlayalım. Dedikoduya falan bağlayalım. Yarım saat oldu iş konuşuruz ya falan. Dedikodu yapalım birazcık. Evet. Ben şeyi sorum ya. Back story'yi böyle bir bahsedelim. Biz nerede çalıştık, neler yaptık diye. Buyurun. Yani gibi bu oldu. Hani shoutoutu Kıvanç abi hani adam hani hitmaker gibi burada. oradanş yapıyor falan. Analitik çıktım hitak gibi oldu. Ben de aslında ilk ben İstanbul'a response IG diye bir iş yerinde başlamıştım da Murat abi vardı orada.

16:39

Berk abi vardı daha öncesinde. Digital Advance Labin sahibi. Onun eğitimini almıştım. Öyle gelmiştim. He. Berk kuşaksız mı demek? Aynen. Berk çok severim yani onun sayesinde. Ona da o zaman shoutout bir tane hala da konuşuruz yani. Hani yıllar geçse bile hep şeydir. Bir adım böyle bir aradım mı her şeyime yetişir oradan respons oradan işte Kıvanç abiye ben de Anneet Kaos'a geçtim zaten. Oraya geçince büyülendim yani. Barış da oradaydı.

17:08

Hatta benim sen biliyor musun Berkay bilmiyorum. Barış belki 10 kez dinleyecek de bu hikayeyi. ilk görüşmüm Barış yaptı benim. Ha öyle mi? Tabii. Ben çok gergindim. Araştırmıştım Barış'ı falan. Doğukan da vardı. Ben Ke anlatıyorum falan böyle beni sıkıştırıyor ikisi. Acayip sorular soruyorlar. Asla yapmam öyle şeyler. Sonra abi toplantının ortasında deprem oldu. İzmir'deydi Barış. Barış böyle deprem oluyor. Ben çıkıyorum. Görüştü. Tam böyleyim ama. Oh ya gitti bu çocuk ya.

17:43

Tamam sana. Evet. Nasıl bir nasıl bir veddua ettiysen deprem ol beni kovdurdu yani mitten zaten Barış gidince şöyle Doğkan bir soru daha sordu. Sonra benim sorum yok ya tamam falan dedi. Böyle kapattı. Öyle girdim analitika. Hani deprem sağ olsun, barış sağ olsun. Yani deprem olmasa yok şaka bir yana. Evet öyle girdik. Sonra zaten orada ben de bir gittim geldim 4 bu5 yılı tamamlamışım. Bir de arada bir hepsi burada deneyimi oldu

18:23

Ama dediğin a sen de mi hepsiburadadaydın? Tabii ben de bir 78 ay kadar hepsi buradaya geçmiştim. Sonra dayanamayıp yine hani Kıvanç abi diğeri tekrar hani itikalı falan bir aşk yaşadığım için orayla sürekli bir comeback oldu. Öyle bir hikaye oldu ama işte çok güzel insanlar tanıdık Berkay'ın dediği gibi. Yani sen Berkay Fatma çok eski arkadaş. Peki siz Fatma'yla nereden tanışıyorsun ya? Analitik House zamanlarından mı yoksa öncesinden? Yok biz üniversiteden tanışıyoruz.

18:53

Biz 10 yıldır arkadaşız. 10 yıldır arkadaşız biz. O yüzden zaten yani ortaklık da çok kolay oluyor. 10 yıllık arkadaş. Tavsiye ediyoruz arkadaşlar. Ben ben onu soracağım yani o zaman siz aslında arkadaşsınız ve sonra biraz aynı yerlerde çalıştınız gibi bir şey oldu. Tabii şöyle oldu. Hani etik house'a girmem için Özgür bana referans olmuştu. Girdiğimde de body oydu. Biraz şey özgür aracılığıyla hani itik kaos'a dahil oldum gibi düşünebilirsin.

19:20

Sonra 2 bu5 yıl anos'ta çalıştım. Ayrı bir ajansa geçtim. Ondan sonra hepsi burada globale gittim ben. Hım. Özgürt Analitik House'a döndü. Ben hepsi burada globale gittim. O hepsi burada analitik House'a dönerken ben analitik hepsi aynı aynı dönemde değil. O Türkiye tarafındaydı. Ben global tarafında çalıştım ama 10 yıldır arkadaşla üniversiteden beri tanışıyoruz. Üniversitede de kulüp falan yönetiyorduk bu arada. Oralarda da sürekli bir şeyler yapıyorduk. Bir ortaklık vardı orada da.

19:49

Yani o yüzden uzun süreli arkadaş olduğumuz için ortaklığımız bence biraz daha kolay yönetilebilir diyebiliriz. Bir taraftan da ben de şeyi söyleyebilirdim. Hani 10 senelik arkadaş olduğun için ortaklık acaba belli aşamalarda zor zorlandığı olur mu gibi bir counter argüman da verebilirdim. Yani kolay bir şey değil çünkü hani özgür cevap versin ona. Ben çok zorlanmıyorum belli ki. Hiç kavga etmiyoruz mesela. Hani bir çünkü şey gibi olmuşuz yıllar içinde.

20:20

Hani kardeş gibi de olduğumuz için hani birbirimizin huyunu suyunu da çok bildiğimiz için böyle genelde bizim kavgalarımız pasif agresif oluyor. Hani en iğrenci, pasif agresif kavga en iğrenci gerçekten yani ya şöyle hafif bir laf sokuyor falan ben susuyorum hani benim ablamdır falan diyor öyle diyor o da haniür kardeşimdir falan biraz böyle family company gibi bizim taraftan Özgür şey falan diyor bu konuyu sevmedim diyor mesela bir konu tartışıyoruz önemli bir konu ve hani onun hoşuna ve bu konuyu sevmedim diyor.

20:56

Yani şey diyorum, sevmeyebilirsin ama tartışıyor olmamız gerekiyor. Çözmemiz gerekiyor. Sonra istersen sevmemeye devam edebilirsin. Ama bu 10 dakika ilgilenmek zorundasın bu konuyla diye. Biraz daha karakteristik özelliklerimizi de bildiğimiz için birbirimizin. Ama böyle şey değil. Suyuna gitmek, huyuna gitmek gibi değil de biraz daha şey hani biliyorum bu seni rahatsız ediyor ya da bu konuyu konuşmak istemiyorsun ama bu konuyu konuşmak zorundayız. Ya da tam tersi benim de hani hoşlanmadığım konular olabiliyor ya da karşı çıktığım şeyler olabiliyor.

21:28

Ben de onu gayet net bir şekilde söyleyebiliyorum ama biz genelde çok çok uzun süre konuşuyoruz bazı şeyleri. O yüzden bazı problemler problem olmadan zaten bizim masamızda konuşulmuş oluyor. H big problema dönmüyor genelde o konu. Çünkü ya bir şey fark ediyoruz ya kendi işleyişimizle ilgili bir sorun oluyor. Ekipsel problemlerimiz biraz daha sınırlı. Çünkü küçük bir ekibimiz var zaten. Ama mutlaka bir bir şeyler hissediyoruz. Hissetmesek bile görüyoruz. Çok şeffaf bir şekilde de çalışıyoruz.

22:00

Ekip yapımız da öyle. Herkes bizimle çok rahat bir şekilde her şeyi paylaşabiliyor. Bunu da çok göz etmeye özen gösteriyoruz. O yüzden problemlere genelde problem olmadan müdahale ettiğimiz için çok böyle büyük konfliktler yaşamadık Özgürle sanırım. Ben hatırlamıyorum. Peki genelde şey oluyor ya böyle mesela partner yani iki ortakla işte asla yola çıkmayın. Ortağınızı iyi seçin. İşte bilmem ne yapın falan filan. Yani zaten öyle bir algı var ya aslında.

22:27

Şirket kurarken de genelde insanların bence en büyük problemi böyle bir şey oluyor. Yani tamam kurayım da ben tek başıma her şeye yetişemiyorum. Bir ortak lazım, bir partner lazım. Bu bence yani ne bileyim işte ek sözlüğe falan girdiğinde işte şirket kurulacak işte 5 tavsiye falan neler asla ortaklı kurmayın bir ortağımla işte eniştemle inşaat şirketi kurduk beni dolandırdı falan bilmem ne hani şimdi biz biraz böyle istisna gibi kalıyoruz ya şimdi biz barışla da kavga etmiyor muyuz biz her gün kavga ediyoruz barışla ben zaten çok çabuk küsen biriyim ve sürekli küsüp pasif agresif böyle trip atıyorum falan atıp toplantıdan çıkıyorum.

23:12

Ama işin eğlenceli kısmı ve yani benim de keyif aldığım kavga biçimi bu ve çünkü şeyi böyle sevmiyorum böyle bir tartışmayı falan ve 10 dakika sonra hemen böyle şey yapıyoruz, barışıyoruz falan şey değil yani. Çünkü bu deşarj olmanın bir yöntemi. Yükümüz, omuzlarımızdaki yük o kadar yüksek ki yani işte sadece oturup oturup böyle bir ajans açmak, oturup böyle bir yazılım şirketi kurmak değil. Yani insanların maaşları senden geçiyor. Bir sürü süreçler var, sözleşmeler var gibiyen.

23:41

Çok stresli iş aslında. Biz eğlenceli hale getiriyoruz. Onu soracaktım. Onu söyleyeyim dedim. Sizde yani böyle bir şey oldu mu başlarken falan diye. Belli ki olmamış. İyi noktalara da gitmiş ya. Evet. Orada benim de şeyi söyleyebilirim mesela sizinkine göre. Bizimki de tam ters. Biz Berkay'la ortak olup arkadaş olduk aslında. Birlikte bir şeyler kuralım dedik. O zaman çok samimi bir arkadaşlığımız yoktu. Sonra samimiyet. ister istemez azarttı zaten ya.

24:06

Biz analitikta da çok çok görüşemedik bu arada Barış'la. Yani ben girdiğimde Barış çıkıyordu ama yani böyle işte saçlar uzun böyle artis artist şey yapıyor falan. Biz hiç şey yani orada görüşemedik. Aynen. Saçları uzun derken kendinden bahsedi bu arada benden haberin ben de bir zihnimi kurcaladım. Barış'ın saçları ne zaman uzundu diye. Girdiği Özgü sen girdiğinde uzun muydu Barış'ın saçları? Ben girmeden önce kestirmişti. Ben Instagram'dan stalklarken onunlarını gördüm.

24:37

Uz aynen bir yere uzundu. Benim de uzundu bu arada onu biliyor musunuz siz? Benim belime kadardı normal. Ben biliyorum. Bana göstermiştin. Çok olmuştu. Onu bir ara böyle şuraya montajla koyarız falan. Tam ortasına bir düğünde düğünde çekilmiş olan bir şeyim var. Onu koyalım buraya. Ama siz demek ki sizinki daha enteresan bu arada. Yani birbirinizde hani bilinçaltınızda ya da içinizde demek ki güvenmişsiniz. hani arkadaş olmadan direkt ort Evet.

25:05

Bu arada Berkay'ın böyle ben pasif agresif küserim falan dediğine bakma. Yani bizim partnerliğimizin temeli tamamen açıklığa dayanıyor. Yani biz her şeyi konuşuyoruz. Ben bazen biraz daha ittiriyorum orada hemen konuşalım diye. Ve bence işin en kritik noktası da şey böyle bir ne denir ona böyle gam tutmamak, içinde bir şey tutmamak ve böyle konuştuktan sonra salıvermek. Yoksa böyle karşı tarafa karşı her tartışmadan sonra böyle içinde bir şey tutarsan, böyle bir o sinirini atamazsam bu sefer onlar birikiyor ve böyle alakasız yerlerden çıkıyor.

25:38

O yüzden bizim hani tartışmalar tırnak içerisinde birbirimize dun her şeyi söylediğimiz ama günün sonunda hep çözüm odaklı hani böyle şeye geliyor. İyi tamam sevmiyorsun bunu. Ne yapayım o zaman söyle sonra söylüyor diğer taraf. Sen de tamam diyorsun. Okey noted aldım feedbackini. Bir de herhalde bunlar dövüşecek deyip sonra herkesin feedbackini alıp işine baktığı ve biraz sonra hiçbir şey olmamış gibi devam ettiğimiz bir rutinimiz var aslında. Mesela şey de şey de güzel bence.

26:05

Yani ben ya siz öyle bir şey yapıyor musunuz bilmiyorum ama tavsiye ederiz. Mesela atıyorum birimizden biri yatağından ters kalkıyor. Tamam mı? Yani her şeye sinirlenebilirsin. Mesela Barış geçen arı şey dedi ya diyor asansördeki insan bile battı diyor. Yolda yürürken insan batıyor diyor. Yani bugün bugün çok tersim. O yüzden işte toplantıyı bir sen lide eder misin? İşte şunu sen halleder misin falan. Ben biraz yürüyeceğim diyor mesela. Ya bunu böyle bir baştan söyleyeyip çünkü hakikaten yani işte gezegenlerden dolayı mı başka bir şeyde hani biraz gıybet yapalım diye şeyini açıyor yani.

26:39

Bir olabilir abi ya. Fizyolojik insan bir günde tutmuyor yani. Ama bunu gerçekten farkına varıp en yakınınla illa partner olmasına gerek yok ama yani iş yaptığın biriyle de böyle paylaştığın zaman ha tamam o zaman şey taraf ben oluyorum mesela barışı motive etmeye çalışan taraf ben oluyorum. diyorum. Atam sal ya bir dinlen falan işte aç bir müzik kendine gel falan ben hallederim oradan ben şey yapıyorum birbirimizi oradan destekliyoruz.

27:03

Aynısı benim de başıma geliyor. Sizde hiç hani öyle bir şey oluyor mu ya da bu kadar böyle şeffaf mısınız? Tersten kalkma falan tersten falan böyle. Tabii biz zaten şöyle sabah uyanırız 9 gibi 9.30 Bu gibi ya Fatma ya ben yazarım birbirimize. Günaydın nasılsın bugün? Nasıl hissediyorsun diye. Gerçekten öyle bizim sabahlarımız. Çünkü hiç onu konuşmazsak mesela bir giriyoruz işte Fatma'nın sesi çok low ya da benimki öyle ya da sinirliyim falan böyle.

27:30

O iletişim çok önemli başta onu dediğin gibi yani hem ya hani business çok duygusuz bir şey aslında hani hiç emotionların olmaması gerekiyor normalde ama öyle değil dediğin gibi. O yüzden biz de hani sürekli işte bugün iyi hissediyor muyum ya da bugün buna bakabilecek miyim veya işte bugün bu danışana gerçekten bunu anlatacak bir enerjim var mı? Bizde hani bir product olmadığı için biliyorsunuz mutlaka her gün minimum 2ü kişiyle bir şeyler konuşuluyor.

28:00

Bir şey soruyor, bir şey diyor. senin bir de o ters kattığın bir günse zaten bütün işini de bozabilir. Ters bir cevap, yanlış bir şeyler. O yüzden bizde de sürekli böyle bir hani nasılsın, iyi misin? Bugün nasıl gidiyor hayat? Ara ara böyle şeyler oluyor. Checkup'lar oluyor aramızda. Zaten olmazsa ortalık karışır. Ayın belli haftaları hatta hani geliyorlar yani bir sırayla bir bana geliyor bir Fatma'ya geliyor falan oluyor yani.

28:25

Bence bence şey var biraz. Ben hep şey derdim yani böyle kendi işimi kurarsam sorumluluğum artacak ama aslında kafamda hesap verdiğim insan sayısı sıfırlanacak. Yani bir müdürüm olmayacak sonuçta derdim. Tam tersi böyle çok arttı. Yani kendi içimde Berkay'a hesap veriyorum. Şirketteki diğer çalışanlara hesap veriyorum. Müşterilere hesap veriyorum. Yatırımcıya hesap veriyorum. Yani böyle yüzlerce insan oldu. Bazen bence o bile insanı darlayabiliyor. Peki şeyi merak ediyorum ben de. Yani işte biraz daha siz bu ajans bakış açısına daha farklı yaklaşalım diyorsunuz vesaire ama günün sonunda klasik düz ajanslarla aslında belli noktalarda rekabete giriyorsunuz.

29:07

Yani bir aynı müşter için yani konkur mu denir neyse işte süreçlere belki giriyorsunuzdur. Nasıl buluyorsunuz? Yani içiniz içinde bulunduğunuz ajans sektöründen memnun musunuz Türkiye'de? Ya biz memnun değiliz bu arada. Bunu çok konuşuyoruz. Biz kendi dışımızda diğer ajans sahipleriyle de bu durumu konuşuyoruz. Ya piyasa çok garipleşti fiyatsal anlamda da. Yani verilen hizmet anlamında da, verilen fiyat skalaları anlamında da ve özellikle hani son 5-6 aydır yeni görüşülen müşterilerde hep şikayetçi oluyor.

29:40

İşte neden ajans değiştiriyorsunuz? Çünkü bizim için çok önemli bir şey. Hani 3 yıl çalıştım diyor değiştirmek istiyorum diyor. Niye 3 yıldır çalıştın bir partneri değiştirirsin ya da 6 ay çalışmış değiştirmek istiyor. Kısa vadeler de oluyor. Şöyle geri bildirimler geliyor. İşte bizimle iletişim kurmuyorlar. Doğru raporlama yapamıyorlar. işte doğru stratejiyi belirleyemiyorlar ya da bizim vizyonumuz, bizim bakış açımızla bakamıyorlar. Çünkü artık konu başta da dediğim gibi yani reklam aç kapat, raporlamanın çok dışına çıktı.

30:10

Ya onu yaptığın zaman bir yerde senin o verdiğin servis, o hizmet tıkanıyor. Şimdi biz de biraz şöyle görüyorduk hep dünyayı. İşte herkes analitik kaos gibidir. Herkes işte hype gibidir. Herkes bu yani daha entelektüel ajanslardır. Herkes işte Türkiye'deki bütün ajanslar böyledir gibi böyle bir bubble'ın içindeydik. Ama sonra gördük ki aslında bu saydığımız şirketler belki %5 ama %95 farklı hizmetler veren. Konya'da da ajans var. Bir butiye hizmet veriyor veya 100 butiye Trabzon'da da ajans var.

30:47

Bilmem ne sosyal medyası yapıyor. Afyon'da da var. Yani sana gelen müşteri profili de aslında kendi hani bölgesinden de aldığı hizmetten etkilenip de geliyor. Sen o adama gelip çok böyle üst level bir şeyler anlatmaya çalışıyorsun. Bir pricing veriyorsun. anlamıyor seni ve oraya getirmek de zaten çok zorlu oluyor. Çünkü şunun muhakemesini de yapamıyor. Çok parasal bakıyor zaten Türkiye'dekiler konuya. Yani doğrudan para ya şey gibi bak direkt şöyle bakıyor.

31:16

Ben diyor bir ajansa diyor 100.000 L veriyorum. Bunlar geldiler benden 300.000 L istiyorlar. Bu da Google Ads'te metada reklam açıp kapatıyor. bu da açıp kapatıyor. Ne vereceğim ya? diyor. Yani en ucuz kim açıp kapatıyorsa ona. O zaman bizim sektörün içine şunlar da giriyor. İki tane işte dijital pazarlama eğitimi almış. Biraz reklam açıp kapatabiliyor. 5.000 liraya açıp kapatıyor. Gidiyor ondan hizmet alıyor. Sonra geliyor fame kodan almaya çalışıyor.

31:42

Şimdi aynı şey olmadığını ve aynı hani dünyada olmadığımızı anlatmak çok zorlaşıyor ya da çok entelektüelmiş gibi görünen ajanslardan gelenler oluyor. Peki peki şeyi yaşadınız mı hiç? Atıyorum tam tersi yani bir ajansla çalışıyor atıyorum büyük bir ajansta ve inanılmaz paralara çalışmışlar ve sonra sizin girip a burada hiçbir şey yapılmamış ya da bu paralara bunlar mı yapıldı? Yani ucuzdan değil de pahalıdan böyle gelenler oldu mu hiç? Yoksa genelde hep ucuz mu?

32:13

Ya pahalıdan ve çok büyükten gelenler oldu. Zaten onlarda şöyle bir hikaye oluyor. Direkt merhaba diyorsun şikayete başlıyorlar. Ona da çok üzülüyorum bu arada. Yani sektördeki ajanslarla ilgili insanların verdiği feedback'lere de üzülüyorum. Hani sonuçta ben de o sektörün bir oyuncusuyum. Orada da şöyle muhabbetleri oluyor. Diyor ki 60 tane müşterisi var. 50 tane 40 tane müşterisi var. Benimle ilgilenemiyor diyor yeterince ya da vakit ayıramıyor istediğim kadar. orada da öyle bir problem çıkıyor.

32:44

Adam yani o ajans sahibini de anlıyorum ben. Adam belki utilize etmek için 40 tane 50 tane müşteriyi almak zorunda. Çünkü belki 100 kişiyi çalıştırıyor. orada da yine vakitsel bir problem oluyor gibi durumlar da yaşanıyor. Onlar da oldu ya. O yüzden biz işte şey kafasındayız. Çok büyük bir müşteri portföyü değil daha rafine bir müşteri portföyüyle saatsiz sınırsız bir hizmet verelim. İlgilenelim. H ve öyle ilerleyelim. Bizim hiçbir müşterimizle saat anlaşmamız yok bu arada.

33:15

Sınırsız bir şekilde bize yazabiliyor, bizimle görüşebiliyor. Hepsi de çok mutlu. Biz de mutluyuz bu arada. Çünkü hani kafamızı yastığa koyduğumuzda rahat uyuyoruz. Yani adama şey demiyoruz. Aman 3 saat sattım işte 3 saat bak ne olacaksa olsun. Olmadığı için biz o kafayı da biraz ilerletmek istiyoruz. Yani ayda ben işte 500.000 dolar kazanmayayım da 50.000 dolar kazanayım, 100.000 000 dolar pazayım, içim rahat olsun, yaptığım iş kaliteli olsun gibi bir kafadayız.

33:42

Zaten büyüyen seninle birlikte büyüyor. Yani çok da kendini öldürmeye gerek yok. Stres etmeye gerek diye düşünüyorum. Bilmiyorum. Tabii herkes başka bir kafa yaşıyor. Herkes biliyorsun. Tabii canım. Biraz böyle sektörde kafalar çok karışık, fiyatlama çok karışık, verilen hizmetler çok karışık. Ajans dünyası ile ilgili çok fazla kötü hikaye duyuyoruz biz Özgürün de dediği gibi son 6 aydır. Benim böyle hatırladığım, net hatırladığım ve böyle hani çok büyük problem olarak gördüğüm şey şuydu.

34:17

Ben bir ajansla anlaştım diyor müşteri 6 ay çalıştım. 6 ayda benim markamı bile anlayamadılar diyor. Şimdi şöyle oluyorsun. Nasıl yani? hani okey markanın realitesine adapte olmak, historical verisine bakmak, gelecekte markayı neler bekliyor vesaire bunları çalışmak tabii ki zaman istiyor ve belli bir zaman da istiyor. Bunun farkındayız ama iletişim probleminin bu kadar uzun sürmesi ve aşılamaması bizi şey noktasına götürüyor. Okey. Demek ki bazı ajanslar bazı clientları belli ve kısa periyotlar için alıyorlar.

34:48

Okey gelsin 3 ay 6 ay hizmet vereyim. Hızlı cashş para kazanayım. sonrasında giderse gitsin benim için problem yok. Bu mantıkta çalışıldığına da şahit olduk biz. Üst üste aynı ajanstan üç müşteri bize gelince aynı ay içinde ve şöyle olduk hani problem ne? Şimdi hepsi de farklı farklı problemler söylüyor. Tek bir problem yok. Hangi ajanstan geldiler onu da söyleyelim de sonra sen öldürmeyelim ya. Şu an sonra ben linçler söyle

35:20

Sen. Hayır ama şöyle yapacağız. Şöyle yapacağız. Sen söylerken ağzını bip diyeceğiz. Böyle bip diye sansürleyip orayı da orayı da kesip kesip teaser yapacağız. Böyle podcast böyle arkadaşlar. Söylemedik. Aynen işte şu ajans falan yani izlenme rekorları. Hooku çok iyi bir hook koydu şu an Berkay. Hani izlerler yani o hook. Sonra arkada Berkay'ın sesi işte o ajans. O ajans kim falan di sonra az sonra. Ama şey baş harfini falan söylesen ya da son harfini falan söylesen kesin anlaşılır.

35:58

Evet. Anlaşılır. Başını söylersem anlaşılır. Sonunu söylersem anlaşılan. Şu yüzden demişti çoğu ajansa hani aynı ya isim ve şey minvalinde. O yüzden öyle çok ajans var ya. Bu ajansın ismi çok unik. Sadece bu spoilerı vereyim. Kaç onu söyle. Kaç harf dur ekranda şey çıktı böyle adam şey şeyde vardı ya o Mehmet Ali abinin eski programında b çıkıyordu çeviri harfli harflere basılıyordu falan o çarkı felek çarkı felek çarkı felek ha teşekkür ederim ya bu arada ajanslar ben bazen ajansların isimlerini falan karışacağım çok benzer isimli ajanslar falan da var

36:37

Bu arada aklıma şey geldi o hani çarkı felekte böyle sürekli böyle her hafta başka bir manken o tarifleri çeviriyor. Ya orada da böyle biz çıkıp çevirsek ya oynaya oynaya gene Mehmet Ali Erbil falan var böyle amanın falan diyor böyle parmaktan sonra ama ajansın çıkıyor orada. Evet. Evet. Ne kadar krinç zamanlarmış hakikaten. Bak aklıma gelince ama şöyle bir toparlayayım Barış. Ajanslara da kızmamak gerekiyor. Şöyle bir şey de var.

37:06

İnsanlar da şöyle görüyor. Müşteriler ajansları sanki ben bir software'im. bir yazılımım ve iki tuşa basacağım. İşte metada çok böyle teknik bir şey yapacağım ve herkes zengin olacak, mutlu olacak. Seni şey zannediyorlar. Software zannediyor çoğu. Ben software ya bir de açıkçası bence şey çok var. Ajansları birbirine kırdırma mantığı da çok var. Yani geçenlerde hatta bir tane measure camp'te Türkiye'dekinde birçok ajans katılanıyla bunu konuştuk. Yani neden ajanslar birbirine düşman gibi?

37:40

Neden markaların ajanslara böyle davranılmasına izin veriliyor? Yani şunlar mesela bence çok ayıp. Biz ajansımızdan memnun değiliz. Ajansımıza söylemedik ama gelin siz hesaplarınıza bakın. Şimdi herkes bunu yapıyor ister istemez ve sen de ajans olarak gelip bunu bu sürecin içine dahil oluyorsun. Ama baktığın zaman çok unethical bir şey. Sonra şak diye o ayrılan ajansın hiçbir haberi olmuyor falan. Aa, ne oldu falan deniyor. Ya da işte hepimiz ajansı görmüşüzdür.

38:08

Random random bir anda bir'e yetki verilmesi isteniyor. A bizim şey amcaoğlu falan deniyor. Yani burada aslında tüm ajanslar bir işte duruş sergilese, herkes açık olsa bu konkurlardan tut da bu işte yetki verme, audit yaptırma falan hepsi çok daha farklı noktaya gidebilir. Burada da suçlu bence de ajanslar değil, markalar. Yani sen bir ajansla çalışacaksın. Neden 25 tane ajansı çarpıştırmak ihtiyacını duyuyorsun mesela? Seç ü tanesini konuş. Full açık bir süreç ilerlet.

38:43

Sonra da seç ilerle. Yani markalarda da markalarda da şey oluyor. Çok pardon Özgür. Şey, her sene mesela atıyorum A ajansı ile çalışıyoruz bu sene ve bir sonraki sene A ajansının maliyeti ile ilgili bir indirim yapılmadıysa kurumsal şirketlerde özellikle enterprise şirketlerde şöyle bir şey oluyor. bu ajans dışında başka ajans bakalım. Şimdi o satın alma, o işte dijital pazarlama ekibi ya biz bu ajansta çalışıyoruz. Devam edilimden ziyade bir anda hedefi şu oluyor.

39:15

Marketing bütçesini düşürmek. Ne yapacak? başka ajanslardan teklif alacak. Aynı anda 2ü ajanstan teklif almak zorunda ki satın almaya gitsin. Hal böyle olunca bir şirket bir ajansta bir bir seneden ik seneden daha fazla çalışmıyor. O yüzden böyle sürekli el değiştiriyor. El değiştire değiştire ne kadar fazla catet ne kadar fazla ajans el değiştirebilir ki zaten bahsettiğiniz gibi hep topu 5 tane 10 tane ajans var. Marketing ajansından bahsediyoruz bu arada.

39:42

Bir de genelde hani ajans deyince oyunculuk casting diye de anlaşılabiliyor. Bizim bu arada bahsettiğimiz şey normal marketing ajansı, dijital pazarlama ajansı. öyle olunca da yani bence biraz burada markalardaki yani marka taraflarındaki suçtan ziyade ya ekosistem maalesef böyle. Onu onu biraz böyle şey yapmak gerekiyor. Yadırgamamak lazım yani. Bir de ajansa suç atmak da kolay bence. Tabii kesinlikle kolay. Yani şey diye bir muhabbet vardı mesela işte farklı bir taraftan yönetimler neden yüz binlerce dolara McKinzie, BCG gibi firmalarla çalışıyor.

40:17

Şimdi yeni AI toolarıyla bu markaların sana sunduğu raporun aynısını alabiliyorsun. Neden almıyorlar diyordu. Birisi de şey yazmıştı. Burada şeyi kaçırıyorsunuz. Problem yani çözüm bu raporu almak değil. Çözüm bu yönetimsel kararlar verildikten sonra işler yolunda gitmezse suçlayacak birini bulabilmek. Şunu diyebilmek ya biz yaptık Coca-Cola'yızı biz yaptık ama McKinzie demişti olmadı. Onların suçu. Tamam bundan sonra BCG ile çalışalım. Yani aslında biraz o mantık da var daha ufak kapsamda yani.

40:53

A olmadı işte biz ajansımızdan memnun değiliz. Satışlar çok düştü. Yani o zaman bir şey bir şey yapsaydın hani pazarlamacı olarak da demek gerekiyor bence bazen. Yani böyle dediği gibi kimsenin tam olarak suçu değil ama birçok etken üst üste binince böyle garip bir ekosistem oluşabiliyor. Ya enteresan. Ben işte o yüzden şeye çok heyecanlanıyorum. Şimdi yapay zekanın hani daha otomasyon tarafı, agent tarafı da gelişecek ya hani bütün medya buying'i yapabilecek gibi bir stimulation var.

41:22

Hani o zaman ne olacak yani? O zaman da ne diyeceğiz? Samt'ın yüzünden işte şey oldu. Medya satın almalarımız pahalılaşt dedi. Yanlış oldu falan mı diyeceğiz yani o zaman bulunur birileri bulunur. Aynen. Hani siz nasıl siz nasıl kullanıyorsunuz? siz nasıl kullanıyorsunuz? Hem şirket olarak hem bireysel olarak yapay zekayı nasıl kullanıyorsunuz? Biz biraz daha kreatif tarafta kullanıyoruz bu arada. İçerik üretme tarafında çok fazla kullanıyoruz. İki, kendi fikirlerimizi hem kreatif hem stratejik fikirlerimizi utilize etmek için kullanıyoruz.

41:53

Hani bizim düşünmediğimiz bir bakış açısı var mı diye ama bunu sınırlı tutuyoruz içeride. Çünkü bunu ya fully buna fokus olduklarında Cemini kullandıklarında sürekli gerçekten bir beyin kızartma oluyor. Artık düşünemiyorlar. O kadar kreatif ve analitik her şey ona sorulmaya başlanıyor. O yüzden böyle çok hayati bir konu değilse yani üretkenlik çok duruyorsa gibi durumlarda yoğun kullanılıyor bizim tarafta. Ama yine hani %50 yapay zeka, %50 eski usul kendin öğrenip okuma, analiz etme.

42:25

Çünkü diğer türlü gerçekten işin içinden de çıkamıyoruz. Yani düşünsene yapay zeka oradaki konteksti bilmiyor. Benim ekip arkadaşım gidip yapay zekaya raporu yorumlatmış. Stratejiyi oraya çıkarmış ve gelip bunu müşteriye soruyor ve bir sonuç elde edecek. Sonuçta kime emanet artık belli değil ya. Biz kullanıyoruz ama böyle bir limitli kullanım hani fing Evet. bazı noktalarda sınırlıyoruz. Aynen sınırlıyoruz. herkese çok hadi kullan hadi böyle hadi yapay zeka demiyoruz çok. Bazen de çok basit işler hani el oyalayacak zaman alacak şeyler bir dosyayı düzeltme bir sheitteki verileri belli bir formata getirme gibi konularda da kullanabiliyoruz.

43:05

Yani ben biraz daha veri tarafında konumlandığım için ajansta biraz da hani veriyi düzenleme ya da işte elimi çok oyalayacak şeyleri mesela veriyorum ve yapay zekanın yapmasını istiyorum. Yani bazen çok basit şeylerde kullanıyoruz. bazen de Özgür'ün dediği gibi biraz daha kreatif, biraz daha strateji tarafında bakış açımızda farklı bir boyut gelebilir mi? Ya da bir kreatif fikir üretirken onu nasıl daha anlamlı hale getirebiliriz gibi noktalarda kullanıyoruz. Ama ben biraz daha şey ekipteki galiba yapay zeka en mesafeli kişiyim.

43:41

Boomerım biraz o konuda ama tabii ki hani çok uzun süredir kullanıyorum. farklı toolar da kullandım. Şimdiye kadar biraz daha mesafeli olan biri biri olarak daha basit işlerde daha böyle hani hızlı olması gereken şeylerde kullanıyorum ben. Biz vallah kırbaçlı kırbaçlıyoruz ya. Yani product tarafında işte yani business tarafında ortak işte coworkingler cloudla işte bir şeyi bağlayalım. Benim mesela not tuttuğum bir tane tool var işte obsidyen diye. Masaüstüe işte cloud'la onu bağladım.

44:12

Her gün çalışıp bana şey yapıyor. Bir CEO level bak geçen hafta şunu maddeyi yazmıştım. Tamamladın mı diye yazıyor işte. Ondan sonra linearla senkronize ettim. İşte şey yapıyor mesela bak bu taskı linearde açmıştı. Tamamlayıp tamamlamadığını kontrol et. Bir follow up etmen lazım diye her gün bana asistanmışım gibi yorum yazıyor gibi böyle böyle kendimce böyle sinir zinir projeleri yapıp böyle şey yapıyorum. Yani çok fazla kullanıyoruz biz aslında ama

44:41

Evet. Ama şey de değil böyle bir mesela şeye karşıyım ben de. Atıyorum mesela satış ekibi diyor ki bütün CRM işte oraya bağlayalım. Tamam. işte orada bir soru sora bir cevap şey yaparsın. Bir şey yapsın bir insan çıkarsın yani. Ya tamam da ya bir şeyi insanın yapması genelde şöyle anlaşılıyor ya. Edok edok bir iş yani el oyalayacak bir işi yaptırmakla senin stratejik olarak Minseny örneği gibi orada stresi yönetme, krizi yönetme ya da stratejik kararlar alma, analitik düşünme gibi şeylerde insanın yani insandan daha üst bir şey yok ya mantık olarak.

45:18

Şimdi insanlar onu karıştır, o dengeyi karıştırdıkları için işte yapay zeka işimizi elimizden alacak mı? Ya hayır abi yaptığın işi sen zaten doğru yapsan insan da senin elini işinden alır ki yani yapay zekaya kalsın yani o el oyalayıcı ooc işleri yapıp yani mesela atıyorum mail yazmak yerine hızlı böyle bir dictation'la ben mesela çok uzun mailleri çok güzel yazabiliyorum klavyeyle yazsam type yapıyorum mesela o benim vaktimi hızlandırıyor ve tamam ben burada kullanıyorum ama oturup bir şirketin başına koyamam ki ben yapay zekayı biz de böyle düşünüyoruz yani.

45:52

Bilmiyorum. Barış is Evet. Bizde birazcık böyle paranoyaklık var. Yani bir şeyleri bağlama konusunda çok Evet. hassasız. Böyle beş defa düşünüyoruz. Yani öyle bir şey de var. Evet. Yani onu onu kontrol et. Bunu elmin miyiz? Bakalım. Tekrar bakalım. Yoksa biz bizim genel kullan ya biz antropik daha çok kullanıyoruz. Open AI yerine ve Antropin zaten son 25 günde 22 tane falan feature çıktılar. Yani yetiş yetişebilirsen yok cowork çıktı yok application da çıktı şimdi ve yani telefondaki WhatsApp'tan tut slckini gmailini her şeyini bağlayabiliyorsun ve bu bizim için böyle şey hani biz bunu biz bunu bağlayamayız şu an hani imkanı yok her ne kadar böyle open bir startup olsak da hani artık bir noktadan sonra bizim değil müşterilerimizin veri gizliliği noktasına gidebilir diyor

46:45

Ama onun dışında Berkay'ın dediği gibi yani bizim bakış açımız böyle şey hayatımızı gerçekten kolaylaştırabilecek noktalarda kullanalım. Mesela nedir bizim için? Ekipteki herkesin kod yazabilmesini sağlaması bizim için bir avantaj. Herkesin böyle minik minik toolcuklar yapabilmesini işte scraping yapsın, site incelesin. Ya atıyorum mesela bizim satış ekibimizdeki birisi gidip ufak bir kod yazıp bir siteyi eklediğin zaman otomatik bir audit yaptırabilen bir tool yazabiliyor. Bizim için bu ideal kullanım casei.

47:15

Yani böyle kolaylıklar. Yoksa dediği gibi hani yani research yaptır ama o research'ten insın sana vermesin. Sana bir rapor çıkartsın onu oku yine sen incele dediğimiz bir yerdeyiz. ama zor bir durum bence herkes için. Yani ne noktaya kadar kullanacaksın? İşte Fatma'nınak yaklaşımını ve bakış açısını da anlıyorum. Hani biraz daha mesafeli olmak. Çünkü o loop'un içine girince bu sefer çok da vakit kaybediyorsun. Yani şey öğrendim, anladım, yaptım falan derken saatler geçiyor ve katma değeri çok düşük de olabiliyor falan filan.

47:45

Ya dengesini kurmak önemli. Yani çıktıyı da şey yapmak lazım. Hani çıktı doğru mu değil mi? Bunu analiz edebilecek kadar bir entelektüelliğe ulaşmış olman lazım. O konuda da hani çok iyi kullanıyorsun, çok iyi siar analizi yapıyor mesela. Ama sen anlayabiliyor musun gerçekten o verdiği çıktının ne kadar hani doğru olduğunu? Bir de Evet. kariyerinin başındaki kişiler için bizim ekipte de özellikle hani bunu çok konuşuyoruz. Doğrusunu biliyorsan yapay zekayı çok güzel bir araç olarak kullanabilirsin.

48:18

Ama doğrusunu bilmiyorsan, henüz o seviyede değilsen, tamamen kendini yapay zekanın çıktısını kabul etmeye yönelik hareket ettiğinde, öyle devam ettiğinde mutlaka hata yapıyor. Bu arada yapay zeka hangi tool kullanırsan kullan. biz biraz daha Open AI'ı artık kullanmıyor gibi bir şeyiz. Yani ekipte kimse de kullanmıyordur diye düşünüyorum. biraz daha geride kaldı çünkü rakipleri arasında bence orada hani Özgür'ün de dediği gibi o entelektüel seviyedeysen çok güzel utilize edebilirsin, çok güzel kullanabilirsin ama eğer o seviyede değilsen, yapay zekanın çıktısını sorgulamıyorsan, entelektüel seviyeyi de bırakalım sorgulamıyorsan orada problem başlıyor.

48:59

O yüzden bazı analizler, bazı raporlar, bazı detaylı böyle stratejilerde ben özellikle ekibe şunu söylüyorum. Bunu sizin yapmanızı istiyorum. Hani yapay zekadan yardım almadan yapmanızı istiyorum. Sonra hani istiyorsan geliştirmek için yine yapay zekadan destek alabilirsin. çünkü panellerde senin de erişimin var. Veriyi sen de görebiliyorsun ve tabii ki belli bir seviyeye geldikçe bunları da yorumlayabiliyorsun. O yüzden senden yorumlama bekliyorum gibi çok net böyle şeyler söylüyoruz ama hani şey tamamen karşı gibi de algılanmayayım.

49:31

Biraz yorumlarım oraya doğru gidiyor. Yapay zekaya karşı karşıyım dedi. Tamam. İkinci yapay zeka kullanmıyormuş. İkinci ikinci teaser çıktı arkadaşlar. Bir tanesi o ajansı bityeceğiz. Bir de Fatma yapay zekaya karşı. Tamam yani. iki tane malzeme çıktı. Sağ ol Fatma. Fko. Fco yapay zekaya inanmıyor mu? İnanmıyor mu? Ya siz bizi bitirmeye mi oynuyorsunuz şu an? Anlamadım. Daha yeni çıkt malzeme verdik. Bu böyle ol. ya bir şey söyleyeceğim. Gerçekten öyle.

50:08

Mesela şimdi biz işe alım sürecinde insanlara case stud atıyoruz ve yani CAS stud'lerin AI ile yapılacağını biliyoruz. O yüzden mesela şu an şey diye soruyoruz. Hangi AI tooların nasıl kullandığını yaz. Çünkü kullanma gibi beklentimiz yok. Ama bazen öyle bir şey oluyor ki mesela birisi geçen bir case yapmış bir tane funnel çıkartmış. Funneld'daki işte atıyorum reach out'tan demoya, demodan sucese ratiolar o kadar yüksek ki şeyi anlıyorsun ya bunu AI yazmış ve sen aday olarak hiç bakmamışsın bu rakam mantıklı mı diye.

50:42

O direkt mesela insanın böyle ağzına çok kötü bir tat bırakıyor. Yani çok büyük soru işareti yapıyor, yaratıyor. O yüzden dediğin gibi hani o kendin bakmalısın, kendin belişleri yazmalısın noktasını iyi gerçekten vermek lazım ekiplere, kişilere ve kendimize. Biz Özgürle son zamanlarda bir biraz yapay zeka psikozu konusuna da eğiliyoruz. Bu alanda okumalar yapıyoruz. Bir noktada konuşuruz da podcast'te muhtemelen ama yapay zekanın negatif yönüne yönüyle ilgili çok fazla data da okuyoruz.

51:17

Bazı araştırmalar da geliyor önümüze. Sadece burada önemli olan aslında bir noktada biz pazarlama bakış açısı dediğimiz şeyi geliştirmek için eleştirel düşünebiliyor olmamız gerekiyor. Ve fully yapay zeka dependent olduğunda bir kişi ya da bir kurum bu kuruma da yayılabiliyor. O noktada eleştirel düşünme seviyesi çok düşüyor ve bu da sizin işinizin kalitesini ve çıktısını doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla böyle bir olumsuz boyutu da olabiliyor. O yüzden hani hep böyle bir caution'la yaklaşmak gerekiyor diye düşünüyorum.

51:52

%100 katılıyorum. Peki Barış ben bir şeyi merak ediyorum sizin business'la ilgili. Şimdi hani konu hep şeye dönüyor ya işte mesela sağlığımla ilgili yapay zekadan bilgi alıyorum. İşte Apple Watch'uma bildirim düşüyor. İşte bugün stresli uyandım. Şöyle hissediyorum. Sonra alışveriş yapacağım. Yapay zekaya soruyorum. Sonra işte gideceğim grocery alışverişi yapacağım. Eve bir şeyler alacağım ona soruyorum. Ve bana şey gibi geliyor. Böyle yavaş yavaş dijital ayak izi kayboluyor. Çünkü bir makine, bir yani yapay zeka her şeyi toparlayıp sentezleyip sana ne yapman gerektiğini söylüyor.

52:28

Ha bu noktada da mesela şeyi düşünüyorum. Hani o zaman biz nasıl ölçümleyebileceğiz her şeyi? Hani bu dijital ayak izleri, o ayak izlerinden bir sentezleme yapan bir makine hani bize nasıl ölçtürtecek? Bizim alışveriş kararımızı etkileyecek çünkü. Çünkü ben o web sitesine girip almayacağım sonuçta. Hani direkt önüme getirecek. O yüzden böyle hani measurement dünyasında siz tabii daha çok etkinliklere vesaire katılıyorsunuz. Yani no click bir dünyada nasıl nasıl attribute edilecek falan gibi şeyler beni çok endişelendiriyor.

52:58

Hani bu yıl içerisinde çıkan update'lerden dolayı. Hani siz bir şey yapıyor musunuz onunla ilgili veya aslında o senin bildiğin gibi değil. Özgür gibi bir şey mi o? Berkay sen söylemek ister misin fikirlerini? ya orada güzel bir nokta. zamanda nerede bir yerde bahsetmiştim ben şey şeyden aslında yola çıkmıştı ya bir yüksek lisans tezi yazmıştım ben. Tezimin konusu tam olarak buydu mesela. Hep işte web sitesinden bir şeyi click edip ölçümüyoruz ama ortada kişisel veri ve işte yapay zekayı da bunun içerisine kattığımızda ortaya çıkan platform bambaşka yani tıklanma değil belki sesle ya da başka bir şeyle falan arkadaki veriyle şeyden yola çıkmıştım.

53:34

İşte mesela buzdolabının içerisini açıyorsun. Buzdolabında yumurta bittiyse abi buzdolabı internete bağlansın. Senin adına Amazon'dan yumurtayı sipariş etsin gibi bir şeye döneceği için aslında konseptte senin karar mekanizmanı ölçmek yerine tam tersi bir yeri ölçmek anlamlı olacak. Yani örnek veriyorum YouTube'dan kaç kişi video izledi diye baktığın zaman YouTube'un sunucularına bakıp oradaki countera bakıyorsun ya aynı mantıkta buradaki kısma bakacaksın. Yani Funnel'ın aslında ucu değişmiş olacak. Tıpkı yıllar içerisinde şeyi değiştiği gibi.

54:09

Ne derler? Gidişat değiştiği gibi. Şimdi hatta biz Hardal'da da yavaş yavaş onu implementate etmeye çalışıyoruz. O agentik AI'ların gelen işte referral'larını AI visibility ile birlikte h dashboardda gösterme. Hani eskiden şeyi ölçüyorduk ya şu anda da onu ölçüyoruz. Bir ürün Google Ads'te şu kadar satılmış, Facebook'tan şu kadar satılmış. Yanına şeyi de ekleyeceğiz. İşte open AI'dan gelenler şu kadar yanlış falan gibi. Ne kadar ne kadar agentik bot gelmiş gibi

54:35

Falan. H öyle olunca platform değişiyor yani sadece altyapı değişiyor. Nerelere gideceğine ilişkin de ben merakla bekliyorum açıkçası. Yani ben kolay adapte olabileceğimizi düşünüyorum. Yani şu anda tahayyül edemediğim vaziyetlere belki gelebilir. Biraz böyle scientifik, bilimsel iş bilim kurgu gibi gelen ama mesela işte çipler, nörolinkler, beyinle bilmem ne sinyaller falan artık yani muhakkak bir şey mejure edilecek, bir şey ölçülecek ama ne onu ölçeceğiz bilmiyorum. Ben heyecanla bekliyorum açıkçası.

55:07

Ya bir de şöyle bir şey var. O da bence kritik bir noktaya geliyor. Evet. Belli ürünler gerçekten satın alınması çok kolay ve o yüzden senin gerçekten işte chat GPT'in içerisinden satın aldığın çok fazla ürün olacak. Ama bir taraftan da bizim inancımız belli bir ürün grubu da o kadar kolay alınmıyor. Yani sen gerçekten sadece chat GPT ile konuşarak ürün satın almıyorsun hala. Yani hala fiziksel mağazalar var. Hala insanlar birbirine fikir sunuyor ve ticket size büyüdükçe bu lag de artarak devam ediyor.

55:37

Burada kullanıcının davranışı ne kadar değişecek? Bu daha kritik bizim gözümüzde. Çünkü evet yumurtayı chat GPT ile al. 10 dolarlık, 20 dolarlık, 30 dolarlık şeyleri chat GPT ile al. Fakat 500 dolarlık şeyi büyük ihtimal chat GBT ile tek konuşmanın üzerinden almayacaksın. O yüzden de orada bir de diğer tarafta Berkay'ın da söylediği gibi yani hem funnel değişiyor hem de bizim gözümüzde yeni bir medium daha giriyor. Yani omni channel mantığının içerisine aslında senin bunu bir ayrı bir ayrı bir channel olarak dahil etmen ve onun içerisinde yürütmen daha sağlıklı oluyor.

56:10

Eğer zaten bunu yakalayabilirsen yani adam mağazaya gitti, adam application indirdi, adam chat GPT'deki agentıyla inceledi gibi üçüncü bir kanal olarak dahil edebilirsek o zaman aslında kullanıcının journeysini de daha net oturtabileceğimize inanıyoruz. Bizim biraz daha bakış açımız diğerleri gitti tamamen oraya döndü değil o immer erge edip büyük bir kanıl haline gelecek. Çünkü hep onu gördük. Fiziksel mağazalar vardı. Web sitesi eklendi. Web sitesi trafiği çok ciddi arttı. Web sitesi trafiğin yanına application eklendi.

56:45

Application'ın trafiği daha da arttı. Şimdi aslında bir sonrakine gidiyoruz. Ha sonra sonra ne hale gelecek onu göreceğiz. İşin bence en kritik noktası ve en tehlikeli noktası çoğu ekip için first party data. Yani marketplace'ler mesela bunun çok iyi örneği. Birçok marka marketplacin işin içine girmesiyle first part datasına erişemez hale geldi. Bu yeni agentik dünyada first part data nerede konumlanacak, nasıl olacak? Bu bence çok çok kritik. Yoksa markaların elinden iyice güç alınmış halde bir yapı olacak gibi hissediyoruz.

57:15

Ama zaman zaman gösterecek yani buna adapta. Hepimiz biraz böyle davranış analizi üzerine hani gelişen transformasyona uğrayan şirketler haline geleceğiz gibi duruyor. Aynen öyle. Valla Black Black Mirror bölümleri gibi yani orada da bir bölüm vardı. İnanılmaz hoşuma gitmişti. Böyle beynine bir şey yapıyorlar falan. paid plana geçmesi gerekiyor ve kadın free planda kaldığı için mesela kocasıyla yatakta yatarken birdenbire işte kondom reklamı söylüyor ama farkında değil. Ona söyletiyor beyni falan.

57:44

İşte arabayla giderken bir şey alışveriş reklamı yapıyor. Kocası şikayet ediyor ya karım böyle şeyler söylüyor. Paid plana geçmeniz lazım. Free planda reklam var falan diye. Şimdi böyle şeyler olunca yani işin ölçümlemesine gelesiye kadar gelene kadar çok fazla bir şey olacak bence. Devamını da biraz daha böyle gıybet yaparız diye ben planlamıştım ama işte mesela burçlardan böyle bahset işte ortaklığı burçlara göre seçmek gibi böyle kafamda konular vardı ama isterseniz sizin podcast'tinize de bizi davet edersiniz bir ara çünkü barışla da geleceğiz şeye.

58:19

Ne derler? Türkiye'ye gelecek. O zaman hakikaten böyle fiziksel olarak bizi davet edin ya zorla böyle davet iade iz. Hayır diyorum biz davet hiç böyle söylemesek söylemesek çağırmayacaktın zaten yani. Bekliyorsun giymişsin, kuşanmışsın. Hemen zaten kendi podcastinize gideceksiniz buradan. Vallah son sözleri alalım isterseniz yavaştan da toparlayalım dilerseniz. Çok teşekkür ediyoruz katıldığınız için davetimizi kabul ettiğiniz için de ben son sözleri de size bırakayım. Konar kapalım. Vallah biz teşekkür ederiz.

58:51

Çok keyifliydi. Enerjim tavan yaptı. Vallahi çok böyle mutlu gideceğim şeye çekime. Güzel oldu. O zaman next şey bizim stüdyoda buluşuyoruz. Tarih birleyip diyelim. Çok teşekkürler tekrardan. Kendinize iyi bakın. Çok teşekkürler. Hoşça kalın. Görüşmek üzere. Bay bay. Bay bay. Yeah.