Bölümden çıkanlar
7 madde- CRO tek bir rol değil. İçinde front end, UX ve analitik var ve aralarındaki alanı kimse sahiplenmiyor.
- Temu’nun çarkı fazla kaçmış bir oyunlaştırma. Dopamin yerine stres üretiyor; ödeme adımına bile ulaşamamış.
- Aracı sevme, ihtiyacını karşılamasını bekle. Teknolojiler değişiyor ve consent mode’un her versiyonu yeni bir panik yaratıyor.
- Ölçmediğin şeyi analiz edemezsin. Filtreleme izlenmiyorsa o davranış hiçbir modele girmiyor.
- GA4 kitleleri yerinde durmuyor. Makine öğreniyor ve benzer kitleler kuruyor; veriyi kesersen modelin elinde bir şey kalmıyor.
- Yol haritasında hayır diyebilmek önemli. Her müşterinin her problemini çözmek ürünü çorbaya çeviriyor.
- İyi geri bildirim özellik istemiyor, gördüğünü tarif ediyor: “bunu şu şekilde gönderseniz daha iyi olur”.
Bir şeyleri tek başıma ben yaptım, bunu ben çıkardım demek; çalıştığım ekibe de, fikir aldığım insanlara da ayıp oluyor.
Konu başlıkları
21 başlık- 0:04Emre Ertaş katılıyor
- 0:47Akıllı ev mi paranoya mı
- 2:29Satın almak yerine 3D baskı
- 3:16Temu ve fazla kaçmış oyunlaştırma
- 5:11Yeterince motivasyon varsa zaten buluyorsun
- 6:30İndirimde değil ihtiyacın olduğunda almak
- 7:51Vitrin gezmek bazı insanları neden yoruyor
- 10:55Turizmde veriden kampanya kurmak
- 12:19İhtiyaç ne demek, örnek olarak Hardal
- 14:17Satın alma niyeti segmente göre değişiyor
- 15:37CRO nedir, hangi disiplinleri kapsıyor
- 17:23Tercihten değil mecburiyetten çok disiplinli olmak
- 18:08Aracı değil karşıladığı ihtiyacı sevmek
- 20:15Hardal API dokümantasyonu üzerinden çalışmak
- 21:24Ürün yol haritasında hayır demek
- 25:30Bütün pazarlamayı ROI’ye indirgemek
- 26:55First-party veriyle kitle kurmak
- 29:04İzlenmeyen filtreleme analiz edilemiyor
- 30:21GA4 makine öğrenmesi ve benzer kitleler
- 31:12Looker Studio ve raporları kurmak
- 35:05Bunu tek başıma yaptım demenin zararı
Döküm
5.482 kelimeOtomatik altyazıdan çıkarıldı, o yüzden konuşmacı adı yok. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.
Selamlar herkese. Podcast'imizin yeni bölümüne hepiniz hoş geldiniz. Artık saymıyoruz. Sadece isim koyuyoruz. bu haftaki konuğumuz Emre Ertaş. Emre selamlar. Nasılsın? Selamlar. İyiyim. Teşekkürler. Berkay sen nasılsın? Barış merhaba. Süper vallahi. Barış sende ne var ne yok? Nasıl gidiyor? Gayet iyi. Bir bir hafta falan çekemedik. o yüzden tekrar burada olmak güzel. benim biraz böyle açım farklı. Her zaman kullandığım açı değil. Teoman sağ olsun 3D Printer'dan bana şey yaptı.
Monitör tutturacağı telefonu onun üstüne koydu. Şu anda oradan şey yapıyor. Gayet de yani teknolojinin doruklarındayız. Öyle söyleyeyim. Yapamayacağımız hiçbir şey yok. şeyi soracağım bu arada hemen merak ettiğim için. böyle teknolojiyle haşır neşir olan insanlar biraz ikiye ayrılıyor benim gördüğüm kadarıyla bir kısım biraz daha evimin her yeri konuşsun teknolojiyle bir kısmı da evimde tek smart olan şey printerdır. O printerın da hani böyle yanına silah koyarım ki yanlış bir ses yaparsa vurayım parçalayayımcı böyle bir biraz daha paranoya tarafta.
Hepimiz de çok teknolojiler haşır neşır olduğumuz için merak ettim. ne noktadasınız bu şeyde? çizgide. Benim şöyle bir şeyim oluyor. Elektronik hele böyle parça işte şey çok severim bu arada. Zaten hani podcast'e başlamadan önce de konuşmuştuk mesela böyle müzik ekipmanlarım falan var. onların işte ara tutacakları şeylerini çok seviyordum ve zaman zaman da alıyordum. Fakat sonrasında bunlar çok karmaşıklaşmaya başladı. Yani hani her aldığım şeyi kullanmamaya falan başladım. Alıyordum ve kullanmıyordum.
Sonra bu son 5 senedir hiçbir şey almıyorum abi. Hani şey olarak küçük o ara fıtı fıtısı işe yarayacak fakat kullanmıyorum yani bir süre sonra o onun yerine daha farklı daha organik çözümler bulmuşum. Ne bileyim kabloyu bilmem ne yapıp bağlayıp bir yere sıkıştırıp daha temiz bir görüntü sağlamışım falan. Ama hani dediğim gibi artık belli bir sene sonra daha fazla para harcadığımı ama hiçbir şekilde kullanmadığımı fark ederek son 5 senedir hiçbir şey almıyorum abi şey olarak.
Küçük parçadır, edavattır, tutacaktır. Mesela mesela 3D yapmak daha mantıklıya geliyor. Berkay'ın dediği gibi artık almaktansa 3D ile yapmak, yaptırmak daha keyif verici hale gelebiliyor diyebilirim. Hatta ben de bir 3D printer almayı falan düşünüyorum. Yani söz konusu geçmişken. Aalım vallah ortak Emre. Ben biz bir şeyler basarız. Ben geçen temuya mı bir yere bir şeye girmeye çalıştım. Vallahi çark çevirmekten hiçbir şey alamadım. Hani böyle bu tarz temudur. O
Çin Çin Çin'den gene hani küçük hani çünkü incik boncuk bir tek onlar satıyormuş galiba. Vall ben alamadım. O yüzden kendini yapmak daha mantık. Kesinlikle abi. Yani Temu'nun marketing recommendation engine'leri o kadar farklı çalışıyor ki indirim istemeyen o kişiye bile o indirimi verip o hissiyatı yaşatmaya çalışıyor. Kulaklı saçmalık yaratıyorlar yani. Çok fazla saçmalık yani hani ya o indirimi kullanam yani inanılmaz bir yani o marketing değil abi. O artık gamification oyunlaştırmanın saçmal hali.
Yani para dağıtıyor falan gibi ama hani o çarkı çevirdikçe bir dopamin de salgılamıyor insana. Çünkü abi strese yemin ediyorum ben strese girdim. Bana şimdi para mı gelecek? Evet. Yani hani sepete giren sepetteki ürünleri şeye checkout sayfasına geçemedim yani daha çok kötüydek ki CRO dediğimiz kısım aslında biraz yanlış çalışıyor. Yani şöyle bu işi en iyi yapanlar zaten başta da hep böyle yazılarımda da konuşuyordum. Hep Amazon, eBay bu işi
Doğru yapmaya çalışan ve bu işi hani growth ve CO kısmı ve bunu gamificationla en iyileri yani hani daha besti yok. Çin biraz daha gerçekten bu işin Çin tarafını uygulamada bile göstermiş yani o hissiyatı yaşatmış. Gerçekten öyle. Ben de sildim bu arada yani senin dediğin gibi sildim. Ben indirim almak istemiyorum. Ben bu ürünü almak istiyorum ve bu ürün için buna geldim diyerekten alamadım ve kapattım yani hani çünkü hiçbir şey alamadım ama son dönemlerde de çok kaliteli ürünler alıyor insanlar temudan falan böyle şey oluyorum.
Ah be kullans abi. Bence yani o o temu kullanmak biraz sanat gibi yani. dediğin gibi bazı arkadaşlarda belli o ne kadar güzel bunu nereden aldım falan böyle çok alakasız bir aygıt yani hani böyle dünyada bir tane problemi çözüyor ve o probleme ihtiya problemin olduğunu bile bilmiyorsun aslında. Ve diyor ki temudan aldım. Benim temumda hiç öyle şeyler yok abi. Benim temum çöplük gibi ve nasıl buluyor insanlar anlamıyorum.
Ve o şeylerin arasında bu arada çarkı çevir, yumurtayı aç, bir şeyi seç, bir şeyle bir şeyi birleştirlerin falan arasından nasıl girip buluyor insanlar hiç anlamıyorum ama böyle şey gibi geliyor. Saatlerini harcaman lazım. Motivasyon onu motivasyon var. Yani onu aramaya bir motivasyon varsa onu buluyorsun zaten. Yani bir şey motivasyonun varsa kesinlikle onu ya yapıyorsun ya da buluyorsun. Bu onlardan da biri. ben çok iyi alışveriş yaptığımı düşünen biri değilim.
Her konu. O yüzden dediğim gibi çok şey bir karakter. Tezcanlı da bir karakter olduğum için çok bakmıyorum yani. Hani bakıyorum hani 3.000 L daha indirimlisi var belki de biliyoruz. Araştırsak o 2000 3.000 belki indirimlisini bulacağım ama no. Bunu araştırmıyorum abi. Buldum. Ha alayım tamam. Yani çok çok param olduğundan da değil ama böyle bir huyu edinmişim. Yani ben de çıkıp çıkıp almaya başladım biliyor musunuz? Yani şey böyle artık işte yok yarın kapında yarın bilmem nede gibi böyle kampanyalar artık böyle beni cezbetmemeye başladı.
Çünkü ona o an ihtiyacım var. Ve mesela hani merkezi bir yerde de yaşadığım için dün akşam mesela geç bir saatte nazaran normal insanların hani geçte sayılabileceği bir saatte çıkıp micro SD kart baktım mesela ve buldum. Yani direkt Kadıköy'de Yazıcıoğlu'nda Yazıcıoğlu'nda var yani adam 11'e kadar açıkmış mesela ve gittim micro SD kart aldım. onun için de şey ondan Beyza'ya da şutout yapalım. flipper'ım geldi ve flipper için şey böyle micro SD kart takayım dedim.
Abi nereye getireceksin? Hangi otoparkları açacaksın? Bunu ne için aldım? bunu böyle birkaç böyle test yapmak için almam. En büyük şeyim eski böyle 20 yıl öncesine ait bir müzik setim var. Onu kumanda onu kumanda etmek için. Aa, evet doğru. Ve klimayı falan da bağladım. Yani her şeyi şu an bununla açıyorum. Klimayı, bilmem neyi falan. Ama çok iyiymiş ya. Çok enteresan bir alet ama şey de garip yani. o satın alma psikolojisi şey değil.
Hemen olsun, hemen gelsin gibi değil de gerçekten yani ona o an ihtiyacım var. Belki o hafıza kartını internetten alsaydım yanına kesinlikle başka bir şeyler alacaktım. Yani ne bileyim çok fazla yapılacaktı yani. Karşılaştırma yapacaktım. Gidecektim işte hangisi nerede daha ucuz yani gerçekten gidip almak artık daha kısa sürmeye başladı. Ben onu fark ettim. Market alışverişinde de öyle. Mesela makarna alacaksın ve bir şey alacaksın. Sos alacaksın. O iki parçayı alıp gelmen lazım.
Ama markete gittiğin zaman şey oluyorsun. Aa bu da eksikti. Bunu da alayım. Bunu da ekleyeyim falan deyince işin şeyi kayıyor. Sizde nasıl o işler? ben orada şey ekleyeceğim. Bence bir alışverişte şey farkı var. Ben online'dan alışveriş yapmayı seven birisiyim ama ihtiyaç için alışveriş yapmayı seven birisiyim. Yani şeyde zorlanıyorum. Mesela bazı insanların özellikle mesela retail tarafında işte bir işte mesela Zara'nın bir indirimi varmış. Hadi girip bakayım deyip ya da işte X'in bilmem ne mesela Black Friday geliyor ya şimdi Black Friday indiriminde bir şey alma.
Bende şey zor oluyor abi. Benim bir tane cekete ihtiyacım var diyelim ki bir tane de işte X aletine ne bileyim süpürge almam lazım çünkü süpürge bozuk. Bunlara fokus olup almaya çok okeyim. Online'dan da almayı tercih ediyorum bunu ama o şeyi yapamıyorum. O black değiş ab böyle gezeyim bakayım. Aa bunun fiyatı güzelmiş onu sepetime atayım. Hadi bir de gideyim işte başka bir siteye bakayım. Orada neler varmış? Yani o böyle window shopping gibi.
Bunun fiziksel versiyonu da AVM'ye gidip mağaza gezmek. Yani ikisi de bende olmuyor. Çok yoruluyorum ve darlanıyorum. Demin en çok zorlandığım kısım bu. Yoksa şeye çok okuyayım ben. Mesela X ürününü mü alacağım mesela? İşte bir tane dediğim gibi işte süpürge mi alacağım? Bakayım birkaç siteye. Zaten 34 tane yere bakarım. En mantıklısı neymiş. Ona böyle bir 20 dakika ayırıp almaya çok okeyim. Ama o dediğim gibi o şey beni aşırı yoruyor.
Abi evet. Mesela şeyde de ben aynincedeyim. Hiçbir zaman Black Friday'ydı ben hiçbir şey almadım. Hiçbir işte bilmem ne perşembesi, bilmem nenin Salısı ya karakterle de alakalı bir şey herhalde ya. İhtiyaçla da alakalı bir şey. Yani ihtiyacımın dışında bir şey almadığımdan dolayı da olabilir senin dediğin gibi ya da alışveriş hissiyatını tam yakalayamadım hala bu yaşıma kadar. Onu düşünüyorum. Çünkü insanlar deli gibi alışveriş yapıyor. Ya hani bir motivasyon var.
Severim güzel giyinmeyi açık konuşmak gerekirse ya da severim güzel şeyler almayı ama ihtiyacım dahilinde olduğu sürece yani ihtiyacım yoksa güzel şey düşünemiyorum pek. Abi bence orada şey var bu arada Emre erkek erkek erkek olduğun için olabilir mi? Evet abi yok ben renkli giyinmeyi böyle işte şey yapmayı daha yani daha farklı renkli giyinmeyi böyle daha farklı şeyler almayı çok seven biriyim ama o farklı şeyleri görmem lazım ben.
Türkiye kapitalinde bunu göremiyorum. Hani çok nadiren görebiliyorum. Çok vintage böyle senin dediğin gibi dışarı birçok vintage bir şeye girdim. Dükkana girdim. Oradan bir kıyafet gördüm. Çok renkli, çok istediğim renkler ve tonlar var. Color paternleri var. Onu orada gelir alırım ve belki de şeyine bile bakmam. Bu hani ne kadar yazmış bile bakmam. Çünkü bellidir ya fiyatı. Orada ona göre kıymet verilir ve şey verilir. Onu alırım. hiç şey yapmam ama yok bu bunu kendimde yaratamadım.
Alışveriş mantığını, internetteki o alışveriş mantığını, o sepet yaratma mantığını yıllardır sektörde olmama rağmen belki bazı markaların bunun stratejilerini kurmamıza rağmen insanları alışveriş yapmaya ittiğimiz bir dönem de olmasına rağmen mesela ben şu an tatil bodurdayım. Ne yapıyorum abi? tatil bulduraki kullanıcıların verilerini okuyarak onların ihtiyacına uygun kampanyalar çıkartarak, analizler yaparak bir şeyler çıkartmaya aslında gene aynı şeyi yapıyorum. Bunu turizmde yapıyoruz şu an. Hani siz de öyle aynı şekilde.
Ama bunun alışverişte comomersce tarafında yok ya. Ne şeyi oturdu, ne mantığı oturtabildi. Hiçbir şekilde oturtamadım. Aramda internet alışverişiyle böyle bir sınır oldu. Yani Barış'ın da dediği gibi ihtiyaç dahilinde bakmam daha keyif vermeye başladı. Acaba bu arada belki de sektörün içinde olmak da negatif etkiliyor olabilir ama ihtiyaç dediğimiz şey de çok geniş bu arada. Yani şimdi o öyle bir hale geliyor ki işte mesela şu an Berkay'ın da kafasında bir şapka var.
Benim de kafamda bir şapka var. Yani ikimizin de bu tek şapkası değildir ya. Hani büyük ihtimal 4 be tane daha şapka. Kesin var. Şimdi ihtiyaç hangi noktada bitiyor mesela? Orada 3üncü şapka mı sondur? Bana göre mesela belki hani bir insanın 10 şapkası olması lazımdır derim. Sen de dersin ki şapka takmayan birisi olarak yuh abi 10 şapkayı ne yapacaksın? Bir tane şapkası olur insanın. On da işte güneşte ya da yağmurda neyse takar dersin belki.
Biraz işin ihtiyaçta bence öyle bir kısmı da var. Bazı insanlara göre bizim hani öylesine yapıyor bu alışveriş dediğimiz alışverişler aslında onlar için ihtiyaç alışverişi. Çünkü diyor ki çok güzel bir konuya değindim bu arada. İhtiyaç mesela bunu da şeye dokunmak istiyorum. Şimdi Hardal'ın podcastindeyiz. Çok da güzel bir konu konuşuyoruz. İhtiyaç aslında Hardal da bir ihtiyaç baktığımızda. Yani şimdi şey olarak business şeyine bakarsan ihtiyacın varsa sen Hardalı kullanıyorsun ya ve Hardalı nasıl kullanman gerektiğini bir proses ettikten sonra aslında Hardalı ya da sizden aldıkları bilgilerle o kişiler o Hardalı kullanmaya veya onları yakalamaya çalışıyor ya gerçekten öyle toolar da bir ihtiyaç.
Mesela şimdi biraz da oraya girmek açıkçası isterim. Yani toolar da bir ihtiyaç. Bizim yapmak istediğimiz şeye de ihtiyaç. Yani markanın sahip olmaması gerektiği şeyler hani mesela belli başlı toolar var hani çok farklı bir sürü tool var ama şey de var ya mesela bu neden var ya diyorum mesela hiç e-commerce'ta ya da birinin bakacağı değeceği bir şey değil mesela bunu acaba neye koymuşlar mesela diye bakıyorum orada biraz şey oluyor
İşte şu da olsun bu da olsun bu da kullanılır bu da yapılır ama uzun vadede bakıyorsun ki daha o tebe hiç tıklamamışsın Yani o özelliği hiç açmamışsın ya da o özellikle hiçbir şey gibi işte hani alışveriş yapıyorsun mesela bir bakıyorsun hani genelde işte o erkek örneğini o yüzden verdim. Kadınlarda biraz daha yüksektir ya. gardırobu bir açarsın mesela etiketi hiç çıkarılmamış bazı kıyafetler vardır. Yani aslında satın almış fakat hiç kullanmamış.
İşte o bahsettiğim gibi ya o tabte o toolaki tabte hiç tıklamamış falan. hani etiketini dahi açmamış ama niye o zaman satın alıyorsun falan gibi. İşte bence orada satın alma davranışı ya da ihtiyaç gerçekten çok kıymetli. Yani onu onu nokta atış böyle yakalamak en azından kendi kendi öz farkındalığın için çok kıymetli ama bence güzel bir konu, güzel bir vaka çalışması da olabilir burada. Yani bir de Evet. savunduğumda şöyle bir şey var.
Hemen bu alışveriş tarafına da dahil edeceğim konuyu. Biz bu işin satıcı tarafında olduğumuz için tabiri caizse yani o ürünü yapan ve ürünü pazarlayan kısımda olduğumuz için şunu fark ediyoruz. Karşı tarafın satın alma potansiyeli neye göre değişiyor? Bunu da analiz ediyoruz. Görüyoruz ki şirketlerde çalışanlar işte üst segmentse işte CMO ise tamamen odağı başka bir şey oluyor. CMO'ya bak işte dataları buradan nested atıyorsun ya da şöyle kolayca React'tan gönderiyorsun demek çok anlamsız ya da tam tersi çok teknik birine de bunu anlatmak Allah at diyor.
Ben yapamıyor muyum da sen bana anlatıyorsun gibi bir şey oluyor. O yüzden şeyle çok bağdaşıyor olabilir. Biz burada bireysel olarak birilerine bir şey satıyoruz yani veya pazarlıyoruz veya ikna ediyoruz. Evet. hiç kullanmadığı bir şeyi alan da aslında belki de o motivasyonla alıyor olabilir. Çünkü bir yerde bir dopamin patlıyor ya da ikna nerede kırıldıysa orada devam ediyor. Bence çok güzel bir konu ve insan davranışı gereği özellikle pazarlama, marketing tooları ve işte alışveriş alışkanlığı vesaire konuşulduğunda bence çok enteresan bir konuya gidiyor olabilir.
Kesinlikle. Ya mesela ben hiçbir zaman hayatım boyunca kaç yıl oldu ya ben üniversiteden beri çalışan biriyim yani üniversite 1. sınıftan beri hem creatif ajanslarda sonrasında kendimi evleterek işte marketing ajansları, influencer marketing ajansları böyle çok farklı deneyimlerim oldu. Bu deneyimler sırasında da çok fazla şey görmek insanla gördük ve bu insanların kullandığı ya da toolar, araçlar, farklı şeyler bir sürü şey gördük. burada şunu fark et. Biraz da şu da oluyor.
Mesela ben geçmişim biraz daha CRO'ya AB test CRO yani biraz daha o yöndeydi ve o yöndeyken bütün AB test toolarını kullanmak istedim. Piyasada görmem gereken her şeyi kullanmak istedim. Mesela Siero'yu bir de açabilir misin? Belki bilmeyen conversion rate optimization dediğimiz aslında dönüşüm oranı optimizasyonu dediğimiz bir marketing disiplini alanı. farklı bir disiplin. Yani bir dijital marketing marketer gibi de çalışmıyorlar. çok bir technical gibi de çalışmıyorlar. Ya bunlar kendi içerisinde de disiplini olan yani çünkü conversion rate optimization dediğimiz bir ekip.
Bu ekibin içerisinde frontendçısı var, UXçisi var, research'ü var. Aslında böyle yani bir growth ekip nasıl oluşuyor? tasarımcı oluyor, developer oluyor, analist oluyor, data analisti oluyor. Aslında CRO dediğimiz tek başında biri değil. Yani growth hani şey ilanlar görüyoruz ya growth manager arıyoruz ya da growthed specialist. Yani growthed bir departman aslında. Şimdi sen o departmanı bir kişiye yıkıyorsun mesela. Bu da aynı şekilde farklı bir durum. Yani aslında buradaki olay da disiplinler arası fark.
Yani buradaki disiplinler arası farkı yönetmek oluyor. Fakat ben yıllarca o disiplinler arası farkı şirketlerde yönetemediğim için fullstack multidisipliner biri olmak zorunda kaldım. bunun iyi yanları da var, kötü yanları da var. Berkay da mesela benim tanıyorum multidisipliner biri. Hem backend hem frontend. hani şey geçmişten de tanıdığım için bunu biz bilerek yapmadık aslında. Bunu biz bilerek olmadık. Berkay da şey diyecektir herhalde ya. Ben bilerek full stack ya da ben bilerek multidisipliner biri olmadım.
Açık konuşmak gerekirse hayat benim bu yaptı yani. gördüklerimiz, çalıştıklarımız, yaşadıklarımız her şey buna yordu ve artık şey oldum. Tool sevici biri değilim abi ben normalde de. Bunu Berkay'la da çok başta konuştum. Ben bir tool'u sevmem. Tool benim ihtiyacımsa ve bu ihtiyacı karşılıyorsa okeydir. Yoksa o tool'u sevmek o tool. Çünkü bunlar teknolojik şeyler değişir, gelişir. Yani düşünün çerezler geldi. Çerez yani yani consent mod versiyon 1 geldiğinde farklı bir panik yaşadık.
Con mod versiyon 2 geldiğinde oha dedik sektör kapanıyor mu ne oluyor? hani ne yapıyoruza döndüğümüz bir durum olmuştu. Yani o yüzden böyle çok kapılmamak gerektiğini de düşünüyorum toullara ya da şeylere ihtiyaca odaklanmanın ve bu ihtiyaçla beraber neler kazanılması gerektiğini düşünüyorum. Burada biz işte aslında tatil budurla da beraber sizle de çalışırken aslında aynı durumdayız. Yani biz sizden ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Yani first party ve server side tarafı. Server side tarafı okey zaten ama ayrıyeten bizim bu verileri okuyabilmemiz lazım.
Yani benim genel müdüre, yönetime, marketing ekibine bu verileri anlamlı bir şekilde insight etmem lazım. Tabii ki bunu Google Analyticle bir yere kadar yapabiliyoruz. Bir yere kadar. Çünkü belli başlı problemlerimiz var. Ama bu problemleri bir problem görüp hiç aneltiğe bakmıyor değiliz. Buradan genele bakıyor gibi bir durum olmaya başladı. Yani marketing toolarını, marketing platform toolarını yönetebildiğimiz ve buradaki belli başlı kırılımları yaratabildiğimiz, segmentleri yaratabildiğimiz bir alan bize oluşturdu. Fakat first party data daha başka bir durum ya.
Bizim buradaki ihtiyacımız da bunu raporlayabilmek, doğru anlatabilmek ve insın çıkartabilmek ya. Plus'ında belki de bunun engine'lerine varabilmek ya aslında benim için çok okey aslında. Baktığında basic mantıkta biz ne yapıyoruz? Server side hizmeti alıyoruz. O zaten arkada çalışıyor. Bir de şeyimiz var. First party tarafımız var. Server side tarafımız var. Ama önemli olan burada ben first party taraftan ne alabiliyorum? Ben bunlara ne işleyebiliyorum? Neleri gösterebiliyorum? Ve ben bunları her şeyden önce ekranlarını kendim istediğim gibi yaratabiliyor muyum?
Aslında en güzel yan da oydu. Yani biz bayağı aslında sizin için içerinize bir locu gibi bir şey yazdık abi. Hani aslında orada bir Hardal'ın aslında APİ'larını kullanarak kend sizden apı dokümantasyonunu aldım. Hatta çok güzel de şey de oldu yani oradaki enerji de ben çok hoşuma gitti. Abi dur mesela burada şöyle bir şey görüyorum. Aa evet abi böyle böyle yapılabilir. Çok okey. Yapılamaz da diyebilirsin bu arada ama
Günün sonunda orada onu görebilmek ve onu anlatabilmek ya onu çıkartabilmek ya bu çok önemli çünkü değişmek ve gelişmek aslında bunu şey yapıyor. Çünkü API yaparken testini de yapmış oluyorum senin sizin hapinizin. Yani o da çok keyifliydi yani. Hım burada bu geliyor. Hım burada bunu yapmamız lazım falan. ürün tarafında şey çok ilginç aslında bu Berkay'ın da benim de böyle ilk hani scale etmeye başlamış artık hani 100 kişiden fazla insanın kullandığı bir ürün haline geldi.
Şimdi biz mesela işte sen o taleplerde bulundukça yani şiki birkaç kişi var zaten böyle özellikle müşteri tarafında böyle böyle iyi kullanan diyeyim yani böyle zorlayan sınırları daha fazlasını isteyen. Biz böyle şey oluruz ya keşke herkes böyle olsa böyle taleplerle gelse. Ama şeyi de sonra fark ediyoruz ki o belki ikimizin de zamanında hem işte danışmanlık vermiş olması hem ajans tarafında çalışmış olmasının verdiği başta bizde bir şey vardı.
Abi bu problemi de çözelim. Yani Emre'nin bu problemini çözelim. İşte Ali'nin bu problemini çözelim. Ayşe'nin şu problemini çözelim dedikçe ürün böyle aşırı farklı bir şekilde evolve etmeye başladı. Ve biz bir noktada şeyi fark ettik. Ha bir dakika bu ajans gibi değil. Bu customized bir servis de değil. Bizim şey yapmamız gerekiyor. Abi bizim hedef kitlemiz kim? İşte Emre gibi insanlar. Yani teknik kapabilitesi de olan, birazcık farklı kasları da olan bu insanlar gelsin ürünü kullansın ve biz şunu anlayalım.
Neler ihtiyaç var? Bu insanların en büyük problemlerine ve biz bu problemlerin hangilerini çözebiliyoruz ve hangilerini çözeceğiz sadece? Çünkü günün sonunda sen de biliyorsun her problem çözülüyor ama biz de işte şu an için ürün tarafında şey şeyi öğreniyoruz. Yani bu bir öğrenme süreci abi. Biz bu 34 probleme odaklanalım. Gerisi her ne kadar istesek de önceliğimiz olmasın ve hayır hayır diyebilelim. Kendi kendimize de hayır diyebilelim dediğimiz bir yerdeyiz.
Kesinle abi. Kesinlikle bu böyle. Yani burada ben de aynı şekilde düşünüyorum. Yani gelip mesela size hiçbir zaman şey demedim ya abi böyle bir özellik olsun değil de abi buradan aldığım bir şeyde bunu görüyorum. Burada bir şey var. Hım. Yani çünkü burada şimdi günün sonunda ben sizin product structurızı bilemem. Nereye gitmek istiyorsunuz bilemem. Sizinle böyle bir konuşma yapmadım ki. Sizinle böyle bir konuşma da niye yapayım yani bu Hardal nereye gidecek?
Şu an yapmam yani. Niye yapayım? Ben dedim ki abi Hardal bu ya. Okey, ben Hardalın bu olduğunu biliyorum ama Hardal'da mesela Hardal buysa benim buna ihtiyacım olabilir. Sen bu bunu gönderiyorsun ama bu şekilde göndersen daha iyi olur. Bu da benim sektörel bir kow dediğim zaman bunu dinleyebilmeniz çok okey. Aynen. Bu aslında okey olan yani. Yoksa şey değil mesela yıllarca abi çok büyük toolar da kullandım şey olarak hani yani servis gibi değil sizin gibi bir servis gibi değil ama mesela content score inanılmaz bir tool yani inanılmaz bir araç yani çok büyük bir araç sana deneyim olarak yaşadığın kullanıcı hatalarıyla beraber senin o dönemle alakalı coiro kaybını ve o kullanıcılar o hatayı yaşamasaydı o deneyim hatasını yaşamasaydı hangi kanallardan nasıl atribüşü yaşayacağını anlatan bir makine öğrenimi kurmuşlar ve bu makine öğrenimi gerçekten inanılmaz çalışıyor.
Yani bir kez bir süre bir test kullanma şeyine nail oldum. Çok da pahalı bir tool bu arada ama şimdi çok iyi bir şey hizmet ediyor ama çok pahalı. Türkiye'de de zaten alan alabilen de yok yani. Ben çok büyük Türkiye'deki şirketlerle de çalıştım. Sizler de öyle gittiğimde ya diyordum mesela bu bu tool productçıların da analistlerin de her şekilde işini kolaylaştıracak, zamanını ve şeyini yönetecek ve belli başlı şekilde buradaki futurelardan yararlanabileceği değişeceği gelişeceği bir tool.
Bunu almalıyız dediğimde her zaman şu oluyordu. Hım. Yıllık bir 1 milyon işte şey geliyor. Hım. O zaman şey ya para çok amel abi. Para çok amel eğrisine bence çok oturmuyor. Bakıyorum o zaman diyorum ki para çok amel eğrisi ne? Yani bu sana bir katma değer katacak. Ma değer katacak bir şeyi sen nasıl bir paraçok amel eğrisiyle bakabilirsin ki? Biraz da bu işte dediğim gibi bakış açıları farklı, disiplinler farklı ve bu disiplinler de farklı bakış açılarıyla aslında belli başlı şeyleri engelliyor.
Buradaki sizin disiplininizi açıkçası tebrik ediyorum. Yani dinlemek, anlamak, burada vakit geçirmek plusında bunu hiç anlamayan insanlara bunu anlatmaya çalışmak gerçekten çok kıymetli, çok değerli. o yüzden gerçekten bu konu özelinde de tebrik ederim. Vall teşekkürler Emre. Teşekkürler. ufak bir yorum olacak orada. Zaten bu bazen işte o para çok eğrisini bence yani dijitalde çok dijital pazarlamada özellikle çok ona odaklanmış durumda. Mesela işin farklı yerlerinde bazen o kadar odaklı değil.
Yani mesela kimse büyük bir şirketin içinde özellikle Türkiye'de yaygın olduğu için söy neden çay ocağı var? Neden işte bir görevli kişi var ve o çay kahve alanını çekip çeviriyor diye sorgulamıyor? şeyin hesabını da yapmıyor. Ya bizim bu ablayı buraya koymamız ya da bu çay ocağını buraya koymamızın bize o paraçok eğrisindeki katma değeri nedir? Ben bunun sayesinde ne kadar para kazanacağım diye sormuyor. Mesela onu by default oraya diyor ki bu iyi iyi bir şey bu.
Bunu biz koyalım diyor ve koyuluyor. Ama dijital öyle bir yere gelmiş ki böyle data driven, data driven işte ROI işte return on investment, return on add spend nedir diye bakıldıkça bu sefer her şey buraya oturtulmaya çalışılıyor. Ama artık hani pazarlama da öyle değil. Dijital pazarlamanın da o kadar net bir çizgide olmadığı ortada olsa da ne yazık ki bunu kırmak dediğin gibi bazen efor. Yani ben bu yazıyı neden yazdım?
Çünkü benim organik büyümeme katkı sağlayacak. Ama birisi gelip şey diye sorduğunda ben bu yazı sayesinde kaç para kazanacağım? Bilmiyorum abi. Böyle bir şey değil çünkü yani bizde de mesela şey çok oluyor. Hardal'ı kurduk. Kaç para kazanacağız? Yani biraz sana kalmış. Hani bu veriyi nasıl kullanırsan, nasıl anlamırsan ver aldın? Consent datayı ayırdın. Şimdi hadi bir trik verelim. Aldım. First part datan var. Hardal kullananlar da eğer umarım dinliyorsa küçük bir örnek olsun.
Hardal datam var. First party verii. Verin çok güzel bir şekilde geliyor. Eğer event ve parametrelerini de bağladıysam zaten çok rahat bir şekilde okuyup anlamdırıp bir structure oturtabiliyorsun. Çünkü metrikleri, gönderdiğin metrikleri, köendirdiğin ventleri zaten ve bunun bazındaki parametreleri sen biliyorsun. Hım. Diyorsun. Okey. Ben bu parametreleri de arıyorum. Şu zamandan beri ben bunu kullanıyorum. O zaman şunu yapayım. A consent datayla consent datayı ayırayım. İlk önce bir genele bir bakayım.
Genele baktım. Hım. Böyle bir kitle var. O zaman bunu bir not alayım. Not aldım. Şimdi consent datayı ayırayım ve diyeyim ki h first part'tden gelmiş bana bu bu kıymetleri vermiş eventında kitleni oluştu. Örnek veriyorum sepetinde elektronik aletleri 3 30 kez eklemiş fakat farklı aletleri çok fazla ekleyip compression yapmış olan bir kullanıcı var. Sen bu kullanıcıya nasıl gitmen gerekiyor? Nasıl bir iletişimle gitmen gerekiyor? Bu data varken bu iletişimle de beraber aslında bu iletişimi kurgulayacak insanlara bu insınite gidebilirsin.
Çok basit bir örnek verdim bu arada. Ya da o kullanıcı daha önce uygulamana, web sitene ya da mobil uygulamana kaç gün önce gelmiş? Hangi kanaldan gelmiş? Gelmiş, hangi saatler aralığında bunları yapmış? Hangi saatler arasında yapıyor? Belki Instagram'dan geldi. Mesela tatil sektöründe belki çok fazla oluyor. Şimdi bakıyor mesela reklamdan geldi. Tamam bilmem ne otel, 5 kişilik otel şey alacağım. O 150.000 L. Tamam. ben abi bunu kredi kartımdan çekemem gibi.
Bir eşime danışacağım. Bir arkadaşıma danışacağım. Arkadaşlarıma haber vereceğim. Arkadaşlar biz bu sene Antalya yapıyoruz. Ne diyorsunuz? O diyecek abi bırak şimdi Bodrum yap. Örnek veriyorum falan işte. O diyecek sonra aa o zaman 3 gün sonra gene girecek. ve Bodrum'daki otellere bakacak. Ama o kişi Instagram'dan gelmişti. filtreleme çeşitliliği. Abi bak şimdi bazı kullanıcı, bazı şirketler de bunu kaçırıyor. Ben bazen yani sektörde olduğum için bazen ön yüzden bakıyorum ya diyorum bu marka filtreleme çok önemli bu marka için filtreleme özelliği.
Filtreme özelliğini tracking ediyor mu? Ya track etmediği hiçbir şey analizine yapamazsın ya. Bakıyorum gerçekten filtrelemede tracking yok. Belki de kendi DV'sinde var DRP ayrı bir konu ama diyorum ki sen bunu marketing tool'a basmadığın sürece yani kullanıcıyı anlamlandıramazsın. Kullanıcı bunu anlamlandıramaz. Tool bunu anlamlandıramaz. Şimdi Google G4'ile beraber ne yapıyor? Kendi makine öğrenimlerini yapıyor. Neden? Kayıplar var. Bu makine öğrenimleriyle de bu kayıpları düzeltmeye çalışıyor, optimize etmeye çalışıyor ama gene de çok vakıf olamıyoruz.
Doğru mu? Genel olarak herkesin yaşadığı problemlerden biri. Evet. peki şimdi sen bu tracking'i alıp bunun kitlesini oluşturup sonra bunu öğrenime kattığın süreç süreç zarfında bu öğrenim devam ediyor. Sen zannıyor diyor musun ki o kitle orada duruyor? O kitle sadece öyle duruyor. Hayır. Artık makine şunu öğreniyor. Diyor ki hım diyor bu kullanıcı bu bu filtreleri yapan kullanıcı. Şimdi ben bunu o zaman bu kitleyi paylaşacaksam ya da farklı bir marketing platformuna bu kitleye paslayacaksam bu ve buna benzer kitleye gidebilirim diyor.
Eskiden biliyorum Google S'te şöyle bir özellik vardı. Bu ve buna benzer kitleye Universe Antix'ten kitle gönderdikten sonra bu ve buna benzer kitleye git diye bir seçenek vardı. Marketing performans marketingler çok iyi bilir. Artık bu yok. Bunu look lookalike yapıyor. Kendi makinesi öğreniyor. Şimdi sen artık veriyi çalıştırmadığın sürece bu first party olur, bu third party olur, bu kendi seyriindeki veri olur. Sen bunları blendlemedikçe, tekilleştirmedikçe artık daha zor, daha zorlaştı.
Hım. Kolay kolay yolu var ama kolay yolu da bunları çalıştırmakla ve disiplinleri birleştirmekle geliyor. Y o yüzden aslında kaçırılan şeyin bu olduğunu düşünüyorum. Hatta en büyük kaçırılan şeyin tracking yani tracking metodolojisinin çoğu şirkette oturmaması, bunun dokümante edilmemesi ve bunun belli kanallarda nasıl yansıdığını görememesi. Mesela her zaman söylüyorum her kanaldan gelen kullanıcıların aktivasyonları çok farklıdır. Deneyimi çok farklıdır. Yaşadığı click to rate'e kadar her şey çok farklı. Ve bunun analizini çıkardım ben
First party datayla mesela sizin datanızda ne yaptım? saat bazlı aldım, event bazlı aldım. Kullanıcının gittim session aktivitelerini çıkardım. podcast'ten sonra çıkardığım ekranları gösteririm. Gerçekten o şekilde bir şey oldu. Ne olmuş oldu? bir aslında araç içerisinde bir araç olmuş oldu. Yani sizden aldığımız veriyi tabii direkt ekipler dedik bir şekilde bakabiliyor, anlayabiliyor, anlayamadığı yerde sorabiliyor hale geldi. Bu çok keyifli bir şey aslında. Çözüm odaklı yaklaşım biraz da bu olsa gerektiği düşünüyorum.
Yani bir sorun var. Ne veri okunamıyor? Çözümü ne bu? O zaman ne yapmamız gerekiyor? Bu disiplinleri birleştirmemiz gerekiyor. Şimdi bakıyoruz. Hatta bunu Berkay'la da yapmıştık ilk başta. Locer Studio'da yapalım dedik ya. Dedim ki abi dedim bilmiyorum ama dedim hadi dedim yapalım. Yaptık. İstediğimiz gibi oldu ama yine de hantallık. Looker'ın bir hantallığı oluyordu. Dedim ki abi ben apileri verin de hep beraber bakalım şuna. Gerçekten çok keyif aldım yani.
Hatta o süreçten de çok keyif aldım. Yazarken de çok keyif aldım. Yaparken de çok keyif aldım. O yüzden o tarafta tekrardan hani herkes alkışlıyorum. Teşekkür ediyorum. O tarafta yani bayağı şey cefamı da çektiniz yani. Şimdi ne diyeyim? Biz burada Emre Emre'e de şutat verelim. O da bayağı bir şey geliyor. yani orada bayağı uğraştı bizle. yani burada ben şeyi de söylemek isterim. Yani günün sonunda sistemde şeyi ayarlamak lazım yaniak tarafında biz biraz böyle hem open yani şimdi şirket olarak da open'ız.
Yani bütün finansal verilerimizi web sitemizde yayınlıyoruz falan. Yani biraz oradaki kültürü de buraya adapte etmeye çalışıyoruz ki o şeffaflığı yani biz bunu yaptık ve kapalı devre ve insanlar bunu kullanacak gibi değil de gerçekten onların fikirlerine, onların feedbacklerini alarak buraya bir geliştirme yapmak hem bizim için veriye dayalı bir geliştirmeye sebep oluyor. Neden oluyor yani gerçekten butonu sağa aldık ama neden sağa aldığın o nedenselliği Evet burada yatıyor. şeylerimizin işte %60'ından fazlası butonu orada istiyor gibi bir nedene dayandığı için biraz daha bu tarz geliştirmeyi daha çok seviyoruz açıkçası.
Yoksa hepsini işte ürüne yerleştir, ürün çorba etmekten başka bir şeye de gitmiyor oradaki kısım. O yüzden biraz daha ben ekstradan da hani ben sana ve başta Emre sizin ekibe de teşekkür etmek istiyorum. Çünkü gerçekten buradaki süreç içerisinde güzel bir fayda sağladık. fayda sağlıyoruz da. O yüzden güzel bir fırsat oldu bizim için de. Kesatta zaten bir case stadi yayınlamak açıkçası istiyorum. Çünkü şu an belli bir olgunluğa erişiyor.
Hem de veri olarak. Çünkü çok fazla verimiz var. O yüzden o olgunlukla da beraber aslında çok farklı şeyler de oluşuyor. Yani düşünceler oluşuyor, kitleler oluşuyor, marketing stratejileri oluşuyor gibi gibi. O yüzden orada da çok sabırsızım. Yani ben çok uzun zamandır case study yapmıyordum, yayınlamıyordum. O yüzden onun da bir heyecanı var. Yani ilk fırsatta değerlendireceğim bir yapı olacak zaten. bu arada hani raporlara ben first part olarak başladım mesela ekibe, iç ekibe.
Daha önceden başlamam gerekiyordu ama belli başlayı toparlamam gerekiyordu. O yüzden artık raporlarına kadar başladık. Bu bizim için de güzel bir şey. Herkesin geneli görmesi için de güzel bir şey. O yüzden hem size hem de tüm ekibe tekrardan teşekkür ediyorum. Sağ olun. Çok sağ ol. Biraz bir şey testimoni videosu testimony videosu gibi oldu ama şey testimonyan çık ama şey amaç o değildi ama yine de teşekkür etmek büyük bir şey yani günün sonunda
Tek başıma şimdi bir şeyi şeyi sevmiyorum ben. Bir şeyleri tek başıma yaptım. Bir şeyleri tek başıma ben yaptım, bunu ben çıkardım demek. çalıştığım ekibe de, fikir aldığım insanlara da, çalıştığım insanlara da ayıp olduğunu ve ona zarar verdiğini düşünüyorum. O enerjiye zarar verdiğini düşünüyorum. O yüzden hiçbir şeyi tek değil hep beraber yaptığımızı düşünerek aslında bunu o niyetle açıkçası söylüyorum. Çünkü çok da verimli olmuyor o şekilde ilerlediğinde. Yani ben yaptım, ben size söyledim.
Ben size geldiğimde siz bunu yaptığınız vall çok çirkin şeyler. Bunu hep beraber yaptık. Bunu hep beraber ayağa kaldırdık. O yüzden tekrardan hepimizin eline emeğine sağlık. O yüzden o tarafta biraz samimi olmak istiyorum. Yani çok sevmiyorum şey yapısını. Yook iyi yapıyorsun. İyi yapıyorsun. Bizde de aynı mentalite var. Yani biraz o bu o zaten o şey lafları hani ben yaptım vesaireleri hepsi çok ego kökenli laflar. Kesinlikle hiç de gerek olmayan şeyler.
O yüzden biz de ayrıca teşekkür ederiz. Ağzına sağlık vallahi Emre bu arada böyle çıkış noktamızdan vardığımız yere yine böyle su gibi aktı. Hiçbir şey planlamadan buralara gelmek de bence ayrıca bir keyifliydi. Hafiften toparlamak adına son eklemek istediğiniz bir şeyler var mı diye hem sana Emre hem de Berkay sana bir sorayım. İlk Berkay'dan alayım o zaman. Sonra ben ben de notlarımı şöyle bir toparlıyorum. e-ticaret ekosisteminden Ardalı nasıl kullanabilirizeye kadar giden bir konuşma silsilesi oldu.
Biraz daha böyle dedikodu vari biraz daha sektörel dedikodular, gıybetler falan yapabileceğimiz başka bir podcastle bence planlayabiliriz. Böyle hep iş odaklı, business odaklı. Okey. Tamam. şu an konuştuk ama bence bir sonrakinde kesinlikle böyle sektörel konuları ele alam severim. Sektörel deotu çok severim abi. Yani yapmasını da severim. Genel şey de yapabiliriz yani işte senin ekstra uğraştığın etkinlikler veyahut işte ekstra iş dışında yaptığın aktiviteler vesaire. Tabii tabii onlara da konuşuruz.
Kesinlikle var. bunları da konuşabil sadece iş değil günün sonunda yani. Tabii. Aynen. Aynen. gene öyle anlaşılabiliyor ya. O yüzden biraz daha hani bu podcastin şeyi onu onu on onu onu kırmak. Evet. Okey. Yani dediğim gibi biz de çok seviyoruz çünkü. Sağ olun. Çok teşekkürler. Vallah öyle hayatımızda başka şeyler de oluyor iş dışında ve bunları da anlatmak konuşmak da keyifli. Bir dahaki podcast'te davet dersiniz. bunları da hem dedi kutusuyla beraber yapar, konuşur olur.
Çok mutlu olurum yani. Tamam. Süper. Barış, senin görüntün gitti. Sesin de gitti galiba. Sesin var mı? yok. Buradayım. Evet. Toplantı odasından kovuldum. Öyle mi? o yüzden aynen. Saatim. gene Tolga Çevik backgrounduna gelmişsin böyle. Evet abi. Aynen. Aynen. Buradan çıkıyorum normalde de şimdi hızlı hareket etmem gerekti. süper abi. Vallah ama ağzınıza sağlık vallahi. Süper. Çok teşekkürler. saat vaktiniz için, zaman ayırdığınız için. Emreye çok teşekkür ediyoruz. Görüşmek üzere.
Ben şimdi sonlandıracağım. Herkese çok teşekkür ediyoruz izlediği için de. kolay gelsin. Hoşça kalın. Görüşmek üzere. Sağ olun. Bay bay. Yeah.