Bölümden çıkanlar
8 madde- Netflix daha hafif içerik istiyor ve izleyici düştüğü için aynı hikayeyi üç kez anlatıyor.
- Yapay zeka kullanımı konuşulduğundan çok daha dar. Sekiz milyar insanın çok azı gerçekten kullanıyor.
- Markalar API’leri yokken agentic commerce istiyor. Önce temel gelmek zorunda.
- Yapay zeka MVP’ye ulaşmayı hızlandırdı, bir ürünü kopyalamayı da aynı hızda kolaylaştırdı.
- Yazılımın maliyeti düştükçe değer, işi anlatmaya ve soft skill’lere kayıyor.
- OpenAI kendi araştırmasında halüsinasyonun tamamen giderilemeyeceğini yazdı.
- Modeller önündeki makineye taşınıyor. Apple, M5’i tam olarak bunun için optimize ettiğini duyurdu.
- Kurucu olmak için disruptive olmak şart değil. Şirket kurmak tek başına meşru bir hedef.
Ben uyumayacağım, tatile çıkmayacağım, hiç boş vakit harcamayacağım demek gibi bir şey. Çünkü o agentları birinin yönetmesi gerekiyor.
Konu başlıkları
23 başlık- 1:03Haber yorgunluğu ve kötü bilgiyle dolu bir akış
- 2:18Netflix’in içeriği dikkat süresine göre tasarlaması
- 3:12Odağı kaybetmek ve WhatsApp grupları
- 6:22Ozan Uysal katılıyor
- 7:19On beş yıl ve mobil uygulama işi
- 8:38Hâlâ yatırım yapmamış perakendeciler
- 10:14Türkiye e-ticareti nereye geldi
- 11:11CFO’lar neden tereddüt ediyor
- 12:23Yapay zeka kullanımı gerçekte ne kadar yaygın
- 13:23Yapay zeka trafiğini ölçen araçlar ve gerçek rakamlar
- 14:55FOMO ile başlatılan projeler
- 15:56Agentic commerce protokolleri
- 16:20API’si olmayan şirketlerin yapay zeka istemesi
- 18:11On beş yıl önceki startup problemleri
- 20:01Daha hızlı MVP, daha kolay kopya
- 22:59Sunum hazırlamanın teknik kurucunun işi olması
- 27:26OpenAI’ın halüsinasyon araştırması
- 28:21Agentları kim yönetecek
- 30:53Apple M5 ve yerelde çalışan modeller
- 33:27Girişimciliği romantize etmemek
- 38:34İlk fatura ve hâlâ heyecanlanmak
- 41:35Alman bürokrasisi ve bir uçak hikayesi
- 48:49LinkedIn linçleri ve insanların konuşma biçimi
Döküm
8.270 kelimeOtomatik altyazıdan çıkarıldı, o yüzden konuşmacı adı yok. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.
Evet, selamlar herkese. Merhabalar. Nasıl keyifler? Hiç konuşmamışçasına. İyiyiz ya. İyi olmaya çalışıyoruz diyelim. Hani gündem saat şey konuştuğumuz gibi hareketli her zamanki gibi. Hem ülkenin hem galiba hareketsiz olmadığı bir zaman olmayacak artık. Yakın bir gelecek hatta uzak gelecekte de gibi hissediyorum. Yani sürekli yeni bir olay kesin geliyor. Ya artık değil. Bundan önce de dediğin gibi yani hani şey ya ben hani çocukluğumu da hatırlıyorum. 90'larda yaşayanların da gündemi daha hareketsiz değildi.
Yani hani bu bölgenin gündemi bitmez zaten. Ama artık tabii biraz herhalde internetin ve mobil teknolojilerin de yayılımıyla hani her an her şeyin içindeyiz ya yani. Yani şey için söylemeyeyim de maşallah Tahran'a bomba düşüyor. Telefonuma mesaj geliyor. Sanki ben atmışım gibi. Yani inanılmaz bir şeyde yaşıyoruz. Adını haber alma çağı diyeyim artık. Ne derseniz ismine. Hani bilgi böyle üstünüze fışkırıyor ya. Böyle bir şey olamaz. O yüzden tabii gündem en azından algılarımız daha hızlı diyelim.
Aynen. Ben o tarafta direkt konuya girdik ama şey birazcık tabii ayrı bir yoruculuğu da var bence. O akan bilgi genel olarak böyle çok pozitif bir bilgi değil ya. Yani şey diye bir haber almıyorsun. İşte Malezya'da gerçekleşen iyi bir olay hakkında bilgi almıyorsun aslında. Yani sana ulaşan her bilgi bir devi daha negatif oluyor. O da bence ayrı bir yoruculuğu var. Hatta konuştum gidiyorum ama geçen bir arkadaşla konuşuyorduk.
Şimdi böyle Netflix gibi bir şeyle, producer'la aslında bir yapım şirketiyle proje yapacaklar ve Netflix'in çok detaylı araştırmaları var tabii ki yeni projelerine karar vermek için. Ve şöyle bir şey istiyorlarmış ya diyorlarmış ki eğer sen yani yapılacak projede herhangi bir kötü bir şeyden bahsetmeye başlıyorsan yani atıyorum bir bir dizinin bir yerinde bir kötülük oluyorsa direkt kullanıcı kaybetmeye başlıyormuşsun. Yani izleyicileri o noktada artık bırakıp çıkmaya başlıyormuş. İnsanların böyle bence negativiteye tahammülü iyice minimal halde.
O yüzden böyle daha lightweight diyeceğimiz böyle hafif güllük gülistanlık dizi istiyorlarmış insanlardan ki biraz daha insanlar izlesin diye. Ya ona bir ek belki aynı şeyden bahsediyoruz ama yanlış hatırlamıyorsam kimindi? M Damon'ın mıydı? Geçen öyle bir röportajı çıktı gene Netflix'in içerikleriyle ilgili. Ya eskiden diyor hani ana konuyu işte bir az verirdik en sonunda toparlardık. Hani insanlar 1 buç saat 2 saat neyse senaryo dizi şey film izlerdi diyor.
Şimdi diyor hani odak süreleri de o kadar çok düştü ki hani aynı hikayenin içinde üç kere vermek zorunda kalıyoruz ki kopmasınlar. Hani her dakikada bir bak bununla ilgili film, bununla ilgili film tadında alttan metni baştan baştan verip insanları olaydan koparmamaya çalışıyorlarmış diye bir şey vardı. Söyleşisi vardı. O sonra çok ilgmişti bana. Aynen. Yani dediğin gibi değişiyor tabii her şey değişiyor yani. İşte bu kadar çok uyaran olunca ister istemez ilgi süreleri de gidiyor.
Yani ben bundan çok şahsen muzdaribim. Yani şurada bir şey açıklıyor işte toplantıda bile hani konsantre olmakta bir fokuslanmakta zorlanıyorum artık ya. WhatsApp'tan bir şey geliyor, email'den bir şey geliyor, telefon çalıyor. Ya bitmiyor yani. Bitmiyor. Hani online olduğun zaman bir şekilde yani online olmaktan kasıt bağlı olmak belki hani öyle demek daha doğru. Sadece internete bağlı gibi düşünmemek lazım ya. Bitmiyor uyaranlar. Çok şey oldu. Hani işte e-ticaretçiler atıyor, telekomcular atıyor.
Anladın mı? SMSçiler atıyor. Herkes. Evet. Finansçılar diyor, kampanya diyor, işte haberler diyor. Böyle oldu, şöyle oldu falan. Arkadaşını arıyor WhatsApp'tan işte mimi gönderiyor, bir şey atıyor, gülmeni istiyor falan. Ondan sonra şeyde hakikaten çok acayip oldu. Ondan sonra ben bir de şeye çok üzülmüştüm. Hani böyle laf lafı açıyor. Konuyu siz toparlarsınız da ben artık gideceğim nereye götürüyorsa konuyu. Devam. Ondan sonra şey ya WhatsApp'ın iş dünyasına entegre olması beni yıkmıştı.
Onu hatırlıyorum. Y nasıl olduğu hatırlamıyorum. Bir 78 sene önce oldu böyle o hani iş gruplarını WhatsApp'ta kurmaya başladılar ya. Ya orada bittik biz ben size söyleyeyim ya. O hakikaten şey olmuştu. Eskiden böyle bir adı konulmamış bir kural vardı bana sorarsan. Hani işle ilgili şeyler böyle insanın telefonuna atılmaz. Çok yakın değilse gibi bir Aynen şey vardı. Mail atılır. Hah yaş. Aynen. Hani mail atılır ya da işte o ne o eski ben çok Microsoft dünyasını bilmiyorum da işte link mi öyle bir şeyleri var onların.
Ya da bizim so şey startup dünyası Slack var. Sle'i daha çok bilirsin. Oralardan konuşulurdu. Birisi o WhatsApp'ta o ilk grubu kurdu ya işle ilgili hızlı kararları buradan alalım diye. Mertlik bozuldu orada. Ondan sonrası çok kötü oldu herkes için. Ben bilmiyorum. O görüştü. Ben de şey şeyden bahsedeceksin sandım. business management API'dan falan böyle hani WhatsApp şeyi artık kafam kafam oraya o kadar gitti. Of yok oralara gelene kadar.
Tam tersi, tam tersi de. Aynen. Tam tersi yani benim Microsoft için de Teams Teams demek istedin galiba. Team Teams gibi falan. Kurumsalda çalışalı bir 15 yıl oldu da o dönemler link adı. O da vardı. ben ben şeyi diyeceğim. bu arada ya konu çok güzel bir yere gidiyor. Biz daha girizgah yapamadık ama bence bir isterseniz hemen bir girizgah yapalım. Netflix akışı gibi şimdi 15 dakika bir girmen lazım.
Bu konuşulacaksa 15 dakika sonra gene tekrar edeceksin. Bak bunu konuşuyorduk diye. Ve hatta şimdi şeye de hiç oda az evvel şey esprisini yaptım. Şimdi görüntü şey gidince işte 660'dan bağlanıyorsun falan gibi. Netflix'te de zaten artık görüntü yönetmenleri artık o kadar şey yapmışlar ki işte eskiden red kameralarla çekiliyordu. İşte görüntü yönetmenleri vardı bir şeyler vardı. Şimdi millet telefonla izliyorlar diye artık böyle hani karanlıklığına ya da başka bir şeylere artık çok dikkat etmemeye başlamışlar yani.
İşte o yüzden orada bir şey yapayım dedim. da çok böyle şey olmadı. Çok kötü yani o dikkat. O kadar hani dikkat tamam odak odak noktan az ama ya bari bir şeyler de kaliteli olsun. Neyse geleceğiz tekrardan konuya. Şimdi bu haftaki konuğumuz Ozan Uysal Epsent ekibinden. Ozan selamlar. Nasılsın? İyiyim sağ ol. Siz de iyisinizdir. Biz de bizler de bizler de iyiyiz inşallah. günün, haftanın daha doğrusu olumsuz haberleriyle böyle başlıyoruz ama artık yani şey yaptık.
Yadırgamıyoruz, alıştık. Nasıl gidiyor? Keyifler nasıl? Valla keyifler işte aslında girdik konuya. Çok hızlı girdik dediğin gibi yani iyi olmaya çalışıyoruz diyeyim yani. Ne kadar hani şey lafı var ya hani yıkılmadık ama ayakta da değiliz hani hani öyle herkesin şu an öyle etrafımızda ama yıkılmadı. şey yıkılmadım italik duruyorum diye bir söz daha. O da var. Doğru doğru. O da güzel. Çok güzel. Şey Micha Peki şey o zaman hani böyle yine izleyenlerin, dinleyenlerin diyeyim bilmesi için neler yapıyorsun, nelerle uğraşıyorsun?
Tabii tabii. Ya ben şeyden de biraz aslında bahsettik. Yani kurumsalda 15 yıldır çalışmıyorum. İşte o kurumsal firma Turkcell'di. Ondan sonra ben ilk kariyerime Turkcell'de başlamıştım. Daha sonra bu işte TÜBİTA şu anda Big adıyla bilinen eski adıyla 1512 girişimcilik Fonunun ilk kazananlarından. O dönemden beri hayatta olan sayılı şirketten biriyiz galiba. 34 şirket kalmışız hani TÜBİTAK sağ olsun her sene arar. biraz da korkuyla hani öldük mü kaldık mı sorar falan biz de hala devam ediyoruz deyince de böyle hani çok sevinirler sağ olsunlar.
Neyse işte o dönemden bu yana da ya mobil uygulama alanında hani fokuslanarak özellikle e-ticaret alanında uygulamalar geliştirerek başladık. Hani özellikle işte paraklerin e-ticaret kanallarına yayılması geçişinde oldukça fazla projelerimiz oldu. Hani birçok müşterilerimiz oldu. Hani Türkiye'nin en büyük işte ilk 20 parakendecisinin 15'iyle falan çalışmışızdır çok rahat. Birçoklarıyla da hala çalışıyoruz. Mesela mavi cinsle işte 10 yılı neredeyse şu an birlikteliğimiz oldu işte. Keza işte Boyner Groupla Bayman'le gerçi onlar ayrıldı bir 56 yıl önce ama onlarla hala çalışıyoruz ve hala daha da hani şeyden çok iş alıyoruz ya.
Özellikle bu gene işte ekonomi sıkışınca diyeyim hani bazı perakendeler hala buraya tam yatırım yapmamış perakendeler ya inanması zor ama var. Dolayısıyla onlar da hani bir ya satan nasıl satıyor arkadaş şeklinde bir bakış açısıyla hala geliyorlar. Hani bize ya da işte şeylerimize, rakiplerimize geliyorlar. Hala bu konuda yatırımlar devam ediyor. Ha eskisi gibi değil tabii. Yani özellikle şeyde bu ekonomik durumların biraz nasıl diyeyim bozulmasıyla diyelim hani şey konuşalım daha genel konuşalım.
Eski bütçeler yok. Hani yatırımları tabii yapmakta ya da karar almakta zorlanıyorlar. Hani onu biz de görüyoruz piyasadan. Yani bir firmayla konuşuyorsunuz, görüşüyorsunuz. Ondan sonra ama işte 6 ay sonra karar veriliyor, bir sene sonra karar veriliyor. Proje raf'a kalkıyor, difrize kalkıyor, geri geliyor size. Sonra bir daha konuşuluyor, bir daha şey oluyor. Böyle bir şey var. Yani onu çok duyuyorum bu arada. Hani sadece bizim için değil de çeşitli sektörlerden çeşitli arkadaşlarla konuşuyorum.
Yani yazılımın ve işte bizim IT sektörünün dışındakilerde de aynı dertler var. Böyle bazen işte bir boşluğa konuşma oluyor. Yani bir işte şey gibi oluyor biraz. Hani denize böyle bir şişe atıyoruz. acaba geri gelir mi gibi oluyor bazı projeler. Ha geliyor da bu arada şey değil ama nedense öyle bir şey iştahsızlığı var. Yani herkes şeyin farkında. bana sorarsanız yani benim güncel piyasada gördüğüm yani bir proje yapması lazım insanların.
Çünkü neticede Türkiye çok dinamik bir ülke. Yani 100 milyon kadar oldu nüfus bildiğim kadarıyla. Son resmi rakamlar 90 küsur da hani o ilerlediğini de varsayarak 100 milyonluk bir ülke ve yani şeyi de iyi gelirleri de iyi yani İspanya'yı yakalamış hatta geçeceği projeksiyonları var. Hani İspanya gibi bir Avrupa Birliği ülkesini şeyde yakalamış bir şeyden bahsediyoruz. Nasıl diyeyim? Hiçbir birliğe üye olmayan bir ülkeden bahsediyoruz. Hani tek başına bunları başarmış.
Dolayısıyla Türkiye şey bir ülke değil. hani biz bir işte atıyorum ik sene ara verelim işte yatırım yapmayalım bir şey yapmayalım sattığımızla yetinelim ülkesi değil yani orada bir yatırımı kestiğiniz zaman ister istemez geri kalıyorsunuz hani bu dijitalde olsun normal iş olsun operasyon olsun her şeyde geçerli birimde geçerli ama bir yandan da şey tabii korkuyorlar yani ben işte çeşitli firmaların şimdi burada marka adı vermeyeyim ya da şey vermeyeyim şirket adı vermeyeyim ama CFO'larla görüştüğümüzde de açıkçası yatırım yapmakta biraz korkuyorlar yani elleri çok artık eskisi gibi rahat git Ondan sonra o yüzden de işte orta yollar bulunmaya çalışılıyor.
Y biz orada şey yaptık hani absent'e geri dönersem işte son 5 senede falan finans sektöründe de varız. Hani kendimize alternatif sektör yaratıp orada şey yaptık. İşte yurt dışına ihracat yaptık. Gerçi orada hani biliyorsunuz dolar kurları, Türkiye'nin aşırı pahalılaşması özellikle yazılım alanında development gücü kaynağı alanında çok pahalılaşması maalesef önümüzü kesiyor. Ondan sonra bir de işte bu sene içinde hani e-ticaret tarafında özellikle bizim işte perakende e-ticaret bağını sağladığımız noktalarda hani çeşitli white label ürünler geliştirip biraz işte orada dediğim gibi yani maliyetlerini düşürüp firmaların dijitale geçişlerini kolaylaştıracak bir takım ürünler geliştiriyoruz.
Geliştirdik. Hatta bir tanesini bu ay piyasaya sunacağız. Özellikle Shopify kullanan ya da kullanmayı düşünen firmalar için. Dolayısıyla o şekilde yani bizim de bir şekilde gidiyoruz dediğim gibi. Ondan sonra ilerliyoruz. Hayat devam ediyor. Ya dijital sektörde durmuyor. Hani hep bir eğlenecek yeni bir şey var. İşte şimdi bir yapay zeka furyası gidiyor. Hani o zaten konuş konuş bitmez zaten. İnsanlar da konuşa konuşa bitiremiyor. Ondan sonra ama o biraz şey üzerinden gidiyor maalesef.
Son en azından bir çıktığından beri belki de Homo üzerinden hep satıyorlar E'yı ama bence yanlış satılıyor. Yani o anlamda yanlış satılıyor. Yani seni öldürecek sen zaten bittin, senin hiç şansın yoktu falan gibi bir satış pazarlama şeyi üzerinden gidiyor Halbuki öyle bir dünya da yok aslında. Yani adaptasyon verilerine falan da baktığınız zaman daha o yani 8 milyar insan var dünyada 30 milyonu kullanmış. Yani hani AI daha yok aslında hani tamam ciddi yatırımlar var, ciddi şeyler var ama
İnterneti interneti olmayan ülke var ya tab yani internet erişimi olmayan, elektrik erişimi olmayan daha ya çok uzağa gitmeye de gerek yok yani. Güneyimize biraz baktığınızda hani ben ülke adı da söylemeyeyim de haritayı alın elinize bakın. Yok yani hani çok böyle Afrikalara bilmem nelere gitmeye gerek yok yani. Dolayısıyla hani öyle bir ben işte bu A'ın FOMO üzerinden anlatılmasına çok karşıyım ya aslında. Aı şey hani bir dost yani tamam mı?
Hani şey gibi çünkü bu yani tren icat olunca faytoncular ölmedi hani anladın mı? Şekil değiştirdi insanlar yaşamaya devam ettiler. O kadar da böyle işte öldük bittik mahvolduk modlarına sokmalı insanların bir anlamı yok. Sonra neyse ben gt hızlı gittim. Yok yok yani o meslek toparlamayı ya açıkçası çok birçok şeyden bahsettin ama böyle en son söylediğine girecek olursak mesela bizim sektörde de şey çok var şu an işte sonuçta biz de böyle işin analytics veri ölçümleme tarafında yer aldığımız için şimdi gelen trafiği işte AI trafiği ölçen toolar çıktı işte agentic AI ya da işte AI analytics falan deniliyor.
Şimdi bu mesela çok yükselişte fakat şunu insanlar bazen bence yakalayamıyor. Yani öyle bir davranılıyor ki sanki dünyanın %90'ı chat GPT üzerinden artık agentik bir şekilde aksiyon alıyor da satın alma yapıyor da bunun analitiksine ihtiyacımız var gibi bir hal aldı. Tabii insanlar soruyor işte böyle özellikle işin yatırım, VC bilmem ne tarafları böyle burada kapışıyor ama sonra biz dönüp bakıyoruz mesela işte müşterilerimizin böyle genel trafik raporlarına böyle makro seviyede yani %45'in altında hala bir elemden gelen trafikten bahsediyoruz.
Ama dönüp baksan tool sayısına, insanların yaptığı case sayısına baksan sanki o şirketi bir sonraki levela çıkartan bir çözüm gibi lanse ediliyor ve dediğin gibi tamamıyla bir FOMO. Biz AI'ımızı ölçüyoruz, siz AI ölçüyor musunuz gibi bir noktaya gidiyor. Bence bu ilk başta söylediğin şeye de çok dokunuyor. Yani insanlar bir şey yapmalıyıza da çok bağlı. Yani hem kariyeri anlamında hem işte bonusunu alabilmek için hem o şirket var olabilmek için sürekli böyle bir ya biz bir proje yapmamız lazım yoksa mahvolğız, geri kalacağız gibi bir endişe kesinlikle var bence o tarafta.
Bu da artarak da devam ediyor. FOMOla hareket ediyor çoğu insan. Şeyde görüyorum mesela e-ticarette çok hani biz de e-ticaretle alakalı olduğumuz için. Ondan sonra çok güzel konu söyledin. Yani sanki böyle hani herkes AI'da şu anda da hani daha durun abi yani gerçekten hani daha bir mevcut sisteme bir entegre edin. Bir en azından ya şeyi bile görüyoruz biz mesela en basiti chatpot hikayesini ya chatptotlar bile daha hani rule based çoğu firmanın ondan sonra akışlarını şeylerini ara ara kontrol ediyor.
Bakıyorum ne oldu ne bitti falan. Hemen işte şey diyor işte bana o ne? Ondan sonra bu mu bu mu işte seçiyorsun bu mu bu mu seçiyorsun bu mu bu. daha oralardasınız. Sakin olun yani. Hemen bir şey satalım, edelim. Bu işte şeyi biliyorsunuz iki tarafta hani hem Google hem şey dinin adını Open Aı bu e-ticarette full entegrasyon için çeşitli protokoller duyurdu. Adını unuttum şimdi. ACP'di galiba. Neyse çok kritik değil de işte Open AI'ın ki özellikle çok konuşuldu.
Hani Shopify'la entegre olacak hani direkt ürünler önerecek falan. Hani daha Amerika'da sadece başladı. Yani burada mesela Türkiye'ye gelse ya Türkiye'de daha hala da şey problemi var. Yani biz hangi altyapıyı seçelim, nasıl ilerleyelim, nasıl şey olalım falan. Aynen. Ha biz bile mobil uygulama geliştireceğiz diye beklenti, istek oluşuyor bize firmalarda. Gidiyoruz firmalara ya daha adamın bir API'ı yok. Firmanın daha bir AP'ı, bir şeyi yok. Ya da işte o kullandığı hazır ürün dışarıya data açmıyor.
Sen daha bunlar yokken ne e-ayından bahsediyorsun? Hani sen önce bir müşteriye şunu bir düzgün sun ondan sonra conversion rate bir klasik şey de anlat ya. Gören de dediğin gibi yani herkesin cebinde Open AI herkes şeyi falan kullanmış. işte Apple intelligence ya şeydeki ya da iPhone'daki onları kurmuş bitirmiş hani harıl arıl arıyor da ürünleri bulamıyor gibi lanse peki şeyi merak ediyorum ya şimdi orada ilk başta güzel bir noktaya dokundun yine.
Yani böyle uzun senelerdir aslında bu startup dünyasının içindesin. tabii ki işte FOMO'dan bahsettik, AI'dan bahsettik ama böyle 15 sene önceki ya da işte o senelerdeki böyle bir startup dünyası işte founderlar versus bugüne baktığımız zaman var mı gördüğün farklılıklar? Ya bence şöyle söyleyeyim size. Ben bir de tabii teknik kökenli bir şeyim, founderum. onu da söylemek lazım. Ben eskiden işte iOS developer'dım. Eski çalışmışte Turkcell zaten ismini de söyledik.
Orada işte hani o dönem daha o kavramlar çok yoktu da işte full stack development'a doğru kaydım. Hani backent tarafında da işte çeşitli teknolojilerde yazılım yapıyorduk. İşte veri tabanları bilmem ne hepsine bir şekilde ulaşmak zorunda kaldık. Ya şu anda gördüğüm verim şöyle bir müthiş fırsat var. Özellikle hani teknik şeyler için, founderlar için. Ondan sonra yazılımın maliyeti çok düşmüş durumda. Şu anlamda söylüyorum. Bir startupsanız tamam mı? Ya ilk günden atıyorum bir marka söylüyorum ben.
Trend yol diyelim. Hani trend yol gibi e-ticaret problemlerine yaklaşmanız gerekmez. Yani kapıda 5 milyon kullanıcı yoktur ya da işte atıyorum işte scaling problemlerin yoktur ya da işte network düşmüyordur ya da ne bileyim işte AWS ya da işte hangi cloud'u kullanıyorsan. Bu arada marka söylüyorum ben habire ama inşallah başımız bela girmez. Hani öyle bir şey biz kes biz keseriz onları ya. çıkıyormuşum şey ondan sonra ya işte cloud faturanız işte 100.000 dolar falan gelmez yani neticede sizin startupken şey yapmanız gereken bir MVP'dir.
Yani bir MVP'ye ya da belki bir demo yapıyorsanız POC'ye ulaşmaktır. Orada da kullanıcıyı ikna edersiniz, şey yaparsınız ve şu anda bunlar böyle nasıl diyeyim? Yani hafta sonu oturup hani chatbot demosu falan yapabiliyorsun kapsamlı böyle içinde yapay zekası el elemi, rugı falan olan ondan sonra şeyleri böyle. Ya bu mesela beni şu anda biz hani firma olarak bile hani bir yere gittiğimizde ya şu her zaman zordur dijital şirketler için ya ben onu 13 senedir yaşıyorum.
Yani karşınızdaki özellikle mevzuya çok hakim değilse ya da sektörün dışındaysa ona bir şey anlatma. Çünkü soyut bir şeyi somuta çekip anlatmanız gerekli. Ya sizin işte mesela yani hani konunun içinde olmayan birini anlatmak için çok zordur. Ondan sonra şey yani işte bunu analiz ed analizde niye analiz ediyorsunuz? O ne? Hani data nasıl geliyor falan ama şu anda yani prototipik geliştirmenin maliyeti o kadar düştü ki ondan sonra ya senin bir fikrin mi var?
Nasıl bir şey görünce gör pat hani gece yazarsın yani inanılmaz. Kodex'i yükle, anlat. Hani çok güzel bir şekilde hani well defined bir şey hazırla. Doküman hazırla ver şeye adını Aayı artık hangisini kullanıyorsun işte cloue mi, Cemil mi ne fark etmez. O da fark etmez yani. Hepsi belli bir şeyi açtığı için, eşiği açtığı için çat diyelim demo. Ya bu muhteşem bir şey startup'lar için özellik yani çok çok ucuz maliyetlere.
Çünkü hep startuplar yani son 15 senedir bize de gelen çok hatta birçoğuna da destek verdik biz. hatta işte ortağı olduğumuz birkaç startup da var hani şeyde güzel de gidiyorlar. İnşallah daha da iyi gidecekler. Ya onların temel problemi hatırlıyorum işte bir MVP'ye ulaşmaya çalışıyor. Hatta POC'ye ulaşmaya çalışıyor. minimum 2 aydan açıyorsun dükkanı. Çünkü neden? İşte mobil uygulama istiyor, bir backend istiyor, bir bir şey istiyor. Bunların maliyeti var ya da işte şeyi var.
Çok kompleks şerler olmamasına rağmen bir de şu hep var yani hani ya tutarsa gene bir altyapı kaldırmalı ya sistemi hani çok da hızlı giderse o problemler biraz şey oldu gitti yani. Ondan sonra böyle bir ne bileyim senyorums ya da senyör birini alıp hani o sistemi nasıl diyeyim kurmayı bilen ama zaman ya da ekip yok noksanlığından kuramayan birini bulup Ondan sonra bu Aentlar'larla çok hızlı bir MVP'ye ulaşabilirsiniz ki bence bu startuplar için çok değerli bir şey.
Benim oradaki en temel yani %100 katılıyorum. Böyle şey gibi hissediyorum. Bilmiyorum Berkay sen ne düşünüyorsun? Yine sen de bana göre daha teknik bir hakkısın. İşin yani teknik kısmı kolaylaştıkça aslında bir taraftan da diğer bacaklarının önemi artıyor gibi hissediyorum. Yani eskiden mesela şey çok daha zordu. Hani senin gerçekten kafandaki ürünü yapabilmek için Evet. doğru ekibi kurman gerekiyordu. Daha çok vakit alıyordu. Bu aslında bir aslında bariyerdi. Yani gerçekten bu yola baş koymuş insanlar diyeceğim işte bütçesi olan insanlar yapabiliyorken.
Şimdi bunlar gittiği için ortalıkta da çok fazla tool var. bu da şeye getiriyor bence. Özellikle kullanıcı tarafından yani hangisini kullanacağım? Neden A ürünü kullanmalıyım da işte ona çok benzeyen B'yi kullanmamalıyım? Ya da diyelim ki sen bir ürün yaptın ve gerçekten çok iyi bir fit, çok iyi bir scale'ı var ama artık o ürünün yapıl yani kopyalanması da çok kolay ya aslında. Senin ürününü kopyalayıp senden daha iyi bir pazarlama satış yapabilen, daha iyi paketleyebilen biri senden daha başarılı olabiliyor gibi böyle bir hale geldi.
Çünkü senin o teknik avantajın eskisi kadar yok. Bu da böyle şeyi düşündürüyor bende. Yani bunun sonu nereye doğru gidecek acaba? Daha mı farklı bir alana doğru skiller kayacak? Teknik bir founder için bir taraftan avantajlı mı? Bir taraftan da hiç teknik olmadığı skill setleri mi öğrenmeli bu yarışta kalabilmeli gibi bir sorunsal doğuyor benim için kafamda en azından. Yook. Doğru. Ama ben yani şeyi biraz öngörüyorum açıkçası. Yani işte development'ın dediğim gibi maliyeti düşecek.
Hani şeyi de düşecek. Nasıl diyeyim? Tırnak içinde işte elde edilen kazançlar da ister istemez düşecek. Hani çünkü ya bu biraz şey gibi işte bizim şu anda hani developmenta sanayi devrimi yaşanıyor gibi düşünebilirsin. Yani terziler yok mu? Var hala var. Eğer kendini hani otursun kıyafet istiyorsan sen hani git terziye diktir. Kimse bir şey demiyor. Ben kendim dikiyorum vallahi bu arada. Tamam yani abi onu da dikebilirsin bu. Tamam mı?
Bak aslında yani olay şey ya zamanını nasıl kullanmak istediğinle alakalı ya. Yani piti abi şablonu Chat şablonu çıkart diyorum işte ölçülere göre bir tane Ghost of Ghost of Şişima diye bir oyun var abi onun şeyleri Japonla eski samuray gömlekleri inanılmaz hoş. Böyle evde giymelik böyle kendimce bir şeyler yapıyorum. Böyle kötü olması hiç önemli değil ama o kafa o kadar dağıtıyor ki böyle dikiş yaparken falan. Abi şey teknik founding kısmında ben de çok kritik bir noktaya değinmek isterim.
Benim vaktimin neredeyse son böyle 6 aydır falan vaktimin büyük bir çoğunluğu yani ürün bir yere o eriştikten sonra işte o APC MVP safhasını geçtikten sonra vaktimin çok büyük bir kısmı Barış'ın dediği gibi mesela benim o teknik founding kısmımın büyük bir kısmı sunum hazırlamakta geçiyor. Mesela Figma'da ben o teknik olarak ortaya koyduğumuz bir şeyi insanlara nasıl anlatırızın üzerine kafa yormaya çalışıyorum. Eskiden mesela Evet. Startup'lar için yazılım geliştirmenin maliyeti çok azaldı.
Codex'te hızlı bir şekilde bir MVP çıkartıyorsun. Cloud'la bağlıyorsun falan ama işte onun insanlara aktarımı soyut olan bir şeyi insanların zihninde o marketing noh howıyile birlikte aktarma süresi bence biraz daha uzadı. Yani o şey azalırken ürünün ortaya çıkar. Evet bir gecede çıkardın ama neye derman oluyorsun? Ne yapıyorsun? Bu işin nedenselliği nedir? Karşı tarafa bunu nasıl ambalajlıyorsun, nasıl aktarıyorsun kısmı bu hızdan dolayı insanlardaki o soft skill düştüğü için bence ikisi de daha kötü gidecek.
Hani biz en azından işte o kurumsal hiyerarşi, ajans kültüründen geldiğimiz için bir noktada insanlarla içli dışlıyız. Ama şimdi yeni jenerasyon da bu sefer evet bir gecede MVP yazdım deyip abi ıbinator'ın karşısına çıktığı zaman ya da oradan bir yerden yatırım aldığı zaman afallıyor. Müşterilerle nasıl iletişime kurması gerektiğini bilmezse orada çuvallayacak. siz şimdi biraz daha böyle bankalarla daha çok çalışıyorsunuz, kurumsal şirketlerle çalışıyorsunuz falan. Benim burada hani bu yazılımın maliyetinin düşmesiyle birlikte o birebir face to face iletişim ya da o soft skill ya da işte o founding ve teknik dilemma arasında böyle nasıl bir şey görüyorsun ilerleyen zamanlarda nasıl olacak sence?
Vallahi yani onu açıkçası ben de düşünüyorum ya. Şey tarafında çok bir şey değişmez bu arada. Ben hani tam işte herkes diyor ya solo founderlar devri geliyor falan filan. Ya bence gelmiyor tamam mı ya? Çünkü zaman hala daha bir problem yani o demin mesela işte tam şey örneğini çok güzel verdin. Hani ben kendim dikiyorum vesaire falan filan. Ya dikiyorsun da işte herkes dikemiyor ya da dikmek istemiyor. Çünkü o vaktinde mesela başkası sinemaya gitmek ister, başkası kitap okumak ister.
Başka biri atıyorum ahşap oymak ister. Hani o tamamen zamanın yönetimiyle ilgili bir şey ya. Ondan sonra ya bu şey için de geçerli. Tamam. Ne kadar agentlar bilmem neler geliştiriyor olsa da o da bir zamandır ve bir konsantrasyondur. Bu arada şeyde bir değişim olmadı. Yani senin gene o sistemi nasıl yapılacağını bilmen gerekiyor. Ondan sonra yani sadece oradaki süreç hızlandı. Hani sen yazmıyorsun da bilgisayar kendi kendine yazıyor. Sen en son kontrolör gibi takılıyorsun.
Anlatabiliyor muyum? Ondan sonra ama ya dolayısıyla hala daha birilerinin işte atıyorum vergileri takip etmesi gerekiyor. Birinin işte müşterileri takip etmesi gerekiyor. Birinin sunumlara gitmesi gerekiyor vesaire vesaire. Ha tamam sen bunları agentlarla mı yaparsın? İşte başka yanına seninle beraber yürüyecek yol arkadaşları diyelim mi bulursun? Ondan sonra hani bu bodrolu da olabilir bu arkadaşlar hisseli de olabilir fark etmez. Ya da işte kendin mi koşarsın tek başına? İş belli bir büyüklükte kalsın.
Ben kendi çapımda döneyim bu köşede mi dersin. Onlar tabii sana kalmış ama neticede dediğin gibi yani bunları yapabiliyor olmak yani o ability tarafı hala şey masada ve yani agentlar işte dediğim gibi bunu çözmüyor. Yani agent sana şey demiyor. Gel şuna da bak gel ben sana buraları kım falan. Ya sen bir şey söylemezsen adam söylemiyor. Mesela daha demin işte sizle gelmeden önce bir kendi kendime bir kod deniyordum.
Ya tamamen alüsinasyon görmüş. Aa pardon o fonksiyon yoktu. Ben onu uydurdum diyor bana. Tamam mı? Hoppa. dedim. Ben de ben de yani yeni teknolojiler denemeye çalışıyorum. dedim birader uydurmayaydın yani hani şunu yapaydın çok basit bir şeydin. Ve şimdi çok yeni Open AI bir araştırma yayınladı. bayağı da ilginç yani şey diyorlar. Ne kadar gelişirse gelişsin sistem halüsinasyonun önüne geçilemeyeceğine dair bir çalışma yayınladılar. Yani böyle teknoloji çok ileri gitti.
Bu yapay zekalar inanılmaz bir noktaya gitti. Artık halüsinasyon olmayacak gibi bir dünya olmayacak gibi duruyor. Mesela şu an son o çalışmaya göre. Bu da zaten dediğin gibi bir şey noktasına da geliyor. Yani her şeyi agentik bir dünyaya getirsen bile ya da mesela biraz önce söylediğin o solo founder işte hatta bu Cloud Bot ilk solo founder mı oldu falan filan gibi dünya var. Şeye çok iyi bir örnek bence.
Yani solo bir kişi olarak hatta iki kişi olarak bir şirketi tamamen götürmek ve bunu yıllarca yapmak bence imkansız. Çünkü şey demek gibi bir şey. Ben uyumayacağım, ben tatile çıkmayacağım. Ben hiç boş vakit harcamayacağım. Çünkü o agentları birinin yönetmesi gerekiyor. Yine bir günün sonunda bir dediğin gibi kontrolör mekanizması olması gerekiyor. Ve bu bence şu anki o daha hızlı daha hızlı gitmenin de verdiği bir ilüzyon var. Yani hani
Çok daha fazla iş yaptığını sanıyorsun ama geçmiş döneme baktığın zaman aslında şeyi çok net görebiliyorsun. Yani inanılmaz fazla iş çıkarmış insanların aslında gün içerisinde ne kadar az çalıştığını da görüyorsun. Yani hani vaktini nasıl daha kaliteli geçirdiğini vesaire. Biz daha tam tersi böyle 100 tane ekrana bakan günümüzde aynı zamanda 5 iş yapmaya çalışıp aslında çıktısı çok daha minimal olan bir tarafa doğru gidiyoruz. Agentlarda bence de bu işin a evet çözümü budur diyeceğimiz bir noktada değil.
Yani şimdi en kritik başlıklarında hala eksikler eksik almaya devam edecekler gibi duruyor. Aynen öyle. Yani işte bilmiyorum tabii yapay zeka büyük bir kırılım ya. Halüsinasyon konusunda tabii şey var işte bu hani bunların temeli Transformer diye bir teknoloji ya. Ondan sonra o işte meşhur 2018'deki makale zaten ona bakarsan işte şeyin değişmesi lazım halinasyon. Şimdi o temel teknolojinin üstünün üstüne gidiyorlar sürekli. Ya o halüstinasyon zaten o işin temelinde var yani yapacak bir şey yok dediğin gibi.
Yani istesen de aşamıyorsun ya. Orada herhalde şey olacak yani birisi başka birisi bir makale yazacak ya da bir sistem bulacak onun üzerine bu sefer herkes atlayacak. Ondan sonra ya ben orada zaten şeyi de görüyorum biraz açıkçası. Geçen bir arkadaşla konuşuyorduk da yani yavaş yavaş işte bu şeylerde de şimdi ilk tabii başta büyük süper modeller üzerine gittiler. İşte Open Aaydı bilmem neydi şey yaptı. Hani şimdi Çinliler daha böyle işte small language models dedikleri ondan sonra şeylere gidiyor ya daha böyle mikro düzeyde atıyorum işte 3 GB'lık ya da 1 GB'lık hatta telefonda bile çalışacak kadar tırnak içinde büyük ama küçük modellerin hani başarılarını şeylerle kıyaslıyorlar.
İşte daha eski GPT4 4,5 falan gibi modellerle ve hakikaten hani onlara yakın hatta çoğu zaman geçen başarılar elde ediyorlar. Yani biraz şeye de doğru da gidiyor bu iş. Yani bu işte en son Apple M5 işlemcisini duyurdu. Direkt eleme optimize etmiş. Yani hani hakikaten şeyle özellikle o ne o 20 tane mi ne GPU vardı 20 versus 40 galiba GPU vardı son duyurduğu işlemcide. Ben etkileyemedim bu savaştan dolayı.
Biraz dikkatim savaşa kaydı da. Ondan sonra ya baktığın zaman bunlar bir de şeyde de dehşet gelişmeler. Yani artık pek cloud'a da ihtiyaç duymadan hani lokalimizde işte bu bilgisayarımızda şeyimizde zaten yapay zekayı yanımıza taşıyacağız. Ben hatta şeyi de görüyorum işte geçen birisi şey yapmış Anadolu bir firmaydı yanlış hatırlamıyorsam direkt donanıma embet etmiş şeyi elelemek ihtiyaç olmadan direkt mikro işlemci elemle geliyor. Yani senin ne dışarıdan bir bağlantı açmana gerekm ne şeye ya mesela onu şeye düşünsene arabana koyuyorlar araban direkt şey GPT4 atıyorum tamam mı?
Ya hiçbir şey bağlanmadan, internet bile olmadan konuşuyorsun arabanla. ne yapıyorum? falan böyle muhabbet edi. Ankara'ya gidiyorsun mesela. atıyorum ya. Ya da işte ya silecekleri açsana falan işte ya ön camı silsene diye böyle işte deli gibi tek başına konuşa konuşa gidiyorsun dışarıdan düşse şey falan diyormuşsun ya bir sigara versene ya falan baya gidiyorsun arabayla hani şey ya neyse o işin esı de yani demek istediğim şey de var yani işin şey boyutu da var yani bu artık hayatımıza zaten öyle bir girecek ki ondan sonra yani çıkarması artık şey bence o konuda şey var nasıl diyeyim lambanın cini çıktı derler Yani daha sokamazsın içeri yani şey Pandora kutusu açılar.
Bunun nereye gideceği belli değil ama ha optimizasyonu iyileştirmesi işte o halüsinasyondu bilmem neydi düzeltmeleri falan artık onlara biraz oynayacaklar. Aynen. O da bence gerçekten özellikle işin startup dünyası penceresinden baktığımız zaman yeni bir dönem gibi geliyor. Hele hele bundan işte dediğim gibi 10-15 sene öncesinde kıyaslayla büyük ihtimal çok daha farklı bir noktadaız. Peki. Ben şey merak ediyorum. He pardon söyle söyle. Yok yok lütfen lütfen. Aynen. Berkan bir konuya girdi.
Aynen. Onu şey yapmayalım. böyle hani biraz da reverse ettireyim diye düşündüm böyle konuyu. Biz genelde işte Barış'la teknik founding tarafı kuvvetli insanlarla böyle konuk aldığımız zaman biraz böyle iş dışı şeylerde ne yaptıklarını biraz böyle merak ediyoruz. işte hani hobileri bu kadar böyle teknik ve işte startup yani zaten stresli FOMO var işte LinkedIn'e bir giriyorsun bilmem kaç milyon yatırım almış insanlar falan hani oradaki dikkatin ekip yönetimin işte o motivasyon sağlamak işte bir yandan şirketin o bahsettiğin işte birilerine faturasını faturayı takip ediyor olması lazım gibi geleneksel süreçleri hem takip edip hem teknik alanda kendini geliştirip hem işte ailevi meselelerde ya da işte normal sosyal hayatında orada Nasıl bir denge sağlıyorsun?
Önerilerin neler olur? Bizi izleyen genç arkadaşlara böyle tavsiyen ne olur bu taraflarda? Ben şey diyorum ben şimdi şeyi bir ortaya koymak isterim. Yani klasik anlamda bir girişim tamam bir giriştik bir şeylere illaki de hani işte herkesin tırnak içinde hayali olan işte bordolu çalışmayı bırakıp böyle bir atladık bir şeyler yapacağız diye de ondan sonra şey hani şey lafına çok katılıyorum. işte haftada 40 saat çalışmamak için 80 saat çalışmayı göze aldık hikayesini.
O sonuna kadar doğru. Mesela ben hep şeyle dalga geçiyorum işte benim pazartesi fobim yok diyorum çünkü her gün pazartesi yani hani şimdi ben mesela dün de çalıştım mesela bu sabah işte bir müşteri ondan sonra bir firma işte mobil uygulama tasarımı bir şeyler sordu hani nasıl olur ne olur diye. Akşam mesela oturduk sunum hazırladık. Hatta sağ olsun işte arkadaşlardan biri de yardımcı oldu şeyden, ekipten. Ondan sonra çok güzel jilet gibi.
Şimdi işte mesela toplantı almak için hani öyle bir hızlı onlar da a ne kadar hızlı çalıştınız çok iyi hani gelin bir toplanalım şunun detayını anlatın diye. Hani bu ya ister istemez bunu göze almak zorundasınız. Çünkü şöyle bir durum oluyor. ya şey gibi düşünün işte hani şimdi sen otobüse bindiğinde gene arabalardan gidelim örneğe. Şehirlerarası otobüse bindiğinde şey beklersin değil mi? İşte bu İstanbul'dan bindim Ankara'ya gidecek. Yani o varsayımla binersin ama şeyi düşünmezsin.
Lan şoförü koymuşlardır herhalde falan ya da benzini koydular falan. Böyle paniklerin olmaz ya. Oturun inersin hani binersin inersin ama işte o birilerinin o süreci yapması gerekiyor ya. Ondan sonra mesela şunu düşünsene mesela firmanın da umrunda değil insanlar mesela biniyorlar haremden otobüse. Otobüs kalkmıyor mesela. Tamam mı? Ne benzini var ne şoförü var ne bir şey var falan. Anlatabiliyor muyum? Şimdi biraz öyle oluyor. Şimdi sen onu düzenleyen taraftasın.
Hani bende maalesef şu yok. Hani ben bugün yatayım da hani yarın da projeler bir şekilde yürür ya da işte yeni iş gelirse de aman falan öyle bir şey olmuyor ister istemez. Dolayısıyla sorumluluklar sende. Bir de hani işte çalışanların, ortakların ya da işte hani sorumlu olduğun kişiler diyelim. Müşterilerin de bunlara dahil. herkes senden bir şey bekliyor ister istemez. O yüzden orada şeyi tutmak zor. işte o denge hikayelerini ondan sonra yapmak ister istemez zor.
Ya bir de işte işler kötüye gittiğinde yani ister istemez kalkıp şey yapıyorsun yani hani öyle ben kusura bakmayın pazar günü çalışmam diyemiyorsun. İşte dünkü örnek tam da üstüne geldi. Ondan sonra ister istemez koşmanız lazım. bunlara da hazırlıklı olması lazım genç arkadaşların. Bir de ben şeyi de söyleyecektim. Yani ben tamam giriştik bir şeylere ama neticede ben bir firma kurdum. Yani bir nasıl diyeyim? girişim firmaya ya da disruptif bir şey yapacağım falan diye atlamadım ortalığa.
Ya orada bir boşluk vardı. İşte neydi? işte e-ticarette mobil uygulamalar tarafında bir boşluk vardı. Biz sadece ona fokuslandık. Hani ne iş olsa yaparız. Abicilerden olmadık. Mobil firma kuralım da gelen her mobil uygulamayı yapalım falan. Sadece dedik e-ticaret şey yapıyoruz vesaire. Sonradan işte finansı da ekledik. öyle olunca o iş hani yürüdü ama zaten hani o şeydi. Nasıl yani belliydi öyle bir şeyin hani patlayıp şey olacağı. Yani ben böyle işte atıyorum ya şeylere falan çok saygı duyuyorum ben.
Atıyorum işte trendly olmuş işte ri games'miş bilmem neymiş böyle bir işte unicorn da olmuş ya da olmamış yani unicorn olması da şart değil de işte ondan sonra böyle bir hakikaten o dönem için öncü vizyoner sayılabilecek bir şeyi oluşturup da herkesi kabul ettirtme diyelim. Ben onlara çok saygı duyuyorum. Gerçek anlamda bir şey çünkü hani girişim şeyi örneği. ben öyle olmadım. Hani hala daha da şeyi görüyorum mesela piyasada işte mobil uygulama geliştirecek firma kuralım.
Ben diyorum sakın kurmayın. Sakın yapmayın bunu. Ondan sonra kesinlikle yapmayın. Yani hani direkt aç kalırsınız. Sebebi de çok basit. Çünkü çok var yapan. Ha biz varız başkaları var. Yani benim gibi 15 tane firma sayarım ben. İşte benim bir rakip tablom var mesela. Biz ay bakıyoruz kim ne yapmış, ne etmiş vesaire falan filan. Ama maalesef de o listeden her sene birini çiziyoruz. çünkü işte şey oluyor yani hakkın rahmetine kavuşuyor firma maalesef.
Ondan sonra dolayısıyla şey yani artık hani nasıl diyeyim yani 10 sene önce popüler olan bir şeydi bu ve o dönem durduk bir isim yaptık belli bir yere getirdik. Şimdi bunu yapmanın bir alemi yok. Şu anda mesela yapacaksan nasıl mesela demin işte bir saattir zaten FOMO şey AI üzerinden çok özür dilerim ya bu telefonu ben rahatsız etme peyğini aldım ama çalmaya devam ediyor inatla. Neyse müşteri müşteri arıyor galiba
Müşteri aramıyor da dünkü dünkü dünkü dünkü dünkü sunum ne oldu diyor. Pazar pazar çalışmışsın. Dünkü sunum ne oldu abi? Müşteri arasa müsaade ister konuşurdum bu arada onu da söyleyeyim. Aynen öyle. Dur abi müşteri aradı kusura bakmayın der giderdim. Neyse o işin şakası ne diyorduk? He yani işte AI konuşuyoruz şey ya öyle yeni bir alanda bir şeylere başlamak yani şimdi gençlere ne tavsiyem var noktasına geldiği için biraz konu söylüyorum.
Yani yeni alanda nasıl diyeyim rakibi olmayan diyeyim. Ondan sonra ya da piyasada da yani firmaların ilgisini çekeceği daha net ama daha yapan, algılayan ya da orada olan yok. Ha başta tabii ki de ister istemez ben mesela yani işte Turkcell'de çalışıyordum dedim işte ayrıldım yani aynı rahatlık tırnak içinde seviyesine ulaşmam 6 sene sürdüm. Anlatabiliyor muyum? Yani orada dursaydım paşa paşa hani zammıma ala ala takılsaydım muhtemelen hani bu kadar işkence dolu bir hayat çekmezdim.
Ama tabii şeyin de zevki ayrı. İşte o ben mesela şeyi hala unutamam. Hani şu an miktarı çok komik belki ama ilk kestiğimiz fatura ve onun tahsilatı anlatılmaz yaşanır. Yani hani böyle şeyleri de var. Yalan yok. Hala daha öyle bir şey olduğunda hani yeni bir şey ya da işte firma için büyük bir adım attığımızda, proje aldığımızda falan heyecanlanıyoruz tabii ister istemez. O tarz heyecanlar, o ya öyle şeylerle kendinizi beslemeniz lazım.
Ha boş zamanımda ne yapıyorum konusu ben işte son 3 sene önce bir çocuğum oldu benim. Ondan sonra dolayısıyla daha çok onunla haşır neşırız. Daha ufak böyle tatlı dönemleri de olduğu için onları kaçırmamaya çalışıyoruz. İşte ne yapıyor? Hafta sonu zıp zıplara gidiyoruz. Trambolinde coşuyoruz şey yapıyoruz falan. Pazar günü eşim sağ olsun tiyatroya gidiyor. Bazen ben de gidiyorum onlarla. Hani şey çocuk tiyatrosunda eğleniyoruz, oynuyoruz falan filan. Ondan sonra tabii ağırlıklı şu an öyle geçiyor işte zamanımız.
Bir de işte şey ya tabii şey oluyor. Onu demin de dedim yani kötü zamanlar ister istemez herkesin işin başında olması gerekiyor. O yüzden tabii biraz iş şey dengesi biraz şaşmış durumda ister istemez ama işte dediğim gibi ona zaten hazırlıklı olacaksın. Yani şey yapamazsın. İşte hani gemi batarken kaptan en son ayrılır hikayesi var ya biraz onun gibi. Sen hadi ben a batıyor muyuz? Ben gidiyorum diyemiyorsun ya kardeş.
Senin sorumluluğun da hani sen niye batmasına izin verdin ya da kötü duruma soktun? çıkar o zaman ya da işte neyse dolayısıyla o tabii şey zor zamanlarda bunları belki konuşmak şey değil ya. Onun dışında hobilerimiz vardı. Dün hatta arkadaşım söyledi. Ozan en son ne zaman kitap okudun ya? Dedim ben yalan olmasın son bir süredir okuyamıyorum ama hala kitap alıyorum dedim. Bir gün okuyacağım umuduyla böyle rafta kitap ayır hayır böyle bir kitap alıp koyuyorum oraya falan.
Hatta resmini aldım bak en son bunu aldım falan diye. O tarz şeylerimiz tabii var. Hobilerimiz vesairelerimiz. Ya tabii bu arada maraton yani hani günün sonunda hani şirket bu bunca senedir bir şirketi kurmak, büyütmek yani bunca senin ardından hala işte hafta sonu oturup sunum yapabilmek bunun için gerçekten ayrı bir enerji ve efor gerektiriyor. Burada o işte biraz önce bahsettiğim belki ufak tefek işler olabilir. İşte çocuğunla ilgilenmek olabilir, farklı hobiler olabilir.
Bence insanı gerçekten biraz zinde de tutuyor. diyebilirim. Şey demişken bu arada hani o kadar savaş dedik işte özel hayat, iş hayat dengesi dedik. Hafon çalışmak dedik. Bu taraftan Avrupa Birliği'nin bu savaş döneminde gerekli cevabı pazartesi vereceğiz deyip cuma laptopları kapatıp hafta sonu çalışmaması da ayrı bir şey. Yani hani işin bir diğer tarafı diyeyim. ama kesinlikle bence şey etkili yani bu dengeyi kurmak lazım burada. O belki çocuğunla gittiğin o zıp zıp sana iş yerinde çok farklı bir enerji olarak geri dönebiliyor diye düşünüyorum ya da döner diye düşünüyorum en azından.
Yo yook öyle yani sırsa bir şey oluyor ya. O mesela işte şey olayı da çok abartı geliyor bana. İşte o Avrupa Birliği'nin hikayeleri hani böyle bir cümle onu söylemeden edemeyeceğim. Hani biz de çünkü şey yani bizim işte Almanya'da da bir firmamız var. Orada da yaşadıklarımız, gördüklerimiz şeyler var. İşte orada da bir şeyler işte pazara girmeye çalışıyoruz, şey yapmaya çalışıyoruz. Ya gerçekten ben ya öyle de iş olmaz arkadaş yani hani ben ya arkadaş savaş çıkmış artık ya.
Yani bir zahmet savaşa da cevap verin ya. Yani ben pazartesi toplanacağım falan deli misiniz? Ben dün şeyi okudum hatta birisi yazmış. İşte şimdi bombalar düşüyor ya Dubai'ye her şey çıkmaya çalışıyor Dubai'den falan. Luftansa'nın uçağı gelmiş. Uçak full kalkamamış uçak. Neden? Çünkü ineceği saatte gece yarısı, gece yarı Frankfurt havalimanıa gece yarısı personel yok diye uçağa kalkış izni vermemişler ve uçak sonra kalkamamış. İnsanlar orada mahsur kalmışlar. 500 tane 400 tane mi Alman vatandaşı
Ülkeyi terk edememiş. Dün onunla ilgili şey dönüyordu. Haber dönüyor. H işte geçen mesela vardı Müni Havalimanıa gene iki ucak uçak mı ne? Gecikme olmuş. Uçağın içinde kalmış insanlar sabah personel gelecek diye. Arkadaş bu kadar da olmaz yani. Tamam iş yaşam dengesi önemli de temel insan hakları ya. Evet. Almanlar şu an o konuda böyle bir ekstremi temsil ediyor gibi. Çoluğu olan var, çocuğu olan var. Uçağın içinde insanları bırakmak ne demek?
Ben bir kere mesela 6 saat uçakta kaldım başka bir sebepten hani inemedik çünkü böyle bir başka bir ülkeye inmek zorunda kaldı uçak. Kimsenin vizesi yok diye bizi indirmediler falan. Ondan sonra çok komik bir hikayedir de başka zaman inşallah. Mesela onu bilirim ben 6 saat bir uçakta kalmayı korkunç bir şey. Allah kimseye göstermesin yani. Ondan sonra o yüzden ev de belirsizlik galiba orada insanı bayağı yıpratıyor. Birçok şey insanı geliyor da en büyük şey mesela ben şeyi gördüm işte Pegasus uçaydı, Türk uçağıydı.
Türk halkının sigara içememesi büyük bir gerilim sebebiymiş. Ben onu gördüm mesela uçağın içinde. Ya o işin tabii esprisi de hani millet bir anda birbirini öldürecekti. Hani elleri titreyenler falan gördüm uçaktan. O yüzden yani şeyi demek istiyorum günün sonunda yani tamam belki gece gündüz çalışmayın hani işte cumartesi akşamını pazara bağlayan gece falan çalışmayın. Bunlar tabii ekstrem şeyler. Ben mesela şirkette mümkün olduğu kadar şey olum ama mesela şim özel bir durum var mesela ya burada bir ya bu bir özveridir.
Bunu böyle çok şey algılamak yanlış ya. Vay iğrenç patron pazar akşamı sunum yaptırttı elemanına diye de algılayabilirsin. Bu arada ben ona bir şey demiyorum. Bu da bir görüştür. Allah razı olsun. Müthiş bir özveri gösterdin. Sayende bu projeyi de aldık. Tabii bakış açısıdır. Tamam mı? Ya orada tabii hangisini seçeceğiniz şey ama işte neyi seçeceğinize göre de işte hani şirket kurayım mı işte girişimci olayım mı bilmem ne olay mı falan hemen beraberinde geliyor.
Onları da göz ardı etmemek lazım. Vallahi çok katılıyorum. hafif zamanın da sonuna geliyoruz. Belki ufak bir toplayabiliriz. Ağzına sağlık ozan. Yani hem böyle bayağı bir şeyi masaya yatırdık. Yine plansız başlayıp Netflix'ten girip son 10 senenin startup dünyasına kadar son sözleri alabilirim. Var mı en son eklemek istediğiniz insanların söylemek istediğiniz iş kuracaklara bir tavsiye yeterliğinde son yorumları alabiliriz. Sonrasında da toparlayıp kapatabiliriz aslında. Niye? Ne oldu Barış? Sıkıldın mı?
Yok, sıkılmadım da zamanın sonuna geliyoruz diye. Hayır, şey için fokus süresi var. Hayır, hayır. Şey için dedim. Hani bir ada böyle gaza gelip acaba çalışmak mı istiyorsun? Çünkü hafta sonu biz çok dikkat ediyoruz çalışmamaya falan. Bir anda böyle akşamlara kadar çalışacağız falan gibi. ya benim yani çok teşekkürler bu arada Ozan'a. Güzel de sohbet oldu. Bence bir sonrakinde daha böyle soft ve şey konulara da değinebiliriz. Orada da güzel şeyler yakaladım.
Yani mesela işte uçak uçak hikayesinin devamını dinlemek isteriz. Mesela işte Netflix'ten biraz daha böyle başka bir şeyleri konuşabiliriz falan. Eğlenceli olabilir. onda bir sonrakinin de sözünü ya hani hiç bir sonrakinin de sözünü alalım şimdiden. Sohbet bana da deşarj oluyor. İyi oluyor yani. Çok hak ya. Tabii zaten biz biz de onun için toplanıyoruz falan. Güzel oluyor. Atmosferdeyiz maalesef. Özellikle şu aralar hani şey düşünecek şey yapacak çok şey var.
Konuşacak ya. Eminim insanlar yani şeylerdi. sektördeki ya da sektörde olmayan insanlar da hani benzer şeyleri düşünüyordur, konuşuyordur ya da merak ediyordur. Yani ne zaman isterseniz şey yaparım ya hani seve seve gelirim. Vallahi harika olur bizim bizim için de. Çok da teşekkür ederiz. son böyle kapanış olarak benim hani bir önceki konuyla bir şeyim yok açıkçası. Yani eklemek istediklerim yok. Zaten bilhare biz aynı konulardan sürekli bahsediyoruz. Ne yaptığından daha çok yaptığın işi sevmek, vatanına en iyi hizmet, yaptığın işi sevmek düsturuyle çalışıyoruz.
Yoksa istersen kurumsal şirkete çalış, 10 yıl aynı yerde bir kariyer yap, istersen startup'ını kur, milyon dolar dolarlık unicorn ol. Yani aslında hepsi o hayat akışındaki bir amaç. Sen o amacı nasıl değerlendiriyorsun? İşte biraz daha bu değerli, kıymetli anları maalesef ki iş dışında yaşadığımız için biraz böyle işi de burasıyla böyle birleştirip hafif böyle bir keskin çizgiyle ayırma gayesi en iyisi olarak şey yapıyoruz. Tabii ki de özveriler, tabii ki de sabahlara kadar çalışmalar, bunların hepsi ileride güzel de hatırlanabilecek şeyler.
Ama bunun cılkının çıkarılması işte görüyoruz insanlar WhatsApp konuşmalarını LinkedIn'den paylaşıp Allah'ım işte patronum mobing yaptı, patronum beni işte hiç işten çıkarmadı, sürekli işe çalıştırdı falan filana gidebiliyor işte. O yüzden böyle o aradaki o iletişim dengesi işte bilmem neler bize kalırsa yani Barış adına da konuşayım bence en kıymetlisi. Barış senin var mı burada ya bu konuyla böyle bizle özdeşleşce ekstra bir şey ekstra çok söyleyecek bir şey yok gerçekten.
Orada ben şeyi söyleyebilirim bu arada ya hani kusura bakmayın lap diye biraz bağlantım bir son bir 3 dakikada bir şey oldu. Biraz yakalamakta şey yaptım zorlandım da. Şimdi hazır iyiyken iki cümle de ben söyleyeyim bari de. Ya o olayları ben de görüyorum. Hani LinkedIn'de işte o ona salladı, bu buna salladı. Ondan sonra bir de bir şey kitle var böyle hemen like basan Allah'ım şey linç edelim falan şeklinde.
Değerli bağlantım haklısınız bilmem ne. Ondan sonra ya orada işte şey var ya iletişim bir de samimiyet yani or ben şey demiyorum bu arada hani ondan sonra söyle bütün çalışanlar şöyledir ya da bütün işverenler böyledir gibi bir etikete sokmak yanlış ya. Her şeyin iyisi de vardır kötüsü de vardır. Tamam mı? Şimdi ben iki tarafta da yer aldım. Ondan sonra çalışan da oldum, işveren de işveren de oldum ve olmaya devam ediyorum.
Ama şeydi yani bu hani keşke bu kadar olmasaydım ya. Anlatabiliyor muyum? Yani bu kadar zor dönemlerde birçok şeyler atlattık. Kararlar yani bir de şey de var yani şimdi şunu da görmek lazım işte hani işveren kimse affedersin anasının karnından patron doğmuyor ya da işte işveren doğmuyor. Tamam mı? Yani sen de öğreniyor o kişi de ya da kimse o da öğreniyor. O da ilk defa o pozisyonda kalıyor. Mesela şu anda işte son 7 senedir bitmek bilmeyen bir krizimiz var ya.
Ne zaman sektöre sorsan kriz var diyor herkes. Evet. Ben mesela eskilere soruyorum işte 90'larda da hiç bitmeyen krizler vardı ya mesela onlar bile söylüyorlar 90'ları görmüş insanlar valla o dönemler böyle değildi diyorlar. Hani birçok sebepten dolayı onları başka bir konuşmada şey yaparız. dolayısıyla şu an içinde bulunduğumuz durum bizim için ilk defa yaşanan ya dünya üzerinde asla yaşanmamış ya da Türkiye'de en azından asla yaşanmamış durumlar bunlar. Şimdi biz de öğreniyoruz ve ister istemez biz de hatalar yapıyoruz.
Yani bunda şey yapacak bir şey yok ki. Bana sorarsanız samimiyet önemli yani. Ben çünkü ne bileyim ben şu konuda mesela şeyim ya ben zaten proje yapmak mesela falan hoşuma gittiği için bu işleri yapıyorum. saniye böyle bir zengin ol şöyle kimse zaten mobil uygulama geliştiriyor diye özellikle kurumsal firmalar mobil uygulama geliştiriyor diye zengin olmaz hani şey de olmaz ondan sonra unikon da olmaz örneği yok zaten dünyada yani bunu bilinciyle ben bu işi yapıyorum öyle bir saçma sapan bir hayalim zaten olmadı şükür de mesela işte bizden bir sürü insan geldi geçti hani bir dönem 130 kişiye kadar bile çıkmıştık yani şu anda işte 65 70 aralığında şirketin şeyi yani geçen işte şeye de baktım öyle bizim işte gene reklam yapacağım ama kolay ika kullanıyoruz sevdiğim için de ismini vereceğim.
Hani baktım hani kaç ne kadar sirkülasyon olmuş yani 400'ün üzerinde insan gelmiş geçmiş ya. Birçoğu hala da Instagram'da bana bayramımı kutlar nasılsınız der. Arada 34 yıl olmuştur ayrılı için yazar falan filan. Ya bunlar samimiyetten oluyor illaki. Hani herkese de böyle gül şey sarıla sarıla öpüşe öpüşe de dolaşmadık. Arada kızdığımız da oldu. Evet. Gerginleştiğimiz de oldu. Ondan sonra hani kötü durumlar yaşadıklarımız da oldu. Ama işte hep şeffaf olmaya çalıştık.
İşte elimizden geldiğinin en iyisini insanlar da bunu gördü. Yani ben gene şeye döneyim yani hani ya arkadaşlar müsait olan var mı dediğinde insanlar ben yaparım diye atlıyorlarsa zaten bir şeyleri herhalde doğru inşallah doğru yapmışızdır, yapmaya da devam ederiz diyorum. Hani onun dışında zaten yapacak bir şey yok. Ama işte ben o linç kültürüne ben de karşıyım bu arada. Yani ben böyle görür görmez hayır şeye de karşıyım ya arkadaş.
Sen atıyorum İstanbul'da bir firmada bir şey yaşanmış. Sen orada Ankara'dan like ediyorsun. Nereden biliyorsun ne yaşandığını da hemen taraf seçtin be adam ya da yani anlatabiliyor muyum ya? O bir durun oğlum bir o tamamen belki adamlar mahkemede çözecek belki iki taraf da oyun oynuyor sana LinkedIn'de etkileşim almaya çalışıyorlar sana ne ya? Ne oluyor yani? Hemen böyle körü körü çok doğru. Bir anda o saldırı insanların hoşuna gidiyor galiba.
O tabam var. Evet. Evet. Bizim Türk halkında o var maalesef. Ondan sonra ama işte yani sonra bir şey de çıkmıyor mesela. Ondan sonra ve çoğu zaman da şey de yani hani komple şeyi de duydum ben bu arada. Komple ekran görüntüsü alıp hurrağı herkesi mahkemeye vereni de duydum yani hakaret etti bana falan. tabii yazdığı şeyler suçtur. Bu arada çoğu insan şeyi de kaçırıyor. Anlatabiliyor muyum? Hani o kanın ucunu da kaçırıyor.
Ya sen bilmediğin bir olay hakkında ne hemen yorum yazıyorsun be adam ya? Neyse. Aynen öyle. Yani gerçekten o da işin farklı bir tarafı ama dediğin gibi bence y sosyal medyada da gazlarınıza dikkat edin deyip günün mesajını da günün mesajı bu olsun. Biz biz hiç silect'te dikkat etmiyoruz vallahi. Yani select'te herkese yardırıyoruz. işte şirket içi şirket dışı falan. Onlar şirket şirket dışı da değil de işte hani sosyal medyada bir şey yazdığın zaman bir de işte hani kantarın ucunu kaçırırsan o başka şeylere gidiyor o zaman
Tabii. İşte o iletişim o yüzden kıymetli. An ne işveren yazdığın zaman adam hani tamam dünyanın en iğrenç insanı da olabilir de kardeşim niye hakaret ediyorsun adama? Kişisel hakaretçi aynen öyle. O oraları söylemeye çalışıyorum oralara zaten bence mümkün mertebe. Sana sana ne? İzmir'de bir firmada bir şeyler olmuş. Sana ne? Sana ne? Biliyor musun ne olduğunu da hemen cumhur atlıyorsun yani. Neyse öyle nerelere geldik ya konular nereden nereye
Ayneniyorduk oldu her zamanki gibi yani bu konular bitmeyecek ya en en ai konuşulsa bile işin sonu insana bağlandığı için bitmiyor yani bu tarz konular. Valla vaktin için çok teşekkürler. estafurullah ya. Vallah geç oldu. Ara ara yaparsanız ben hani müsait oldukça şey yaparım. Gelirim. Aynen öyle. Çok da seviniriz. Aynen. Uçak hikayesi sözüm olsun. Onu o onu onu merak onu böyle ayrı bir tamamen ayrı bir seans yapmak lazım.
Neler oldu merak ediyorum. Böyle saat saat işleyelim onu. 6 saat zaten. ağzına sağlık. sana iyi haftalar şimdiden. Kendine çok iyi bak. Çok teşekkürler size de. Görüşmek üz. Görüşmek üzere. Çok teşekkürler herkesi de izleyenlere, dinleyenlere görüşmek üzere.