Samet Yıldız: Veri Odaklı Düşünme, Yapay Zeka ve Dijital Dönemde Adaptasyon

Bölüm 151:05:19

Samet Yıldız ölçümlemeye arkasındaki yirmi yıllık yazılım geçmişiyle geldi ve bu bölümün merkezinde tek bir fikir var: aracı öğrenmeden önce düzeni kur. Safari’nin bir UTM parametresini engellemesi tek başına problem değil; sistemin doğruysa çözülüyor. Oradan LLMs.txt’i otomatik üretmeye, yeni kanalların neden eskisinin üstüne eklendiğine ve öğrenmeyi öğrenmenin bir mizaç meselesi olduğuna geçiyor.

İngilizcesi: Samet Yıldız on order before tools, and learning how to learn

Bölümden çıkanlar

8 madde
  • Önce düzen, sonra araç. Tag Manager’ı açtığında neyin nerede olduğunu söyleyemiyorsan hiçbir entegrasyon hızlı ilerlemez.
  • Çerezlerin biteceğini beş yıl önce biliyorduk ve beş yılı direnerek geçirdik. Gördüğün bir geleceğe hazırlanmamak bir tercih.
  • SEO Google’a değil kullanıcıya kendini anlatmak. Yapay zekada da kural değişmiyor.
  • Yeni bir kanal eskisini yıkmıyor. Uygulamalar yükselirken web yatırımını kesen markalar bugün bedelini ödüyor.
  • LLMs.txt, site haritasına ve stok verisine bağlı bir akıştan otomatik üretiliyor.
  • Ekibini yazılım geçmişi olanlardan kuruyor. Dijitali bilen birine teknolojiyi öğretmek tersinden daha zor.
  • Önce öğrenmeyi öğren. Go ondan sonra kolay.
  • Türkiye kriz kasını senin yerine çalıştırıyor. Küçük krizler aynı şekilde vurmuyor.

Önce öğrenmeyi öğrenmelisin. Bir problemi nasıl çözeceğini öğrenmelisin. Devamı gelir. Go’yu mu öğreneceksin? Gidip öğrenirsin, o kolay.

47:40

Konu başlıkları

22 başlık

Döküm

8.364 kelime

Otomatik altyazıdan çıkarıldı, o yüzden konuşmacı adı yok. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.

0:00

Selamlar herkese, podcast'imizin kaçıncı bölümüydü? Barış bu. Artık bölüm yapmıyoruz ama... 14, 13, evet. O civarda bir şey. Artık bölüm isimleri koymuyoruz ama en yeni versiyonundan, en yeni bölümünden herkese merhabalar. Bugünkü konuğumuz Monster Teknoloji, Monster Laptop Bilgisayardan Samet Yıldız. Selam Samet, nasılsın? Selamlar, iyilik yüzeyler. Valla sizleri sormalı. Süper valla. Selam Barış, sen nasılsın? Selam. Çok iyiyim, valla heyecanlıyım. Bir yarım saattir falan zaten muhabbet ediyoruz. O kadar çok şey konuşuldu ki, bundan sonra neler konuşulacak acaba diye yine bekleyişteyim.

0:48

Valla bir konu falan belirledik ama tamamen serbest atış da yapabiliriz nasıl istiyorsak. Samet de de bayağıdır bir araya gelecektik ama kendisinin noter işleri olduğu için ertelemek zorunda kaldık. Benim noter işlerim yüzünden mi yoksa İspanya'ya uçuşta olan bir arkadaşımızın noter yüzünden mi? Ya o aslında yoğunluktan dolayı yani şey bir türlü şey yapamadık. Bir araya gelemedik. Aynen öyle. Şaka yapıyorum tabii biz bize ait ettik. Ama yani şu anda bir araya gelebildik güzel oldu.

1:29

Ben bir açılış yapayım mı o zaman o tarafta? Ya aslında bugün böyle Samet'le konuşurken Samet çok güzel bir noktaya değindi. O da ister istemez böyle hem içinde bulunduğumuz sektör hem işte durumlar vesaireyle birlikte çok fazla geçmiş ve an konuşuluyor. Yani işte atıyorum back to school geldi ne yapacağız ya da işte Black Friday var ne yapacağız? Geçmişte senin başına neler gelmişti vesaire. Ama böyle bir taraftan da daha ileriyi konuşalım dedik.

2:04

Yani bundan üç sene sonrası, dört sene sonrası için şimdiden ne tarz yatırımlar yapılabilir, neler yapılabilir? Hem böyle biz birazcık product bakış açısıyla Hardal'ın neler yapmayı planladığını hem de ben Samet'in tarafında aslında nasıl yatırımlar yapıyor dinlemek duymak çok isterim. Neden bu soru değerli onu da birçok dipnot olarak eklemek isterim. Biz Samet'le ilk tanıştığımız zamanlarda işte Hardal server site üzerine çalışıyor vesaire diye bir toplantı yaptık. Hardal'ı anlattık. Samet o an neler yaptığını ve neler yapmak istediğini anlattı.

2:43

Ve o an Hardal'ın sunabileceği her şeyi zaten Samet kendisi yapıyordu. Böyle altı ay sonra bak artık biz bunları da yapıyoruz dediğinde Samet dedi ki tamam o zaman artık çalışabiliriz. O yüzden yani sektörde de planlı programlı ilerleyen ve böyle güncellenlere yakından takip eden birisi olarak neler planlıyor, nelere yatırım yapıyor duymak isterim diyeyim. Öncelikle bu övgüler için teşekkürler ama gerçekten o ilk toplantıyı yaptığımız an hatırlıyorum. Şöyle bir şey oldu hani oturduk karşılıklı konuşuyoruz dedi ki biz bunları bunları yapıyoruz sen ne yapıyorsun?

3:23

Ben dedim ki biz de bunları bundan bunları yapıyoruz. Ve şöyle bir bakıştık sadece hani karşılıklı olarak o anda hani birlikte bir şey olmayacağımızı anladık diye hani böyle oturduk. Ha iyi misin sen nasıl gidiyor falan gibi bir duruma evrilmişti. Sonra aradan zaman geçti bizim bazı ihtiyaçlarımız değişti sizin Hardal tarafında bazı gelişmeler oldu ve günün sonunda biz bir araya geldik. Birlikte çalışmaya başladık. Aslında şöyle bir şey var hani biz hani burada yayına başlamadan önce asla konuyu belirleyelim derken hani ne olsa falan derken aslında o konunun temelinde biz sizle beraber çalışmaya başladık.

4:05

Çünkü şöyle bir şey oldu hani biz mevcutta yaptığımız çalışmaları biliyorduk geleceğe yönelik planlarımızı planlamıştık ve bir yere doğru varmak isterken dedik yani bu süreçte biz geleceği planlayalım derken bir yerde biz Hardal ile çalışmaya başlayalım. Şu noktada biz burayı burayı bu şekilde halledelim buradaki entegrasyonları yapalım. Yani aslında mesela neyi konuştuğumuzda da biz 2026'yı planlarken siz 2025'de bu projenin içerisinde dahil olduğunuz gibi bir süreç oldu. Çünkü bizim özellikle veriyle ilgili iş yapan insanların sadece bugünü düşünmemesi ve geleceği düşünerek ona göre entegrasyonlarını, çalışmalarını, hazırlıklarını yapıp ilerletmesi gerekiyor.

4:50

Çünkü biz 5 sene önce de biliyorduk çerezlerin kaldırılacağını ama biz 5 sene direnebildiğimiz kadar tüm dijital sektör olarak diyeyim teknolojinin bütün partnerleri olarak biz buna direndik. Tarayıcılar direndi, işletim sistemleri direndi, yapılabileceği kadar maksimum seviyede direnildi. Ama günün sonunda varılacak nokta belliydi. Aslında birazcık bu da var işin içerisinde. Yani bizim gerçekten geleceği görüp bundan kaçmamamız gerekiyor. Ona göre önceden tedbirlerimizi, önlemlerimizi almamız gerekiyor. Ona göre çalışmaları yapmamız gerekiyor.

5:28

Biz monster olarak ne yapıyoruz? Aslında bizim ilk yaptığımız şey hani bir veriyle ilgili. Çünkü günümüzde E'ye çok konuşuluyor ama E'yi kullanabilmek için senin doğru veriyi ihtiyaçlamıyor. Yani senin yanlış bir veriyle yapacağın analizle doğru bir yere varamıyorsun ki maalesef. O yüzden biz öncelikle oradaki temizliği yaptık. Geleceğe yönelik planlarımızı çizmeye başladık. Ve şimdi de aslında 2026 belki 2027'nin gideceğimiz noktaya göre biz şimdiden çalışmalarımızı başlattık diyeyim. Çok fazla bende şey oldu.

6:08

Ben birazcık paslıkla da Berkay'a atayım. Çok şöyle bir şey var. Şimdi biz bunu planlıyoruz ama aslında biz bunu bütün partnerlerimizle birlikte planlıyoruz. Mesela geçen de Berkay'la da mesela telefonda konuşuyorduk veya Barış'ta da konuşuyorduk. Ya diyorum ki hardala şunu şunu şunu ilave edebilir miyiz, şunu yapabilir miyiz? Çünkü bu aslında şöyle bir şey. Bu bir ihtiyaç ama sadece Samet olarak benim bir ihtiyacım değil. Bu tool'ların veya bu teknolojinin bizi yönlendirdiği bir ihtiyaçlar silsilesi doğuyor önümüzde.

6:40

Ve bizler de buna göre bir uyum sağlıyoruz. Herkesin önünde bir iş planı var. Herkesin önünde bir planı programı var. Biz buna göre ihtiyaçları belirleyip buradaki bütün eksikleri tamamlamak istiyoruz. Ama elbette ki problemler yaşıyoruz. Bazen teknik anlamda yaşıyoruz. Bazen zaman sıkıntısı çok fazla yaşadığımız oluyor. Ama bizim bir şekilde varmak istediğimiz nokta, aslında hepimiz bir varmak istediği bir nokta var. 2026'da nereye var? Ne durumda olmak istiyorsun? 2027'de nasıl pozisyonlanmak istiyorsun?

7:12

Üründe ne gibi özellikler eklemek istiyorsun? Aslında bunları bir şekilde planlıyorsun. Ama bunları hayata geçirirken de birazcık onların sancılarını yaşayabiliyoruz. Ya burada ben şeyi ekleyebilirim aslında. Ya biz zaten hani bu konuşmanın da biraz böyle günlük dile çevirmesini sağlayayım. Biraz böyle hani ne diyorlar falan böyle diyen olabilir dinleyenler. Bahsettiğin aslında regulatif ve teknolojik eksiklikler bir takım business, bir takım işletme tarafında özellikle web ve mobil ölçümlemesinde sekteye uğratıyor. İşte Safari'nin bloklanması, Firefox'un UTM parametreini bloklaması haliyle insanları kampanya optimizasyonunda biraz daha zor duruma sokuyor.

7:59

Biz de aslında sizin orada yani Monster Laptop'ta yaptığınız ölçümleme stratejisi bizim açıkçası bugüne kadar karşılaştığımız en iyi ölçümleme stratejilerinden bir tanesiydi. Yani sadece Google Tag Manager'dan işte bir conversion tag'e ekleyip veyahut işte verileri Google'a göndermekten ziyade orada mesela kendi offline online datanızı da böyle birleştirdiğiniz ya da işte mağazalardaki conversion'ların IP'lerine göre böyle bir lookup table yapmalarınız vesaire bizi çok etkiledi ve çok heyecanlandırmıştı. Ve bu vesileyle gerçekten çok iyi bir fit olduk yani hem bizim katma değer olarak sunduğumuz her şeyi siz zaten içeride bunları yapmaya hazır teşhne bir şekilde altyapınız hazır olduğu için çok iyi anlaştık orada.

8:51

Velhasıl bu hani konuşmanın da böyle biraz böyle testimonial gibi olmaması ve bir reklam promotion gibi olmaması adına da ben şeyi de sorabilirim. Yani burada yani birlikte evet güzel böyle bir case çıkartıyoruz ama sen genel olarak aynı ekosistemde olan insanların bu tarz teknolojilerde ne yapmasını önerirsin Samet? Yani herkes mesela senin kadar gerçekten teknik değil ve bence olmak zorunda da değil ama hani sen o kadar o şeyi handle ediyorsun ki yani o hem teknik implementasyonla business lojiyi çok iyi bağlayabiliyorsun.

9:29

Burada sence 2026'da insanların bu problemlerle başa çıkabilmesi için ne yapması gerekiyor? Oturup mesela Safari'deki UTM parametrelerinin nasıl engellenemeyeceği engellenmeyeceğini mi araştırsın? Ya da Google Tag Manager mı öğrensin baştan aşağı? Ne yapmasını önerirsin? Aslında benim önereceğim şey sistemiklik çalışmak. Yani bu her şeyin temelinde var. Mesela sen kendin bir an önce bir örneğini verdin Google Tag Manager'ına. Şimdi bende şöyle bir şey vardır. Google Tag Manager hesabına girdiğin anda her şey düzenli ve belli bir yapıda olması gerekiyor.

10:10

Çünkü ben neyi, nerede, nasıl alaç yönetebileceğimi bilmeliyim ki aslında yapabileceğim entegrasyonlar ve süreçler çok hızlı ilerlesin. Mesela sizle birlikte yaptığımız entegrasyonda ben sadece hani ilk toplantıda dedim ki yani entegrasyonu nasıl yapıyoruz? Sen bana dedin ki bunu buradan ekliyorsun, burası serbest. Yani nasıl istiyorsan yapabilirsin. Dedim tekrardan sordum yani serbest mi? Çünkü bende o serbestliğe yönelik o kadar çalışma vardı ki içeride aslında hali hazırda bulunan. Benim sadece orada bir iki ufak çalışma yapmam gerekti.

10:45

Bu nereden kaynaklandı? Aslında baştaki o düzenden geldi. Bizim öncelikle Google Tag Manager'ı öğrenmekten önce veya yazılımı öğrenmekten önce önce bunun bir düzenini öğrenmemiz lazım. Çünkü biz birazcık böyle hani üçgenler, karaneler, algoları böyle çize çize yetişen bir nesil olduğumuz için kağıtla kalemde gerçekten bizim önce o düzene bir ihtiyacımız var. Hani bizim gerçekten veriyi nereden alacağız, nereye göndereceğiz, nasıl işleyeceğiz? Bunların hepsinin kafada bir şekillenmesi lazım. Sonrasında buna göre planlı çalışmak gerekiyor.

11:20

Yarın bir gün senin Safari ile ilgili işte UTM'lerle ilgili herhangi bir problemin mi var? Senin tek problemin yeter ki o olsun. Çözeriz. Hani yeter ki hani senin düzenle ilgili, tertiple ilgili, genel sistematikle ilgili bir problemin olması. O problem çözülür. Çünkü dijitalde, teknolojide çözülemeyecek bir problem yok. Çünkü bir şekilde, şimdi kullanıcıların en temeldeki yaptığı hareket şu, her bir yerde bir iz bırakıyor. Her bir noktada bir hareketini biz dijital olarak görüyoruz.

11:53

Biz bu dijital izleri aslında yaptığımız işin en temelinde şu, biz bütün dijital izlerin gelecekte nasıl izler gelebileceğini öncelikle görüyoruz. Buna göre bir şema çiziyoruz. Biz bunları bu şekilde, bu şekilde izleri gruplandıracağız ve ölçeceğiz diyoruz. Ve bunları da bu şekilde kullanacağız diyoruz. Şimdi bunu yapabilmek için öncelikle bunu bir hayal etmek gerekiyor. Bunu hayal ettikten sonra bu düzen çerçevesinde her iş yapılabilir. Mesela öncelikle, öncelikle dijital sistemin baştan sona hatta teknolojinin komple, belki de en back-endinden front-endine, API sistemlerine kadar her şeyin nasıl çalıştığıyla ilgili temel seviyede bir bilgi sahibi olmak gerekiyor bence.

12:40

Çünkü eğer bunu bilirsen, o düzenin nasıl olması gerektiğini bilirsen, bütün problemleri çözersin. Yarın bir gün safariyle ilgili bir problem yaşalım, çözersin. Yeter ki senin genel çerçeven doğru olsun. Genel çerçeven de böyle çok kritik problemler olmasın. Bu arada en basit bir projede bile, Berkay farklı düşünür, ben farklı düşünebilirim. Farklı yaklaşımlarda bulunabiliriz. Bu şu demek değil, benimki doğru, onunki yanlış, onunki doğru, benimki yanlış demek değil. Buradaki temel nokta aslında bu doğruları buluşturabilmekte.

13:18

Yani orada bir farklı bakış açıları var. Bu farklı bakış açılarından doğru sonuç elde etmek bizim için en değerlisi. Valla çok iyi. Barış sen ne düşünüyorsun? Yani biraz, yani mesela Samet'in yaklaşımı şey, oldukça sakin ve teknolojik regulasyonlarda hani hakim olmanın getirdiği bir sakinlik var ama mesela endüstride herkes bu kadar sakin olmamakla birlikte yandım yakıldım, aman şimdi ne yapacağız, bunun çözümü ne olacak gibi bir algı var ve o FOMO yaratıyor yani.

13:51

Şimdi insanlarda böyle bir FOMO yarattığı zaman da komple pes etme durumu var. Şimdi problemle karşılaşma, problemle yüz yüze gelme ve problem için bir çözüm üretmeden ziyade tam tersi problemle karşılaşma ve abi bununla şimdi nasıl uğraşalım, başımızda bir sürü iş var, biz hani hemen kendimizi eski plana alalım ve abi şu an sistem çalışıyor ama çalışıyor, tamam gerisine karışmayalım gibi bir algı olabiliyor. Bu sence nasıl etkiler şu andaki ekosistemi?

14:21

Bence bu arada Summit'in tutumu oldukça doğru bir yaklaşım çünkü şöyle bir şey var, mesela en güncel gelişimleri ele alalım. İşte nedir bu? Artık sitelere trafiğin ChatGPT ve diğer AI tool'larından gelmesi. şimdi ne oldu? İki gün önce ya da birkaç gün önce ChatGPT dedi ki artık sen satın alma da yapabileceksin. Stripe entegrasyonu geldi, sen buradan satın alma yapabileceksin. Şimdi hurra herkes bunu düşünmeye başladı. Ama bu öyle bir gelişme ki belki senin ilk uzun bir süre %2'ni, %3'ünü etkileyecek.

15:03

Yani kimsenin şu an sitesinin ana trafik kaynağı ChatGPT değilken bir anda herkes işte LLM'lerden trafik çekme, LLM SEO'sunu doğru yapma bilmem ne bileyim bir sürü konu konuşmaya başladı. Ama sen oradaki o işte o FOMO, aman bunu nasıl yapacağız, bunu yapalım mı bir an kenara bırakıp bir sakin düşünmek gerekiyor. Yani yapım doğru mu? Ben elimdeki her şeye hakim miyim? Sistemimi doğru kurdum mu? Yerim doğru akıyor mu? Önce bir oturtmak gerekiyor ki sonrasında bunlara kafa yor.

15:38

O tarafta da bence en kritik nokta bunun bir sonraki adımlarını düşünebilmek. Yani şu an evet ChatGPT artık oradan bir şey yapmaya başladı, satın alım yaptırmaya başladı. Bu bir adım. Yani belli ki bu adamların son adımı bu değil. Nereye gidecek bu? Yani sonraki adımlar ne olacak? Sen onlara kafa yor ki. O geldiğinde yine o aman Allah'ım ben ne yapacağım efekti olmasın. Biraz daha işin bence öyle yapıp daha sakin sakin ilerlemek her zaman daha güzel bir noktaya götürüyor.

16:15

Hatta bunu söylemişken de sizin de şeylerinizi merak ediyorum. Yani bu tarz gelişmelerle birlikte hep bir şey sorunsalı var ya. Ticaret alışkanlıkları ve davranış biçimi değişecek mi? Nereye gidecek? Sizin oradaki fikirlerinizi de almak isterim diyeyim. Ne düşünüyorsunuz? Bu arada biraz önceki konuyla ilgili çok ufak bir örnek yapacağım. İki tür insan var. Bir grup insan J-Force hayatımıza ilk girdiğinde yarım saat içerisinde bunun entegrasyonunu yapanlar. Diğeri de Universal Analytics'in bitmesine yarım saat kalan J-Force entegrasyonunu yapıp hayatına devam ederler.

17:02

Ben ilk taraftaydım. Yani ilk yayınlandığında direkt bunun entegrasyonu yapıp başımıza bir vela gelecekse gelsin görelim. Nerede ne problem varsa gelsin görelim. Bu konuyla ilgili de şöyle bir şey söyledim. O bu arada şey Samet yumurta kapıya dayanınca insanları. Aynen öyle. Bu da dijital yumurta. Şimdi burada şöyle bir şey var. Yarın bir gün yapay zekaların üzerinden alışverişler olacak. Hatta yayına başlamanın önce konuştuğumuz meselelerden farklı bir örnek vereyim. Yarın bir gün futbol takımlarının başında biz yapay zeka teknik direktör veya futbol direktörleri görebiliriz.

17:44

Çünkü veri dediğimiz şey artık o kadar geniş bir şey ki. Yani her futbolcun attığı adıma, rakiplerin attığı adımlara, senin onu bypass edebilmek için yapabilecek bütün stratejilere kadar. Yarın bir gün biz buna üç sene sonra işte X kulübün futbol teknik direktörü şu yapay zeka modülüdür gibi bir şey bile duyabiliriz. Çünkü bu bir veriye dayalı da bir iş aslında. Futbol bile veriye dayalı bir iş artık günümüzde. Dolayısıyla bizim yapay zeka ile nereye gidilebilir konusunda gider.

18:19

Her tarafa gider. Çünkü ticaretin olduğu her yerde yapay zekada konumlanmak ister. Çünkü bir şekilde ne kadar iyi konumlanırsa o kadar da kendi gücünü de aslında kendi değerini de yükseltmiş olacak. Orada e-ticaretin içerisine mi girdi? Oradan sepete ekleyip satın alma mı yapabiliyorsun? Yapay zekanın içerisine veya herhangi bir yerde. Bu onu daha da değerli kılar. Burada geçenlerde Hollanda'ya gittiğimde şey oldu böyle bir nostalji böyle tam böyle girdim Google'dan böyle bir şey aradım falan.

18:52

Hani orada shopping reklamlarının search kısmında göre bir gözümü yaşardım böyle bir dedim ki yani bu bizde yok. Hani bu şey gibi bir şey hani o anda afalladım aha dedim burada bu var hani garip oldum aha dedim sonradan şey oldu böyle. Hani o kadar uzun zaman olmuş ki ona denk gelmeyeli. Birden böyle bir garip hissettim kendimi aslında şöyle bir şey var. Yani o kadar çok ticaretle ilgili adımlar yer alacak ki ki biz bunu göreceğiz.

19:24

Hani biz bunu nasıl göreceğiz bilmiyorum. İntegrasyonlar nasıl olacak bilmiyorum. Yarın bir gün biz işte örnek veriyorum şimdi LLMS TXT var işte sen oradan kendini yapay zekayı tanımlatabiliyorsun. Bunu kendin ne kadar tanımlayabilirsin bilmiyorum. Ama biz ne yapıyoruz biz mesela LLMS TXT'de bir tane workflow kurduk. Sitemap ilgilenmeyi oraya bağladık. Bizim web sitesinin bütün şey datalarını bağladık. Onları bağladık bunları bağladık. LLMS TXT'de otomatik oluşuyor. Yani bizim kendi verimiz bizim kendi yapımız üzerinden bu dinamik stokta olan ürünlere göre vesaireye göre bu otomatik oluşuyor.

20:07

Yani bu zaten herkese açık her web sitesine girip bu TXT'yi görebileceğiniz bir dosyadan bahsediyor. Ama bunu nasıl yönettiğin nasıl kullandığın önemli. Ben biliyorum ki yarın bir gün biz tıpkı XML feed'e benzer bir şekilde biz bu TXT dosyası değişebilir belki yapısı. Ama farklı bir teknolojilerle biz yapay zekayı besleyebildiğimiz oraları tamamen şirketlerin verilerini belki de çok daha hassas verilerini biliyorsunuz. Bile yüklemekten çekinmeyeceği bir geleceğe doğru da gidebiliriz. Çünkü yine sizden örnek veriyorum.

20:43

Yani sizi bilenler vardır bilmeyenler vardır. Bütün şirket verileriniz açık. Yani sizin ben geçen ay ne kazandığınızı bir sene ne kazandığınızı gizli bir yerden öğrenmemek gerek yok. Gidip sizin vericilerinizden bunları görebilirim. Ama bu şu demek değil. Bu açıklık bir tercih meselesiydi sizin için. Ama yarın bir gün bu bütün şirketler için belki de bir zorunluluk haline gelebilir. Bu geleceği bilemiyoruz. Ama ne yöne doğru gittiğini birazcık kestirebiliyoruz. Yani böyle.

21:18

Çünkü valla şeyde. Ha buyur. O son nokta beni böyle şey tüllerim diken diken oldu bu arada son söylediğin şeyde. Şey oldu böyle tam böyle son noktayı söyledim. Bir bitiriş yapayım dedim. Bitiremedim. Nasıl yapacağımı da bilemedim. En son böyle dediğin ve genelde böyle deyince genelde araya Berkay'a geliyor konu. Ben direkt Berkay'a buradan pasatayım. Senin düşüncelerin neler mesela bu konuyla ilgili? Ya şey konusu çok iyi mesela. İşte o TXT file'lar.

21:46

Yani gerçekten hani neyin ne zaman değişeceğini böyle hızlı bir şekilde adapte oluyoruz. Yani bence insanlığın en iyi özelliği bu. Böyle bir şeylere karşı adapte olmak. Ama bu adaptasyon böyle bir beyaz yaka bir kurumsallık içerisinde olduğunda insanlar gerçekten bir danışman aramaya başlıyor. Yani yeni bir bilgiye yeni bir öğrenmeye yeni bir adaptasyona motivasyonları kalmayabiliyor. Biz biraz da o motivasyonu kendi içimizde barışla şeyde bulabiliyoruz yani bu belki şirket datasının açık olarak lanse edilmesinden tut da yani produkta yaptığımız update'lere kadar gerçekten her şeyin böyle şeffaf olmasını istiyoruz.

22:30

Bazen bu şeffaflığın şeyi kayabiliyor, balansı kayabiliyor. Yani çok da şeffafız diye hani enseye şaplak gibi bir algı yaratabiliyor bu insanlar tarafından. O kadar da olmamak lazım diye biliyorsun. Evet yani biraz böyle o şeyi tutturmak da zor. Çok böyle ne despot ne kapalı kutu ne kapalı devre ne de böyle çok her şeyin böyle ön planda olduğu ama yani bizim normal iş yapışımız da bu şekilde. Yani ben bahsettiğimiz konularda danışmanlık verirken de aslında bu özgürlük çerçevesindeydim ama tabii ki de bazı şeylerin böyle sınırları var.

23:07

O sınırlar çerçevesinde öğrenme eğrisini biraz böyle ön plana koymak gerekiyor. Velhasıl yani gerçekten de o adaptasyonumuzun adaptasyonu daha doğrusu kullanırken bunu da göz önünde bulunmak gerekiyor diye düşünüyorum. Yani o motivasyonu kaybedince geriye hiçbir şey kalmıyor. Yani bu şeyin hiçbir garantisi yok mesela. Artık mesela şey kullanılmayacak mesela ne diyeyim safari tarayıcılar veya işte hadi sektörden örnek vermeyelim başka bir yerden örnek verelim. Artık mesela cep telefonu kullanılmayacak. Yani herkes mesela akıllı saat kullanacak.

23:42

Şimdi akıllı saat kullanıldığı zaman web sitesini oraya adapte etmek gerekiyor. Yani insanlar belki oradan böyle bir şey alacak yani saatten tıklayıp bir şey satın alacak ya da işte VR gözlükler geliyor başka bir şey geliyor. Şimdi biz artık o kadar primitif o kadar eski bir teknolojilerle haşır neşir olan tayfa olarak buna çok kolay belki de adapte olacağız veya belki bu kadar hızlı bir şekilde adapte olamayacağız. Hani zaman gösterecek ama ben açıkçası bu kadar radikal bir değişiklikte de böyle adapte olacağımızı düşünüyorum.

24:14

Özellikle hem teknik tarafta hem de biznes tarafında. Barış sen ne düşünüyorsun? Ben de %100 katılıyorum ya adaptasyon olmaması imkansız. Ben de şeyi söyleyecektim yani bu adaptasyon sürecinde hatta bizim düzenli olarak kendimize sorduğumuz şeylerden birisi de bu veriyle olan interaksiyonun ne noktaya geleceği. Çünkü hala ister istemez işte evet bir AI diyoruz vesaire diyoruz ama her türlü gelişim çok böyle eski sistemin üzerine kat çıkılarak oluyor. Yani veriyi sen alırsın tablo formatında karşına gelir o tablodan bakarsın ve bu veri böyle çalışır.

24:57

Dimension eklersin metrik eklersin ona göre kırılır. Şimdi bu çok klasik bir yöntem. Bizim de sürekli sorguladığımız şey işte analistlerin, müdürlerin, yöneticilerin, uzmanların bu veriyle olan entegrasyonu böyle mi olacak? Yani bu şekilde mi yine veriyle iletişim kuracak? Yoksa burada bu sistem de tamamıyla değişebilir mi? Değişirse nasıl değişir? Yani aslında oradaki bir analistin rolü nasıl farklılaşabilir bunu çıkartmaya çalışıyoruz. Çünkü evet sana bir AI'ın böyle yazılı olarak insight sunması güzel ama senin o beslediğin veriyle nasıl iletişimi kurduğun şu an hala çok tradisyonel yöntemlerle ilerliyor.

25:41

Burada ona kadar her şeyin değişebileceğini kabul etmek gerekiyor. Topladığın veriler, add to cart diye bir parametre var mesela herkesin hayatına çok değerli. Belki bu olmayacak, add to cart diye bir şey olmayacak artık yani. Buna göre kendimizi hazırlarsak bu ihtimallere göre Berkay'ın ve işte Samet ikinizin de söylediği o adaptasyon bence çok farklı bir seviyeye çıkabilir gibi geliyor bana. Kesinlikle. Hatta şöyle bir şey bak. Hani bizim bir şekilde mesela ben zaman hatta SEO'nun bile çok doğru anlaşılabildiğini düşünmüyorum mesela.

26:23

Şimdi buradan konuyu başka bir yere bağlamayacağım. SEO dediğimiz işlem aslında neyindir? Senin kendini kullanıcılara başvurmak için arama motorlarına kendini en iyi ifade edebilme yöntemidir aslında. Bunu sen işte dünyadaki web standartlarının kodlamalarına göre yaparsın. Ama bizde şöyle bir şey aradık. Biz Google için bunu yapıyoruz. Google için yapmıyorsun sen. Sen bunu aslında kullanıcı için yapıyorsun. Kullanıcıya kendini çok daha iyi ifade edebilmek için yapıyorsun. Burada işin temelinde de yapay zeka tarafında da öyle bir şey var.

26:57

Şimdi sen yapay zeka tarafında sen yapay zekayı kendine anlatmaya çalışmayacaksın. Sen kendini kullanıcıya aslında çok iyi bir şekilde ifade etmeye çalışacaksın. Zaten yapay zeka seni eğer bunu bunun karşılığı budur noktasında seni konumlandırıyorsa zaten karşısına çıkartacaksın. O yüzden senin yapman gereken nokta aslında senin kendini çok iyi ifade edebilmenden kaynaklanıyor. Sen bunu çok iyi ifade edeceksin. Dijitalde çok iyi ifade edeceksin. YouTube tarafında çok iyi ifade edeceksin. Kendini çok iyi anlatacaksın.

27:32

Karşı tarafa ileteceksin. Dolayısıyla bunun da bir karşılığı olur elbette. Az olur, çok olur. İyi olur, kötü olur. Ama bir olur yani. Orada senin ifaden karşı tarafa geçer. Şimdi buradaki bu haberleşme yönteminde de şimdi bizim yıllardır belli başlı veri anlamında haberleşme yöntemlerimiz var. İşte bildiğimiz klasik database'ler vardı. Onlar değişti. Daha farklı yöntemlere evildi. Mikro servisler geldi. GraphQL gibi daha iyi farklı yapılar geldi. Mesela benim en çok sevdiğim yapılardan biri de GraphQL tarafı.

28:10

Çünkü her şey otomatik. Yani dokumentasyon hazırlama yok. Bir şey yok. Verinin nereden geldiği, hangi formatta geldiği ve nasıl geldiği hepsi belli önünde açık. Biz şimdi bunları gördük. Esinler hiçbiri böyle açık değildi. Hiçbiri bu kadar şeffaf değildi. Neyi, ne olduğunu anlamak için sayfalarca doküman okumak gerekiyordu. Ama şimdi her şey otomatik oluşuyor. Bu otomatizasyon hayatımıza bir kere bir girdi. Bu girdikten sonra bunun çıkma durumu yok. Daha da iyiye gidebilir.

28:41

Daha da gelişebilir. Ama bunun nasıl olacağını öngörebilmek için önceki mevcut yapıyı ve gidişatı iyi anlamaktan geçiyor bence. Bizim en büyük problemimiz aslında birazcık mevcut kaynakları üzerinde sıkışıp kalıyoruz. İşte Vue.js geldi. İşte single page application'larda şöyle şöyle bir şey oldu. Oldu da nereden geldi, bugün ne oldu ve nereye doğru gidiyor? Aslında bizim birazcık odaklanmamız gereken kısım bu. Çünkü eğer bunu takip edemezsen, bir yerde böyle bir tıkanıp kalırsan bazı konularda, bu sefer bir sonraki adımı da kaçırıyorsun.

29:20

Senin teknik altyapın ona uygun değilse bir sonraki treni de kaçırıyorsun. Mesela birazcık bahsettik. Biz kendimizi yapay zekaya nasıl ifade edeceğiz? Bilmiyoruz. Yani şu andaki mevcut durumlar çok kısıtlı. Ama şunu çok iyi biliyoruz. Bu yapı çok değişecek. Bu yapı çok gelişecek. Bunu biliyoruz. Peki yarın bir gün bir açıklama yapıldı. Denildi ki işte işte XMF'lerdeki gibi şöyle bir yapı geldi, şu geldi, bu geldi. Sen kendini böyle yapay zekaya anlatabiliyorsun denildiğinde 24 saat içerisinde yeryüzünden bahsedeceğim bütün şirketler arasında kaç tanesi adapte olabilecek?

30:00

Aslında bizim sormamız gereken konu bu. Bizim birazcık daha esnek, daha hızlı olmamız gereken konu bu. Çünkü biz seviyoruz bir şeyleri ötelemeyi. Bir şeyleri böyle birazcık daha ya bir olsun bir bakalım. Çünkü şu konuda da çok haklıyız. Biz daha önce bir şeylerin böyle ortaya çıkıp patladığını da çok gördük. Bir şeylerin çıkıp başarısız olduğunu da çok gördük. Dolayısıyla ne oldu? Aslında o hemen geçen vagona da atlamak istemiyoruz. Nereye düşeceğini de dönmüyoruz.

30:30

Biz böyle bir ikilemdeyiz. Yeni teknoloji her zaman iyi bir şey demekle değil. Dolayısıyla bunun dengesini bulmamız lazım. Metaverse diye bir şey vardı bir ara. Herkes Metaverse'de site falan yapmaya çalışıyordu. Herkes oradan satın alacak diye. Arsa alanlar falan. Oldu. Bu arada alanlar da... İstanbul'da da aldılar falan. İstanbul'daki alan vardı falan. Onları aldı insanlar falan ama... Aslında adaptasyona yani buradan girmek biraz mantıksız. Yani insanlar bunu adaptasyon olarak algılıyor ama...

31:06

O hype'a, o trene atlamak bir adaptasyon değil bence. O konuda gerçekten bir fikir sahibi olmak, kendini o konuda geliştirmek yani SEO bitecek diyorlardı 20 yıl önce. Şu anda da bitmek üzere. İşte insanlar AI'ya soruyor falan ama... Ya şimdi SEO bitmiş olabilir. Kendini Google'da nasıl göstereceğini biliyor olman. Seni bu sefer chat GPT'nin web siteni nasıl track edeceğini... Nasıl o TXT kodunu oraya LLM dosyasına eklemen gerektiğini sana getiriyor.

31:37

Yani SEO öldü diye senin bütün aslında marketing stratejini başka bir yere kaydırmanın bir manası yok. O zaman elimizde broşür alıp tek tek kapı kapı dolaşalım. Bu daha mantıklı bir strateji. Neden insanlar Google Ads'e reklam veriyor ya da paid marketing yapıyor falan gibi bir yerden yaklaşabiliriz. Burada biraz böyle adaptasyonu biz sanki o son dakikaya bıraktığımız için alen acele. Balas Pandıras giriyoruz ve kalitesiz işler çıkıyor bence. Yani adaptasyonun bile bir kalitesi olması lazım ki onu nasıl geliştirip, argesini yapıp ona benzer ya da ondan daha iyi bir projeler üretelim.

32:16

Bu bence biraz eksik yani bizde. Avrupa'ya bakıyoruz yani gerçekten insanlar bizden çok teknik değiller. Ya da bizden bir konuları daha iyi yapıyor değiller. Ama yaptıkları şey bahsettiğim gibi sistematik yani. Öncesini biliyorlar ve sonrasını da öncesindeki bilgilerle harmanlayıp bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Abi biz öncesini tamamen komple unutuyoruz ve yenisini de yalan yanlış. Hemen de böyle yapmaya çalışıyoruz. Bu arada verdiğim broşür örneği bence çok mantıklı aslında. Sen broşürü nasıl iyi kullanabileceğini bilirsen, yani nasıl broşürle ürün satabileceğini bilirsen, aslında onu gidip Google Ads'de yapmak ya da Instagram reklamı yaparken sen çok daha rahat edeceksin.

33:05

Çünkü aynı sistem sadece şeyi farklı yani aradaki o medyumu farklı. Birisi fiziksel bir kağıt, diğeri dijitalde bir görsel ama görsel yani. Günün sonunda aynı insan o ikisiyle etkileşime geçiyor. Dediğim gibi silip o dünya yeni başlamış gibi yapmak aşırı mantıksız. Biz konumlandırmayı aslında birazcık yanlış yapıyoruz. Aslında şöyle bir şey yok. Burada X bir ürün olsun, fark etmez ne olduğunu. Burada da bir kullanıcı olsun. Şimdi bu kullanıcılar arasında işte chat CPT geldiğinde veya farklı yapay zeka veya farklı yeni sistemler, yeni tarayıcılar ve işte arama motorları vesaire geldiğinde aslında bu ikisi arasındaki kanallara bir yenisi daha ekleniyor.

33:53

Diğerini silip atmıyor. Biz mesela bunu birazcık yanlış konumlandırıyoruz. Çünkü şöyle bir şey var. Ben bir kullanıcıyım. Ben ne yapabilirim? İşte tarayıcıdan bir şey arayabilirim. Youtube'da arayabilirim. Chat CPT'de arayabilirim. Sonuç olarak benim eğer ki herhangi bir konuda bir ihtiyacım varsa, ben zaten bunu dijital ayak izleriyle birlikte ben bunu zaten belli ederim. Ya işte ben bir bilgisayar alacağım. İşte ben bir mikrofon alacağım. Ben herhangi bir şey alacağım. Ben bunu belli ederim.

34:22

Belli ettikten sonra bu hareketlerin doğrultusunda beni bir yere doğru yönlendiriyor. Google'da arıyorsam beni bir yere yönlendiriyor. Youtube'da arıyorsam beni bir yere yönlendiriyor. Sosyal medyada arıyorsam, bir sayfaları inceliyorsam falan beni bir yere yönlendiriyor. Chat CPT'de yapıyorsam beni bir yere doğru yönlendiriyor. Dolayısıyla insanların talepleri ve varacağı nokta arasında aslında bir değişiklik yok. Bizim aradaki yeni kanallar geldiğinde bizde birazcık bir başka kanalı birazcık daha kötülemek durumu daha var. Veya hangisi daha trendse ona birazcık daha ön planda tutmak isteği var.

35:01

Ama aslında en nihayetinde bu diğer kanal köprü gibi yıkılıp gitmedi. Dolayısıyla biz bir şeyleri inşa ederken bir şeyleri de yıkmamamız gerekiyor. İşte SEO bitti, bitmedi, bitmeyecekti. Eğer ki sen şunu bana diyorsan ki bütün arama motorları pazartesi itibariyle kapanacak. Ben sanırım ki SEO bitti. Ama böyle bir şeyin olmayacağını bildiğimiz için. Dolayısıyla arama motorları var olduğu sürece senin de orada üst sıralara çıkma gibi bir talebenin olacağı için orası bitmedi.

35:34

Ama şu olabilir, yöntemi değişmiş olabilir, teknolojisi değişmiş olabilir, kendini ifade etme yapısı değişmiş olabilir. Bundan 10 sene önce single customer cash'ın arayarımızda yoktu. Ama şimdi her taraf büyücü eser, rayakçı eserle dolu. Dolayısıyla buradaki bu değişiklikler aslında yöntemini değiştiriyor. Doğru. Ama en nihayetinde dediğim gibi yani arz-talep meselesi. Yani bu çok basit bir ticaret aslında. Ve ticaret arasındaki bir yollar. Şeyi hatırlıyor musunuz? Mesela bir ara şey oldu bundan birkaç sene önce.

36:08

App çok yükselişe geçtiği için bazı markalar şey demeye başladı. Biz web yatırımımızı bıraktık. Web'e artık para yatırmıyoruz. Biz böyle şey diyordun ben yani yapmayın öyle şey olur mu? Hani evet App daha fazla işte yükselişte duyuyorsunuz markalar daha çok ciro elde ediyor. Ama web bir yok edemezsin yani günün sonunda hala çok ciddi bir kullanıcı kesin. Ve zamanında bunu yapmış bazı markalar şimdi bunun cezasını çekiyor. Oradaki yine dediğin gibi yeni bir şey geldi diye eski medyumların tamamını kenara atma, yokmuş gibi davranma.

36:46

Öyle bir şey olsa zaten şu an fiziksel mağazacılık kalmazdı. Eğer bu kadar yeni gelen kanallar liderliği elinde tutuyor olsa kimse mağazaya gitmezdi. Herkes tak tak tak App'inden satın almasını yapardı ki hiç öyle bir durumda değiliz. Fiziksel mağazacılık hala inanılmaz bir noktada. O yüzden dediğin gibi o ekstra kanal ekleme sistemi böyle içselleştirilse bence herkes çok daha mutlu olacak bu tarz süreçlerde ve daha doğru kararlar verecek. Kesinlikle. Hatta pardon Berk'a tam sen bir şey var.

37:22

Buyur buyur. Ya şöyle bir şey var. Orada bak şunu bir nebze anlayabilirim. X bir aradaki kanalı benim ayakta tutabilme maliyetim şu kadar. Ya ben buraya bu kadar ayakta tutmak için para harcayacağımı ben buraya o kadar yatırım yapmayayım ama ben buna yeteri kadar önemi vermeyeyim. Örnek veriyor. Hepin orada olursa da ben bunu yeteri kadar güncellemeyeyim, eğitmeyeyim. Bunun bir yazılım maniyeti var, ayakta tutma maniyeti var. Bunu bir nebze anlayabilirim.

37:52

Bu da kendi içerisinde bir optimizasyondur. Kaynak optimizasyondur. Buna bir okeyim ama ben selif atmaya karşıyım. Ben en basitinden senin verdiğin fiziksel mağaza örneğindeyiz gibi. Sonuç olarak ben yine bir aramayı fiziki olarak da yapabilirim. Yani bir mağazaya da gidip dolaşabilirim. Bu da çünkü bir yöntem. Bu oraya gidiyorum diye diğerini de iyi kapatmak iyi değil. Webden alıyorum diye fiziki mağazayı da kapatmak iyi değil. Dolayısıyla hepimiz birer insanız. Bu işin en temelinde bu var.

38:24

Hepimiz birer insanız ve hepimizin birer ihtiyacı var. Bazı ihtiyaçları internetten her ne kadar işte bir araba olacak olsan da her ne kadar bir insanı da biz içine oturmadan onun bir rahatına varamıyoruz. Bu mu diyemiyoruz. O kararı veremiyoruz. Orada bulunmamız lazım. Bazı ürünler böyle. Böyle. İşte ben sana istediğin kadar Amerika'daki bilmem ne restoranını öveyim. Sen o yemeği yemeden, onun tadına varmadan onunla ilgili yorum yapamazsın yani. Orada bulunman gerekiyor.

39:00

Bu da bir tüketimdir. Dolayısıyla bizim buradaki konumlandırmada çok böyle dikkatli ilerlememiz gerekiyor. Dikkatli ilerleyeceğiz diye de tabii ki de aman dikkat, aman dikkat, aman çocuğun düşmesi gerekirse düşsün. Onu öyle öğrensin. Düşe düşe düşe, düşe kalka öğrensin. Sen öyle mi öğrendin Samet? Mesela GraphQL'lerden bahsettin, VGS'lerden bahsettin. Yani aslında dijital pazarlama ekosistemi de bunların hiç yeri yok. Yok yani aslında hiç yok. Ama sen de bunlar, bu skill'ler başka bir yerlerde işine yarıyor yani.

39:34

Bunları sen kendi başına mı öğrendin, nasıl öğrendin? Biz belki de bu yayına başlarken birazcık tersten ilerlemiş olabiliriz. Yani bu birazcık şimdi geçmişten bahsedelim. Bağlarız canım, kırparız hemen şey yapalım. Bundan başlayalım. Öne koyarız bunu. Selamlar herkese. Bir daha çözüm olacak değil mi? Yok şöyle bir şey var aslında. Bizim nesil, öyle bir nesil ki böyle tam böyle, çocukluğumuzun başladığı dönemde biz bilgisayara kavuştuk. Ve ben bu bilgisayar işi çok sevdim.

40:07

Hani bana deseler ki işin ne? Ben mesela halen daha ne olduğunu söyleyemiyorum. Mesela sen barikaya ben sorsan ki ya sana senin işini bilmiyorum. Çünkü neden bilmediğimi söyleyeyim. Çünkü ben aslında böyle bilgisayarla haşrı neşri olan bir nesildim. Sonra da dedim ki ben bilgisayarla oturacağım ve bütün günüm böyle geçecek. Ben bunu bir meslek haline getireceğim ve ben bunu çok sevdim. Ben yazılımcı olarak başladım iş hayatına. Sonrasında da yazılımcı olarak ilerliyordum.

40:34

İlk iş yerine başladık. Dediler ki işte hani bizim böyle böyle yaptığımız bir proje var. İşte bunu geliştireceksin, şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın falan. Bir hafta geçti dediler ki proje iptal. Efendim dedim. Yani dediler ki proje iptal. Biz dediler SAP'ye geçiyoruz. Dediler ki sen SAP'yi biliyor musun? Dedim ki yok. Bilmiyorum. Yani ben bunu söylediğimde bundan 14 sene önce ilk defa iş hayatına başlamış birisiydim yani. Dedim ki bilmiyorum. Dedi öğrenirsin sıkıntı yok.

41:06

Dedi ki bütün projeyi dedi sen dedi yönetilmesin. Efendim dedim. Yani ben bilmediğim bir şey dedim dedim. Dedim niye bu sorumluluğunu anlatıyorsun? Hani ne gerek var? Bilmiyordum ama gerçekten. Biz başarılı bir şekilde bütün projeyi geçirdik. Niye? Ne oldu? Aslında en teminimde şöyle bir şey vardı. Ben yazılımı biliyordum. Teknolojiyi biliyordum. Meraklıydım. Aslında zaman zaman ne oldu? Ben işte SAP'yi ya işte buralarla ilgilenirken sistem tarafına çok ilgi duymaya başladım.

41:34

Sunucular, serverlar. Ya ben avartmıyorum. En az 70 kere Linux'ü çukertmişimdir. Bak en az 70 kere bu şey benim başıma gelmiş. İşte ben orada yeni diller çıktığında, işte Golang çıktığında ilk onunla ilgilenmişimdir. Merak etmişimdir. Ya bunun sintaksı nasıl, nasıl ilerliyor, nasıl diğerinden farkı ne, özelliği ne, gücü ne. Bütün programlama dillerinin kendi birbirleri arasındaki farklar, sintaks farklı falan. Ben mesela uyuz olurum PHP'deki soru işaretlerine, bilmem nelerine, şunlar bunlar.

42:07

Ama olurum yani. Ama hangi yazılım dilinde şu anda benim önime bir kod getirse, editleme anlamında hepsini yapabilirim. Sıfırdan yazmak aynı bir kodu böyle okuyup onunla ilgili müdahaleler yapabilmek çok farklı bir şey. Ama o direkt olarak o kodun, o dilin içerisinde var olmak çok farklı bir şey. Ben gerçekten yazılım kökenli olmanın faydasını çok gördüm. Ama ben çok fazla böyle kod, kod, kod ilerletemedim. Bunu yapamadım çünkü çok sıkıldım.

42:40

Yani sürekli böyle aynı ekranlar, işte Linux'ler, normal yazılımdaki kodlar, aynı editörler, sürekli siyah bir ekran. Ben ona çok sıkıldım. Sıkıldayınca aslında işinin dijital tarafına yöneldi. İşinin dijital tarafına yönelince orası biraz daha bana görsel, daha eğlenceli geldi, daha hareketli geldi. Çünkü zaten bende dolayısıyla ne olmuş oldu bugün günümüze geldiğimizde? Benim neredeyse 20 yıllık bir yazılım geçmişim var. Bütün sistemler, altyapılar vesairelerle ilgili, yani Linux'un bütün o paket dağıtımlarıyla ilgili, bütün hepsiyle ilgili benim bir şekilde bir geçmişim var.

43:18

Ve bayağı bir vakit geçirmişim vardır. Çok fazla open source sistemlerin kurulup, ayağa kaldırılıp, belirlenmesi bunların içerisinde yer almışımdır. Dolayısıyla ne oldu? Aslında kademe kademe, gelişe gelişe veya değişe değişe ben bu noktaya geldim. Günün sonunda ne oldu? Evet ben bakıyorum, GTM'e giriyorum, açıyorum, bakıyorum. İşte burada şeyler var, veriler var. Ben işte ilerlemeyi böyle planlamalıyım, geleceği böyle planlamalıyım, buraya varmalıyım. Ama ben aynı zamanda nereden veriyi, hangi yöntemle nasıl alırım?

43:50

Benim sunucudaki şu özellikler benim ne işime yarar? Bir client dediğin aslında şu cihazın içerisinde ne gibi veriler var ve bunlardan ne kadar faydalanabilirim? Dolayısıyla işin teknoloji tarafında aslında bir bilinirlik olduğu için ben o tarafından da çok keyif alıyorum. Yani birazcık böyle kötü bir tabir var her şeyle ilgilenenle ilgili. Söyleyebilirsin ya burada bir şey oluyor aslında. Tamam mı yani bu sefer de ne oluyor aslında? Şimdi böyle olduğunda kötü gibi algılanıyor.

44:28

Çünkü yani ondan da anlayamazsın, bundan da anlayamazsın. Ama ben şunu fark ettim. Gerçekten bunun bana çok büyük faydası oldu. Ve devamında da bir şekilde ben hep şunu söyledim. Ekibime daha önce böyle hani birilerini bir şekilde çünkü sıfırdan öğretmemiz gerekiyor. Neyi nasıl yapılacağım veya nasıl ilerleneceği ile ilgili. Ben hep şunu söyledim. Dedim ki ben ekibimi yazılım kökenli birileri alıp yetiştireceğim. Çünkü dedim ki dijitali bilen birine ben bu yazılımı, bu teknolojiyi, bu sistemleri, bu altyapıları, bu şeyleri öğretemem.

45:06

Çok daha zorlanırım. Ama bunu bilen birini ben dijitali çok daha rahat öğretim. Benim mesela yaklaşım hep bu oldu. Ajans tarafında çalışırken de, ekibimize birilerini alıp geliştirirken de. Hep öğrettiğim şey şöyle. Dedim ki aç bakayım YouTube'u, HTML, CSS, JavaScript. Bunları dedim belli bir seviyede öğret. Ondan sonra bir oturup konuşalım. Çünkü en temelinden başlamak lazım olur. Çünkü bu veri alışverişi dediğin şey bir teknolojidir. Bununla ilgili yaptığın bütün entegrasyonlar bir teknolojidir.

45:38

Senin en başta bunun bir temelini, çalışma sisteminin yapısını biliyor olman gerekiyor. Dolayısıyla bunları bildiğindeki o kasın daha farklı gelişiyor. Bakış açın daha farklı gelişiyor. Sen bir an önce GraphQL'den şeyden bahsederken de, buraya da biraz konu oradan geldi. Ben bunları takip etmek zorundayım. İşte normal bir SQL Server'la işte MongoDB'deki bir sunu, işte oradaki bir veri tabanı arasındaki, buradaki, oradaki query'lerdeki hızlara kadar, kaç milisaniyedeki respons döndüğüne kadar bile ben bunları bilmek zorundayım.

46:13

Niye? İşin en temelinde sen bir dönüşüm optimizasyonundan bahsediyorsan, bunun içerisine her şey giriyor. Senin web sitendeki o yüklenme hızı senin SEO'daki sonuçlarını etkiliyor mu? Etkiliyor. Senin hızlı bir şekilde kullanıcıya bir şeylerin cevabını vermen, senin buradaki performansını etkiliyor mu? Günün sonunda sen, senin her bir web sitene veya app'ine, her yüz kişiden iki kişiye satıyorken, sen bu sayede her yüz kişiden dört kişiye satmayı başarabiliyor musun? Başarıyorsun. Aslında başarı buradadır.

46:49

Başarı, senin yaptığın işlerdeki, oraya verdiğin o emeği karşılığına almaktır. Şimdi ben de o yüzden şunu söylüyorum. Bizim orada, evet çok farklı böyle bir şekilde teknolojilerle ben iyileniyorum. Benim işim bu. Ben bunu çok seviyorum. Ben bununla ilgilenmeyi çok seviyorum. Araştırmayı çok seviyorum. Ben normalde şurada kitap oku desen okuma. Ama bin sayfa dokumentasyon okurum. Anladın mı? Hani orada şey durumu var mesela. Onun içerisinde ben böyle keyif alıyorum. Sayfalarca okuyoruz.

47:21

Biz birazcık da, bu işe bu tarafından çok geldik. Berkay da bunu çok iyi bilir. Biz o kadar kötü dokumentasyonlar da okuduk ki. Hani neyin ne olduğunu bile anlatılamadı. İfade edilemedi. Ve birçok şeyi deneyerek öğrendik. Bilmiyorduk çünkü. Deneyerek öğrendik. Şimdi öğrenmek de kolay. Ben hep şunu söylüyorum. Önce siz öğrenmeyi öğrenmelisin. Nasıl öğreneceğini öğrenmelisin. Bir problemi nasıl çözeceğini öğrenmelisin. Devamı gelir. Sen golengi mi öğreneceksin? Gidip öğrenirsin. O kolay.

47:52

Ama sen önce bunları öğrenmen gerekiyor. Birazcık daha geliştirmeye açık olmamız lazım. Gelişime açık olmamız lazım. Araştırmaktan keyif alıyor olmak lazım. Bu birazcık huy meselesi. Bunu huy edinmek lazım. Huy edinmeyen birine bunlar çok aşırı yük gelir. Böyle bir durumu. Bizim de en temelde şey yapmamız lazım. Hani bu tip gelişimlere, takibi vesaire bunları araştırmaya yine devam etmemiz lazım. Gelişmeye devam etmemiz lazım. Çünkü her geçen insanların talebi de değişiyor.

48:27

İhtiyacı da değişiyor. O uyum sağlamak gerekiyor. Valla efsane bir şey oldu. Bence soruya cevap oldu. Gerçekten bana şey gibi geliyor. Hani böyle bir dipnot ekleyecek olursam tüm söylediklerine. İşin özeti birazcık meraklı olmak. Yani bir şeyler öğrenmeye, araştırmaya meraklı olmak. O olduğunda her şey oluyor. Ki o olduğunda zaten öğrenmeyi de öğreniyorsun. Çünkü zaten tüm hayatını bir nevi bir şey öğrenmeye çalışarak geçiriyorsun. Ve bir noktada ben en iyi böyle öğreniyorum.

49:05

Öğrenmenin yolu buymuş benim için. Denebiliyor. O yüzden üzerine çok da ekleyecek bir şey yok. Ağzına sağlık valla. Ben bir iki soru sarayım ya. Valla ben çok takdir ediyorum. Bir de hemen takdirimden sonra istiyorsan sonra sarabilirsin. Biraz böyle hani şey o gündelik tarafa kaydırmaya çalıştıkça çok teknik tarafa girdik ama yani benim açıkçası dikkatimi çeken biri yani bence bu videonun başlığına falan şey koyabiliriz yani. Yani dijital pazarlamacı nasıl teknik olmak zorunda falan gibi.

49:32

Ya nasıl yazılımcı mindset ile bakması gerektiği gibi. Ya bu şeye benzetiyorum ben. Ya tam olarak verdiğin örnek şu. Araba yarışçısın ama arabanın nasıl çalıştığını bilmezsen vitesi ne bileyim şanzımanı nerede atacağını biliyor olman lazım. Yani o arabanın kaputunu açtığında motor nerede, şanzıman nerede, işte bilmem ne nerede. Bu arada bir tek ikisini biliyorum. Onlar iki örneği. Arabayla. Şanzıman nerede, motoran nerede? Şu an onu düşündüm. Başka bir şey ne verebilirim diye metafor.

50:04

Yani bahsetmeye çalıştım. Şoför olmak ayrı ya da şoför olmayı böyle kitaplardan okumak ayrı. Bunları da yapabilirsin ama gerçekten yani bir tamirci zihniyetiyle o matematiksel zekanı şoför koltuğundayken ben hangi milisaniyede arabayı sağa kaydırmam lazım, nereye gelmeden frene basmam lazım o matematiksel analitik düşünceyi o teknik bilgiyle birleştirmek bence işin en kıymetlisi benim de valla yani normalde bakış açımda budur. Hatta biraz daha genelleştirdiğim bir felsefem de vardır. O da şu.

50:40

Ya ne iş yapıyorsak yapalım. İlla yazılımcı olmak zorunda değiliz. Ne iş yapıyorsak yapalım. Bir bilgisayar kullanıyoruz. Ya o bilgisayarı istiyorsak kod bilelim ama kod yazmayalım. Yani o bilgisayarı nasıl çalıştığını bilmek bana mucizevi bir şekilde geliyor. Çünkü günün sonunda herkes mouse kullanıyor. Yani mouse kullanarak bir Adobe Illustrator öğrenmek de var. Bir başka bir program öğrenmek de var. Yani günün sonunda mouse kullanıyorsun ve klavye'deki tuşlara basıyorsun. Böyle bu kadar böyle basite indirgeyip aslında genelleştirip öğrenme eğrimi buna göre arttırmıştığım da vardır diyeyim.

51:17

Ondan sonra sözü sana vereyim Samet. Güzel yani gerçekten takdir ettiğim bir bakış açısı bu. Tebrik ediyoruz. Ben de zaten sözü sana vereceğim. Sadece bir soru ile birlikte vereceğim. Şimdi şöyle bir şey. Burada o kadar konuştuk. Geçmişten konuştuk. Bugünden konuştuk. Gelecekten bahsediyoruz falan. Şimdi elbette ki şunu çok eminim. Sizin önünüzde işler var. Bunları yapacağız. Sonra bunları yapacağız. İşte 2026'da şöyle bir planımız var. İşte 2027'de şöyle bir planımız var.

51:49

Çünkü şunu da çok iyi biliyorsun ki 2027'de veya 2026'da bir şey böyle dandıya böyle hayatımıza girip birçok şey değiştirebilir. Mesela çift çift çiftin ilk girdiği zamandaki şey gibi her ne kadar bazı şeyleri çok iyi olmasa da o zaman için söylüyorum ilk çıktığı zamanda bir şey oldu. Böyle bir geldiği anda bir geldiği yerde herkes dedi ki ne oluyor falan filan dedi bir şey dedi. Böyle bir sektör içerisinde böyle bir birden bir şeyin böyle dan diye önüne gelebileceği bir senaryoda bir projeyi geliştirmek, bir projede ileriye yönelik öngörülerde bulunmak veya işte bir sene sonra acaba şunlar şunlar şunlar olur biz bunları böyle böyle hazırlık yapmalıyız gibi bir süreci içerisinde bulunmak nasıl bir şey.

52:38

Çünkü çok sancılı yani şey için çok sancılı yani bir yandan mevcutu geliştirmeye çalışıyorsun ama birden birisi böyle gelip de kucağında da bir şey bırakıyor diyor ki evet diyor böyle bir şey var. Ya bunun içerisinde bulunmak nasıl bir şey çünkü bir şirket yönetiyorsun ve bir planların olmak zorunda yani ve bu planların ortasında bir bilmediği x bir kişi gelip ortaya çomak sokuyor gibi bir durum oluyor. Ya burada ben Barış'a da aslında topu vereyim burada birlikte aslında karar verirken yani o kadar böyle stratejik karar almamaya gayret gösteriyoruz yani çok böyle beylik bir şekilde karar almamaya gayret gösteriyoruz.

53:18

Bu da aslında bize o esnekliği tanıyor yani dediğim gibi her şey olabilir yani o kadar her şey hani özellikle şirket yönetiyorken her şeyin olma ihtimali o kadar artık şey gelmiyor ki sana abes gelmiyor ki yani gerçekten her şey olabilir. O yüzden o her şeye dair bütün felaket senaryolarını bütün yapman gerekenleri bir kısma kadar handle edebilirsin bir kısma kadar yapabilirsin ama elbette planlamaya dair olmayan başka konular da olacak.

53:53

O yüzden bu adaptasyon sürecini o kendi içimizde şeyi verebiliyoruz yani biri böyle kucağına böyle bir konu attığında onunla nasıl başa çıkacağımızı biraz böyle o kaslara göre geliştirmişiz yani aslında. Şeyi bekler hale geldik bu sefer şöyle örnek vereyim bir gün çalışıyorsun hiçbir toplantın yok çok güzel sakin bir gün ve buna şaşırıyor oluyorsun diyorsun ki Allah Allah nasıl hiçbir şey olmadı yani sunucu patlamadı bir şey olmadı yani bir şey olması lazım yani artık o hani ya da LinkedIn'den bir haber çıkmadı.

54:29

Arkadaşlar işte Google çökmüş falan ya sabah bir bakıyorsun Google çökmüş kim güne böyle başlamak ister ki yani kimse başlamak istemez ama o kadar hızlı bir şekilde adapte oluyorsun ki sabah mesela 9'da Google servisi çökmüş. Arkadaşlar kimsiz Gmail'e giremiyor falan sonra başlıyorsun onunla ilgili bir post üretmeye yani zihin böyle çalışıyor o krizi fırsata çevirmeye bakın Google sunucuları çöktü Gmail'ine giremiyorsun Google Tag Manager'a da giremiyorsun bak o zaman işte first party yapman hemen zihin onu o kas onu ona bağlamaya çalışıyor.

55:04

O yüzden ya bu kötü bir şey de olabilir bu arada yani her krizi fırsata çevirme gibi ama her kriz gerçekten anlamlı bir şeye de evrilebilir illa bir satış aseti haline gelmesine gerek yok o yüzden böyle bence onun kaslarla alakalı olduğunu düşünüyorum tıpkı yazılımla alakalı böyle bir şeyleri takip ederken yeni yazılım frameworklerine adapte olma gibi. Boris sen ne düşünüyorsun burada yani bence çok güzel bir şey bu kas.

55:31

Ya açıkçası ben de şöyle düşünüyorum öncelikle ben Türkiye'de yaşıyor oluşumuzun ve Türkiye'de bir iş hayatımızın oluşunun bu konuda bir avantaj olduğunu düşünüyorum çünkü her şeyi evet ya zaten çok kaos var yani bir gün uyanıyorsun ya da işte covid sürecinde yaşamış olmanın mesela bir gün uyanıyorsun her yer kapanmış tüm trafik dijitale akmış. Bir gün uyanıyorsun darbe olmuş bir gün uyanıyorsun yüre dolar uçmuş gitmiş fiyatlar değişiyor falan ya şimdi o kadar fazla kriz yaşıyorsun ki artık minor krizler seni o kadar etkilemeyebiliyor ya da doğal felaketler yaşadık vesaire.

56:16

Bununla birlikte bizim yapmaya çalıştığımız şey şu bir zaten çok genç bir firma hala o yüzden böyle yıllık hedeflerin böyle bir taşa yazılıp ekiple paylaşılması gibi bir yapı yok çünkü zaten 10 kişi var içeride. İkinci nokta bizim yapmaya çalıştığımız bir vizyon koymak işte gitmeye çalıştığımız bir nokta bilirlemek fakat o noktaya dümdüz gidemeyeceğimizin de farkındayız. Biz o noktaya doğru gideceğiz ama bir gün bir rüzgar esecek ve bizi çok böyle 45 derece sağa etecek.

56:44

Biz o noktada aa tamam artık bu yoldan değil de daha 45 derece sağdan giden bu yoldan gitmeye başlamalıyız dememiz gerekiyor. O yüzden aslında her gün o vizyonumuza bir adım daha yaklaştığımız zaman biz kendimizin doğru yolda olduğuna inandığımız bir yerde oluyoruz. Bu bir gün ürünü geliştirmek oluyor, bir gün arkadaki serverları yenilemek oluyor, bir gün bir dokumentasyon çıkmak oluyor. Ama amacımız zaten belli, amacımız gerçekten insanların dijital pazarlama verileriyle ya da genel olarak marketing measurement dediğimiz alanda daha rahat, daha kolay ve daha farklı şekilde aslında interakt edebildiği, yönetebildiği bir sistem kurmak.

57:25

Şimdi burada da şeyin çok farkındayız yani iki sene sonra çok farklı bir dünya olacak ve buna istediğin kadar hazır olabilirsin ama yapabileceğin en temel şey o adaptasyon yani o agility dediğimiz kasları geliştirmek ki sana ne gelirse gelsin üstüne sen onu al, paketle, koy ve devam et. Hem ekibe hem de kendimize bu kaslar konusunda o esnekliği sağlamaya çalışıyoruz, o kasları sıcak tutmaya çalışıyoruz. Çünkü sen de biliyorsun yani ekip büyüdükçe, müşteri sayısı arttıkça her eğini ekleme senin hareket kapabildiğini zorlaştırıyor.

58:04

Biz eskiden Berkay ile iki kişiyken yani iki günde öyle şeyler değişiyordu ki hayatımızda, öyle şeyler değiştiriyorduk ki uçuyorduk yani. Ama tamam işte onun da dezavantajı sana her şeye bağlı. Ekip alıyorsun, müşteri sayını artıyor. Beş müşteri varken bir update çıkmak daha kolayken şimdi 60 müşteri de kolay değil. Yani herkesi düşünmen lazım. Ya benim bu yapacağım update, Samet'in hayatını etkiler mi? İşte X markasının hayatını etkiler mi diye düşünmen gerekiyor.

58:35

O yüzden o yükle birlikte hala o esnekliği nasıl koruruz? Sürekli buna kafa yoruyoruz aslında. Yani şöyle bir şey var, iş hayatında herkes birbirine muhtaç. Herkes birlikte çalışmaya muhtaç, birlikte iş üretmeye muhtaç. Çünkü her ne kadar böyle birçok şeyden anlıyor olsan da her şeyden ziyade senin bir zamana ihtiyacın var ve bu işi yönetmeye ihtiyacın var. Hani sen de bazen böyle telefonda sohbet ederken de konuşuyorduk. Hani böyle senin böyle bazı noktalarda böyle birazcık kendini farklı bir noktada pozisyonlaman gerekiyor.

59:14

Birazcık da, çünkü şöyle bir şey var. Şimdi iş gereği, ticaret gereği senin önünde müşterilerin var. Senin bir kere bunlara bir, onların senden aldığı hizmetten memnun olman için bunlarla ilgilenmen gerekiyor. Bütün sorunlarını çözmen, onlarla ilgili dert edemen gerekiyor. Fakat bir şekilde ticari sebeplerden ötürü seni de büyümen gerekiyor. Dolayısıyla bir yandan büyümek için satış yapman lazım. Satış yapmak için içeride bazı işte hareketlilikler, süreçlerin ilerlemesi vesaire gerekiyor. Dinamik bir yapıda olman lazım.

59:51

Dediğin gibi her gelen yeni müşteri seni bir şekilde istemesen de hantallaştırıyor. Dolayısıyla oradaki esnek karabiliyetini kaybediyorsun ve günün sonunda şöyle bir noktaya varıyorsun. Diyorsun ki benim para kazanmam lazım, benim iş yapmam lazım ve buradaki herkesi de memnun etmem lazım. Bunu yapabilirsin. Bunu yapabilecek sistemi kurabilirsin. Dünyada ne şirketler var, binlerce, milyonlarca müşterisi var ve gerçekten de hani oradaki mutluluk seviyesi %95'lerin üzerinde, %99'lar seviyesinde vesaire. Bazı şirketler var.

1:00:31

Sadece kazandığı paraya odaklanıyor ve günün sonunda da odaklandığı şey uğruna gidiyor. Biz de şöyle bir şey var, ben kendimde de sizde de şunu çok iyi biliyorum. Ya önce karşı taraf bir mutluluk olsun. Bu kim olduğunun önemi yok. Müşteri de olsa, sen Berkay'la konuşuyorken, Berkay'a da söylesen, Berkay da seninle konuşuyordur, sana söylesen, hep şu var. Ya bir kırmayayım, bir üzmeyeyim, hani bir gönlü olsun. Bu ister müşteri olsun, ister herhangi bir kişi olsun, fark etmiyor.

1:01:02

Şimdi böyle yaklaştığın zaman da konulara, ekip büyüdükçe aslında sen bundan çok daha fazla bir verim alıyorsun. Yani buradaki bunun karşılığı çok daha fazla oluyor. Yani burada önemli olan şey aslında bu ilişkileri yürütebilmekte. Yani en nihayetinde üç günlük dünya. Yani biz bir şekilde işte burada çalışıyoruz, para kazanıyoruz vesaire. Bunun için kimsenin kimseyi kırmasına, etmesine, üzmesine, ezip geçmesine gerekiyor. Eğer bu manteliteyle yaklaşıldığı zaman da zaten oradaki on kişilik bir ekipte, kırk kişilik, elli kişilik bir ekibin alamadığı verimi alabilirsin.

1:01:45

Oradan o mutluluğu alabilirsin. Bütün ekipteki her bir parçanın bu mutluluğu hem sizin müşterilerinize yansır. Bunu sizin özelinize söylemiyorum. Hani şimdi burada karşılıklı konuşuyoruz diye böyle. Yani x bir şirket de olabilir, fark etmiyor. Oradaki içerideki her bir huzur dışarıya da yansır. İçerideki her bir huzursuzluk da dışarıya yansır. O yüzden insan ilişkisi çok önemli. Biz her ne kadar teknolojiden konuşsak da şimdiye kadar teknoloji nereye gidiyor, teknoloji nereye gidiyor?

1:02:15

İnsan var. Yani insanın da nereye gittiğini, insanın duygularının da nerelerde değiştiğini bizi hiçbir zaman göz ardı etmememesi lazım. Bu işin içerisinde biz yarın bir gün dünyanın en büyük yapay zekası da gelse. Sonuç olarak bununla ilgili entegrasyonu yapacak, onu geliştirenler, onunla bir şekilde haşır neşir olanlar, Oradaki bu teknolojiyi geliştirenler insan. Dolayısıyla bizim öncelikle insana da belli o kıymeti vermemiz gerekiyor. O huzurlu ortamı sağlamamız gerekiyor ki biz teknolojide ilerleyebilelim.

1:02:49

Malum yani biraz önce şeyden örnek verdim. Bir pandemi oluyor, şu oluyor, bu oluyor. Yani hani bazen şey böyle oluyor ya, şöyle kepsiler oluyor. Hani Türkiye'yi buradan almışlar böyle yeter artık deyip böyle hani. Orada bir yere böyle taşıyan böyle kepsileri çok görürüz ya. Hani gerçekten o kadar değişik bir coğrafyadayız ki. Hani o kadar her şey hızlı oluyor ki. Bu bizi çok geliştirdi aslında. Yani bugün örnek veriyorum ya Almanya'da bir yerde bir darbe olsa adamlar ne yapacağını bilemez.

1:03:18

Ama demeyin öyle şeyler ya şimdi programı şey yaparlar. Bunlar nereden bildiği bu sefer. Abi şey yani 15 Temmuz neredeydin falan ki şeyi verin. 2 Ekim 2025'te neredeydin falan diye. Bu arada ben şimdi kalkınca yine bir göründü de. Ben bu konuya yine bir açıklık getireyim. Biz yayına başlanan önce Barış'la konuşuyorduk. Aslan mı? Buradaki aslanın Galatasaray'la alakası yok. Buradaki aslan başka aslan. Hangi takımdasın? Ben Meştaş'lıyım. Aa iyi. Kesin Verder Bremen falan dersin diye düşünürüm yani.

1:03:55

Yok yok yok. Bu Aslan Burcu'ndan gelen bir aslan eşimin evliyesi. Bu o aslan başka aslan değil. Bu arada dünkü Galatasaray galibiyeti içinde Liverpool'da olan maçtı. Galatasaray'ı tebrik ederiz. Yani ne kadar burada Galatasaray'la olmasa da. Gerçi bilmiyorum ama. Ben bilmiyorum. Poker face şey yapıyorum. Ben seni çok iyi biliyorum ya. Benim abi en futbolum. Belki seni hiç anarken yok. Beni 2000'in sonrası yok bende. Mesela 2000 Galatasaray kadrosunu sayayım ben sana bak.

1:04:26

Tafarel, Filipescu, Popescu, Arif Erdem, Hasan Şaş. Sonra durmuş bir şey olmuş. Hacı. Valla ağzınıza sağlık diyeyim ikinizin de özellikle. Samet son kapanışın da bence çok çok iyi değerinde ve doğruydu. Yani böyle bazen çok teknoloji konuşuyoruz vs. ama işin özünü de unutmamak gerekiyor. Bence orası da işin çok kritik değerli noktalarından. Daha konuşacak çok konu var ama bir saati de geçtik. O yüzden belki de toparlamak için de iyi bir zamandır.

1:05:02

Katıldığın için çok teşekkürler. Valla çok teşekkürler Samet Tekrar. İkincisini muhakkak ki ayarlayalım. Tamamdır. Aynen. O zaman kendinize çok iyi bakın. Görüşürüz. Görüşmek üzere. Ey görüşmek üzere. Hoşçakal. Herkese teşekkür ederiz.