Bölümden çıkanlar
6 madde- Bootstrap romantik değil, bir yerden finanse ediliyor. İki kurucu da aylık danışmanlık gelirini şirkete koydu.
- Kurucunun karnesi diye bir şey yok. “5x founder, 3x exit” anlatısı yeni başlayanlarda boşuna kaygı üretiyor.
- Küçük ve kârlı bir şirket yönetmek başarısızlık değil. Kendi kendini çeviren bir şey meşru bir hedef.
- Yatırımcı seçme testi basitti: ne yaptığını anlamayan bir VC’den para alma.
- Yatırımdan önce on iki müşteri, sonra kırk. İki kişi bunu taşıyamazdı.
- Kimsenin istemediği aylık yatırımcı bülteni: iyi gidenler, kötü gidenler, batırılan işler ve çeyreklik hedefler.
Biz kendimiz ayda güzel bir para kazanıp mutlu olduğumuz bir iş yapabileceksek ne âlâ. Bizim milyon dolarlık bir şirket olmamıza gerek yok.
Cookie nedir, çerez mi, o yeniyor mu diye soran bir VC bize para verecekse hiç vermesin daha iyi.
Kendi çocuğundan yüzde 5 veriyorsun o parayı almak için. O çocuk ne kadar değerli ki sen onun yüzde 5’ini bilmem kaç milyon dolara vereceksin.
Konu başlıkları
15 başlık- 0:49Yatırım almaya nasıl yaklaştık
- 1:36Bootstrap ne demek ve nasıl finanse edildi
- 3:09Şirketi danışmanlık geliriyle ayakta tutmak
- 4:40LinkedIn’deki yatırım haberleri ve yarattıkları FOMO
- 6:12“5x founder, 3x exit” anlatısının sorunu
- 7:46Türk Telekom PİLOT ve her VC’nin sorduğu sorular
- 8:32Cevaplayamadıkları iki soru
- 9:17Unicorn mu, global şirket mi, küçük ve kârlı mı
- 10:02Aslında neyi verdiğin ve velayet benzetmesi
- 15:05Nakit tarafını rahatlatma kararı
- 16:49Doğru yatırımcıyı seçmek ve turnusol kağıdı
- 19:51On iki müşteriden kırka ve ekibin büyümesi
- 21:23Aylık yatırımcı bülteni
- 25:59Tur kovalamak yerine işi yapmak
- 29:51Seri girişimci olmamak üzerine
Döküm
4.022 kelimeKonuşmacı adlarıyla birlikte düzenlenmiş döküm. Zaman koduna tıklayınca video oradan başlıyor.
Hiç görüşmemiş cesine şey sanki aynı gün videoları çekmiyormuş casına kıyafetleri değiştirip ekran başına geçmemiz güzel oldu.
Ne yapacağız? Sadece hoodie'leri çıkartıp. Ama sıcak oldu yani ondan ben çıkarttım. Onun şeyine disclaimerını vermek isterim.
Hıhıhıhıhı Ve ben de gömlek giydim onlara rağmen sıcak olduğu için. Geçen hafta geçen bölüm daha doğrusu şeyi konuştuk. Neden Amerika'da şirket açtık? Neden şirketi Amerika'ya da taşıdık? Türkiye'deki şirketi neden Amerika'daki açtığımız şirket satın aldı? İşte flip up süreçleri falan. Aaa bak aslında bunlardan konuşmadık ama biraz daha işin teknik taraflarında da konuşabilirmişiz. Bu süreçleri konuşuyorken aslında neden
yurtdışında neden Amerika'da şirket açmamızın bir vesilesi olan bu yatırım süreçlerine biraz böyle değinmek istedik. Biz Hardal olarak yatırım süreçlerimizde ya da işte nasıl aksiyon alıyoruz, ne yapıyoruz, neden böyle bir karar aldık. Bu bölüm onu konuşacağız. Sana o zaman direkt olarak sorayım. Hardal neden yatırım aldı? Ya da ilk yine bir adım geriden başlayıp
Hıhı. Aynen. Ya. Önce evet, bence orada ikimizde de endişesi var her şeyden önce böyle ilk günden beri. Şirketi olabildiğince boots trap büyütme, olabildiğince az partiyi dahil etme.
Bootstrap... Bir şirketin böyle bağımsız yöntemiz falan diyeceğim. Yok. Aslında Bootstrap dediğin insanların kendi cebinden aldığı, çıkardığı paralarla kurup yönettiği, sonrasında da aslında biraz da kendi yandan kavrulan, dışarıdan hiçbir ek sermaye destek almadan şirketin var olması durumu. Bizim de hep bu tarafta bir şeyimiz vardı. Yani böyle bir yaklaşımımız vardı. ilk başta biliyorsun, projeye başladık, aramıza sonra Uğur dahil oldu. Sonra Uğur, bizim şirketin ismi de Bubrise Teknoloji, oradaki Barış Uğur, Berkay ya da Berkay Uğur Barış'taki U Sonra Uğur kendi başka projelere yönelmek için aramızda ayrıldı. Ve o günden sonra dedik ki, aslında bu şirketin kendi yanında kavrulma potansiyeli var. Biz de bir miktar üzerine para koyarsak aslında işleri döndürebiliriz dedik. Ki uzun bir sürü oldu.
Aslında Uğur'un bize dahil olma süreci belirli bir finansman kısmında dahil olması fakat şeyde biraz kritik bu arada bootstrap 'in tam o kendi yağında kavrulmak. Şey de biraz kritik tamam kendi yağında kavruluyorsun ama senin günün sonunda kiranı ödemen gerekiyor ya da başka harcamaların var Biz bir müddet dışarıya danışmanlık vererek aslında o kendi yağını oluşturduk. O da biraz böyle. Onu atlamamak lazım bence.
Tabii zaten şöyle yani, biz şirketi finanse ederken, şimdi şey değiliz ne yazık ki. Hani böyle kenarda ikimizin de birkaç yüz bin doları vardı da tak diye o parayı koyduk ortaya bir durumda değiliz. O yüzden yöntemimiz şeydi.
Antalya'yı salsın. Neyse, günün sonunda şöyle yaptık o yüzden. Sen danışmanlık verdin, ben danışmanlık verdim. İşte ayda sen birkaç bin dolar, ben birkaç bin dolar. Her ay aslında kasaya bir para koyduk. O parayla da önce işte biraz şirketi ayağa kaldırdık. Uğurla birlikte kaldırdık aslında ama sonrasında işte birkaç kişiyi de dahil ettik onların maaşlarıydı falan filan derken aslında iş öyle bir noktaya geldi ki ya şunu kabul etmek gerekiyor böyle LinkedIn'e girersen ya da işte Swipline işte falan filan girersen çok fazla yatırım haberi var ya o insan da böyle hep bir şey yapıyor hani hem canını çektiriyor. Hem ya acaba dedirttiriyor biz bir şey
Aynen, FOMO yaratıyor kesinlikle. Çünkü mesela bir şirketi biliyorsun, içinde dönen biteni de biliyorsun. Tak diye bir haber çıkıyor işte. X milyon dolar değerlemeden yatırım aldı. Ne kadar aldığını bilmiyorsun. Ya da işte X firması 500 bin dolar yatırım aldı. Ne karşılığında yani değerlemesini bilmiyorsun. Hep böyle bir missing information ile… karşına böyle haberler çıkıyor sürekli. O 20 milyon aldı, o 10 milyon değerlendi, o bilmem ne oldu falan. Ve sen böyle şeysin o yüzden. Ya biz... ...bir şeyi yanlış yapmıyoruz inşallah diyorsun. Çünkü... ...günün sonunda ikimizin de böyle... ...bu 5. startupı, 3 exitimiz, 1 iflasımız falan yok. Ama...
5x 5x eksi sanki karne karne gibi de aslında bak zaten buradan dolayı o FOMO'ya düşüyor demek insanlar işte o swap line de bilmem kim AI hani illa AI olmak zorunda ya bilmem ne cibi cibi AI 5 milyon de yatırım aldı şimdi aslında arka plandaki yani bu biraz cazip gibi gözüken eee clickbait demeyeyim de
böyle hakikaten iştah açıcı bir şey gibi konu gibi gözükse de ya da gurur verici gibi gözükse de ki hakikaten öyle bu arada yadsınmıyoruz onu işin arka tarafında yatan işte aslında o paraların yatırım parası olduğu gibi gibi durumlar var. Ama hakikaten o paranın nakit olarak geldiği daha yüksek yatırım değer lemelerinden yatırım alan şirketlerde var
Ama günün sonunda sürekli bu haberlerin çıkması ya da böyle bir şey olması sanki 3 defa exit yapmıyorsan iyi bir girişimci değilmişsin gibi veya sanki 5 defa batmadıysan fuck up etmediysen iyi bir girişimci değilmişsin gibi bir algı oluşması biraz garip. Hatta şeydeyken de bunun en güzel örneklerinden bir tanesini bence söylemekte de bir beis
şimdi. Çok güzel işler çıkartıyorlar. Çok iyi bir şeyleri var. Konseptleri var. Yakın bir tarihte çok iyi bir yatırım şeyi aldılar. Mesela bu biraz böyle ekosistemde insanların nelere odaklandığını gösteren de bir gelişme olduğu için hakikaten hem iştah açıcı hem de biraz böyle gurur verici. O yüzden işin o taraflarına da biraz böyle eğilmek gerekiyor.
Evet. Ya evet işte zaten sonra bizde şöyle bir discussion oldu aslında ikimizin arasında. şöyle başladı hatta bir adım da geri alayım yine. Biz işte Türk Telekom'un pilot programına kabul aldık. Bir taraftan da… arada bize VC'ler falan ulaşmaya başladı. Türkiye'nin daha önde gelen bilindik diyeyim VC'leri bir tanışalım, bir görüşelim falan filan tarzı bize yazmaya başladı. Biz bir anda kendimizi 5-10 tane VC ile flörtleşirken bulduk. Ve hepsinin aynı soruları var aslında. Çok farklı bir şeyler sormuyorlar. Siz ne yapıyorsunuz? Kaç müşteriniz var? MRR ya da ARR yani aylık ya da yıllık recurring sürekli tekrar ne kadarlık bir ciorunuz var. Bazıları işte burn rate, ayda ne dakar para harcıyorsunuz diye soruyor. Ve günün sonunda şu soru geliyor yatırım turu yapıcak mısınız? Yaparsanız değerlenemeniz ne? Şimdi biz ilk soruların hepsini cevaplıyoruz son bu iki error veriyoruz çünkü hiç böyle bir şey konuşmamışız. Sonra biz Türk Telekom programındayken böyle bir çok mentörle bunu konuşmaya başladık. İşte Paraşüt'ün founder'ı ile konuştuk, onun founder'ı ile konuştuk, bunun founder'ı ile konuştuk. Böyle exit etmiş hala şirketinin başında. Ve genel soru şu oldu. Aslında bize sorulan ve bizim sonra kendimize sorduğumuz. Biz ne yapmak istiyoruz? Yani biz Unicorn mu olmak istiyoruz? İşte global bir şirket mi olmak istiyoruz? Bir aslında KOBİ mi olmak istiyoruz? Buna karar vermemiz gerektiğini fark ettik. Ve... İkimizi de aslında ortak yanlardan bir tanesi şuydu ikimizin de konuştuğunda. Evet, biz şunu biliyoruz. Unicorn olup olmamak bizim için çok kritik bir değer değil. Yani olursak ne âlâ. Ama bizim bu şirketi kuruşumuz ve Hardal'ı yapış şeklimiz, biz bu işten parayı çok kıracağız odaklı çıkmamıştık. O investing alma, investment alma konusu da hepsini buna itiyor. ''Aa bak nasıl bir para almışlar.'' Ve o hemen o para şeyinin içine giriyorsun. Girde bunun içine giriyorsun. Bizde şey vardı, ''Abi biz kendimiz ayda güzel bir para kazanıp mutlu olduğumuz bir iş yapabileceksek ne ala?'' Yani bizim milyon dolarlık bir şirket olmamıza gerek yok. Tarzı bir...
Zaten ilk karar verdiğimiz nokta hakikaten bu işte pilot programları ile birlikte network yaparken hep insanlardan bunu öğrenmeye çalıştık yani işte hiç para konuşmadan bunun ihtiyaç olup olmadığını öğrenmeye çalıştık çünkü şey işte ilk başta neden bahsettik işte 5x founder işte 3x fuck up falan sanki insanların girişimci karnesi bunlardan ibaretmiş çesine oysa bir KOBİ olmak
kötü bir şey değil. İşte bahsettiğin iştah ve LinkedIn'de o formu yaratan haberlerin sebebi bu oluyor biraz böyle. Yeni girişim kurmak isteyen insanlarda da, aaa hemen bir tane abi garajımızda app yapalım, tamam. Hemen bir 5 milyon dolar da yatırım alırız gibi bakıldığı için aslında o ne kadar dertli, ne kadar meşakkatli, kendini yani şey gibi düşün. Kendi çocuğundan %5 veriyorsun o parayı almak için. o çocuğun ne kadar değerli ki sen onun %5'ini bilmem kaç milyon dolara vereceksin. İşte KOBİ olmak bu özgürlüğü sunuyor. Aslında kötü bir şey değil KOBİ olmak. İlla girişimciysem ya da yatırım almadığın bir şirket başarısızmış gibi at edilmesi ya da tam tersi. Benim şirketim işte x milyon dolar para aldı demek de bir başarı kriteri olmadığını aslında gördük.
ve bu yüzden yatırım süreçlerine bir müddet uzak kaldık. İstemedik daha doğrusu.
Ya bir de orada... Evet, bir de orada şey var yani... İkimiz de yine kendimize şunu sorduk. Biz Hardal'ı ne yaparız? Satar mıyız? İşte Hardal dışında bahşeyip proje yapmak ister miyiz? Evet dedik yani biz Barış Berko olarak iyi bir şeyimiz var, ritmimiz var. Bence biz birkaç iş daha yaparız birlikte. Hardal'ı... satmasak da olur yani kendi kendini çevirecek bir şirket olsa biz mutlu oluruz. Bir fırsat çıkar belki exit ederiz o da olabilir ama o an dedik ki ya tamam çok şeye gerek yok yani biraz önce %5 dedin ama %5 değil abi yani %30'lar, %40'lar hatta daha büyük yüzdeler yani neredeyse o şeyi ownership'i kaybettirecek kadar büyük yüzdeler dağıtılıyor bazen. Orada da bence şey çok komik yani hani diyoruz işte 5 time founder bilmem ne time işte iflas falan sanki onları yaşamışız gibi bizde bir de şey korkusu var aman çok hisse kaybettirmeyelim gibi bir endişe var hani böyle ee bence o da birazcık başta fazla şeydi paranoyak tık o konuda yani böyle %0.5'in hesabını yapıyoruz ama bir taraftan da diyoruz ki bu şirketi hani
Unicorn yapma gibi bir hedefimiz yok yani hani gelirse oraya ne güzel ama o şekilde bile çıkmadık diyoruz. Bence o biraz şeydi. Şu an bakınca çok birazcık abarttığınız bir endi şeydi.
Evet. Bir de zaten çoğu şirketin sermaye şeylerine falan, web sitelerinin futuru kısmında falan böyle baktığında da şeyi görüyorsun. Çoklu bir yatırım şeyi var yani o KOBİ ve kendi yağında kavrulmuş ve belki de o yatırım alan şirketlerden daha fazla yıllık ciro yapan şirketler bu kadar show off yapmıyorken bile çoklu yatırım almış şirketler Bakıyorsun mesela çok fazla yatırımcısı var. Baya fazla yani 20'nin üzerinde 30'nin üzerinde. Şimdi % hesabı yaptığın zaman 2 kişinin veya 3 kişinin yaptığı ortada bir çocuk var ya o çocuğu 20 kişiyle de öyle bir paylaşman lazım ki sen çocuğun velayetini kaybetme. Aksi halde çocuğu dünyaya getirmenin bir şeyi kalmıyor. Bence bu da güzel bir metafor oldu ama...
Tam olarak böyle şey ki, çocuğun gibi geliyor yani. şimdi o kadar efor veriyorsun.
Çocuk metaforundan gidersek exit ne abi? Çocuğunu satmak mı? Aynen. Ama üçüncü bir kişiye gidiyor velayet.
Hayır şey... Boşandıktan sonra çocuğun velayeti birinde kalıyor ya... bence... Ve... Ve verdikten sonra çocuğun adını da böyle garip isim koyuyorlar böyle işte... Hem eski isim hem yeni isim işte... Rıfkı Atlas falan gibi yani. Hem eski hem yeni jenerasyon biz.
Portal açıp aynı yere geri geldin oğlum aynı background falan da aynı. Bence biri de gelmemiş olabilir ha. Sen kendi kendine kalktın gittin biri gelecek diye.
Aynen. Sadece daire çizdim. Evet, tamam. Reklam arası koymak gibi. Abi... Konuya geri dönecek olursak... ...bu şey konusunda... ...yani işte sonra bu kararı verdikten sonra... ...okey dedik yani... ...işte biz böyle ilerleyeceğiz. Bir noktada dedik ki... ...yani bizim en azından istediğimiz büyüme noktasına gelebilmek için... ...biraz nakit açısından elimizi rahatlatmamız lazım. Yani ne demek istedik? Bizim day-to-day, yani böyle aylık nakit çevirdiğimiz noktadan çıkıp... ...daha böyle önümüzdeki 6 ay, 10 ay rahat ettiğimiz bir senaryoya geçmemiz lazım. Bunun için de birazcık... ...hani cash injection bizim için mantıklı hale geldi. Fakat işi bence daha da keyiflendiren karşımıza iki tane çok... güzel bir ekip, bir de bir kişi çıktı. Yani böyle olunca da biz birazcık heyecanlandık. Çünkü bizim için en kritik nokta o gelen kişinin de yani tamam çok ufak bir hisse veriyoruz ve belki hiç ilgilenmeyecek. Ama en azından bir şey bize katabilecek, bizim bakışımızı anlayacak ve bize çok efor harcatmayacak birisinin olmasıydı. Dediğim gibi bu iki şeyde... invester'ımız da aslında. Öyle olunca biz dedik ki, okey, süreci başlatalım ve belli bir değerleme üzerinden yatırımımızı alalım.
Aslında şey istemsizce kimyalar da uyuştuğu için aslında süreçlerimize birilerini dahil etmiş olduk. Bunlardan bir tanesi VC'di yani startuplara yatırım yapan şirketler aslında kuruluşlar. Bir tanesi de Angel'dı. Bu da şirketlere bireysel olarak destek veren. Hiç ihtiyacımız yani şey gibi değil yani ihtiyacımız yoktu gibisinden değil de
Tabii ki de bir nakit akışı için bir yerden gökten böyle bir para geliyor gibi bir şey olması çok güzel bir şey ama tabii ki de belirli bir karşılığı da olmak kaydıyla. Fakat bunu istiyorken hani şey durumuna düşen şirketler de olabiliyor. Bunu da çok iyi anlayabiliyoruz. Yani insan aldığı zaman o insanların maaşlarını ödeyebilmek için ya da işte borçlarını kapatabilmek adına o nakit akış dengesini sağlamak için yani survive etmek için
Bir takım girişim kovalama süreçlerine giriyor olmaları gerekiyor. Biz en azından bu süreçlerde değilken çünkü ilk başta şu kararı vermiştik. Biz Unicorn olmak zaten istemiyoruz. Başımıza bela almak istemiyoruz. Biz bir manifesto yarattık ve bu manifesto ile güzel anlamlı bir şeyler ortaya çıkarmak istiyoruz. Bu sürece dahil olmak isteyen ve bizimle aynı hikayeyi paylaşmak isteyen insanlara you're welcome. Ama onun dışında
bize söz geçirmeye çalışan ya onu öyle değil de şöyle yap deyip ya da tam tersi konudan bir haber insanlar ya biz Hardal'ı anlatıyorken bizi yemek şirketi sanan mı dersin? Hardal neden Hardal mı diyen dersin? Şimdi günün sonunda şöyle bir şey oldu bu soruyu soran adam bize para verecekse abi biç vermesin daha iyi yarın öbür gün başımıza belaya girer yani cookie nedir diye çerez mi o yeniyor mu falan diye soran bir VC'den
Ben binlerce dolar para almak istemem yani. Sen de istemezsin. Başımızı belaya sokar yani.
Yok yok evet. Zaten en temel turnusollerimizden birisi oydu. Yani... ...işte bu tırnak içerisinde tura çıktığımızda var. Tamam, bir iki tane şey var zaten. Potansiyel böyle %90 netleşmiş deal Acaba üçüncü bir partiyi dahil etsek mi derken... Oradaki en temel turnu sollerden biri oydu. Sonra işte zamanlama vesaire derken biz ikiyle yolumuza devam ettik. Bence iyi de oldu. Şimdi de bence şu an, ben şu anki yaklaşımımızı da seviyorum açıkçası. Yani hem 2025 bizim için iyi gidiyor, hem de o cash injection da güzel oldu. Şu an böyle aslında nereden baksan, böyle 12 ile 14'e ay arası götürebilecek bir nakitimiz var. Eğer herhangi bir yeni müşteri kazanmadığımız senaryoda. Aylıkta 5 ila 10 yeni müşterinin geldiği sanayide aslında nakitsel olarak rahat bir durumdayız. O yüzden şu an...
Bu arada şey böyle yani o survive süremiz ne süresi deniyordu bu arada unuttum Bir gün Burn Runway süresi zaten böyleydi Biz birilerini içeriye aldık ekip büyüdü masraflarımız arttı ve aslında şey kelimeyi de unuttum
Şirket olma sistemine getirmesi için aslında bize o gerektiğin nakit akışı verdiği için o süre kısalmış olduğu yoksa zaten devam ediyordu. Orada biraz böyle bencilce davranmayıp yani insanları sürece dahil ettiğin için daha iyi bir şey oluyor.
Evet Yani bir de işte o tam bir büyüme aşaması oluyor. Biz iki kişi ya da üç kişi de o noktada artık. Yani üç, üç, dört kişi devam etsek evet biz hiçbir yatırım almadan aynı runway ile hayatımıza devam edebilirdik. Fakat mesela şu an bakınca iki almışız diyoruz. Çünkü bizim bu yatırımı aldığımız zaman 12 müşterimiz vardı. Şu an 40 Handle edemezdik 3 kişi. Şu an bile...
Şu an bile kaotik olduğu zamanlar çok oluyor. Şimdi o yüzden şöyle bir şey yapıyoruz aslında. O da bence keyifli oluyor. Her ay böyle bir Investor newsletter tarzı bir şey var. böyle Hardal'ı takip etmek isteyen. Ki Open Dashboard'tan zaten bahsetmiştik. Herkes girip bizim metricleri görebiliyor. Ama bir de bizim aylık attığımız işte bu ayın Highlight'ları, Lowlight'ları nedir diye böyle bir her haftanın her ayın başında paylaştığımız bir newsletter var. O newsletter ile olabildiğince bizimle ilgilenen diyeceğim. Firmaları update ediyoruz. Onun da sebebi şu şu an için kafamızda bu senenin sonuna doğru belki bir round daha yapma gibi plan var. O da şundan işte bir sonraki büyüme aşaması ve belki son büyüme aşamamızı gibi konumlandırdığımız. Evet, biz şu an 8-9 kişi olduk. Belki bir tık daha büyümemiz gerekebilir. Yine o runways aldığı zaman eski noktaya getirmek için... Böyle bir şey yapma durumumuz var. O yüzden hani böyle, keep in touch dediğimiz, işte bizimle görüşmek isteyenlerle yine görüştüğümüz, sonra newslettre dahil ettiğimiz, bence böyle tatlı bir iletişim süreci var. Hem de öyle olunca, biraz daha bize bence esneklik de sağlıyor. Biz de önümüzü daha rahat görüyoruz. Keyifli oluyor yani, şeyi öğrendik gibi hissediyorum. Belli aşamalarla hani bu nasıl yönetilir. Investor süreçleri nasıl devam eder, due diligence nedir falan filan. Onun hepsini bu süreçte öğrendik yani. Güzel insight'lar da oldu ben. Mutluyum bu açıdan.
Evet evet yani çok şey oldu işte diyorum ya o insanları da sürece dahil eti bu arada az evvel istihdam kelimesi aklıma gelmedi yani istihdam artmış oldu yani çünkü o para gelmeseydi o kadar kişiyi almak uğraşmayacaktık ve diyecektik ki tamam abi okey 20 müşteri de bırakalım bizim limitimiz 20 müşteri ama işte o para gelince bu sefer insan da alınca hem müşteri sayın artıyor hem de istihdam sağlamış oluyorsun o kademeli yani organizasyon olarak gidiyor fakat
Bunu yapıyorken işte bir öğrenim öğrenilmişlik oluyor yani kitaplardan veya her ne kadar ne bileyim belki videolardan falan gözlemli olsak da içinde olmak çok daha farklı oluyor. O yüzden sıfırdan kurmuş olduğumuz bir ürünün bu raddelere kadar geliyor olması insanlara tabiri caizse ekmek verebiliyor kıvama geliyor olmak çok çok gurur verici bir şey. O yüzden ilk aşamada işte
Unicorn mu olalım başka bir şey mi olalım gibi bir hedeflemek hedefle yola çıkmaktansa hakikaten yani bir realistik olarak bir hedef koyup tamam yani şey bu demek ki pozisyon bu biz buradan devam edelim demek çok daha güzel oldu açıkçası beni de en çok keyiflendiren kısım bu. Bu arada az evvel bahsettiğin nefs letter'ı da kimse bizden istemedi biz kendimizi gönderiyoruz ve insanları da
Yani kimse yatırım yapan insanlar sormadı bize. Arkadaş siz ne yapıyorsunuz? Size para verdik de ne yaptı? Bittin para şey iddia da yediniz mi bütün parayı falan diye. Kimse sormadı. Biz onlara sürece dahil edip bakın bunu bunu yaptık diye böyle hani çocuk gibi gönderiyoruz. Bu daha güzel bir şey ve hatta o newsletter'a şeyleri de aldık. Diğer bize ulaşan insanları da aldık. Başka VC'lerden.
Evet Hahah ... Aynen. Yani şu an herhalde bir 35 kişi falan var yani çok da büyük bir newsletter değil. Ama şey güzel oluyor hani, onu da şöyle yaptık hani böyle. Selamlar biz bir newsletter atıyoruz her ay. Orada hani işte, Runway'mizden tut da, yeni markalar, işte bu ayki fuck up'lar, bu çeyreklik hedefler, bizim koştuğumuz her şey yazıyor. Hani böyle bir şey falan görmek ister misiniz dediğimizde sağ olsun herkes de aaa çok seviniriz falan dediği için böyle aylık attığımız bir şey hani ne kadar açıp okuyorlardır, inceliyorlardır tabi onun kendileri daha iyi bilir ama ben şeyde seviyorum açıkçası bizim için de geri dönüp bakması güzel oluyor. Yani her ay, ''Ağabey biz bir önceki ay ne konuşmuşuz?'' ''Bu ay ne konuşmuşuz?'' ''Bak bu tarafta ileriye gitmişiz, bu tarafta daha gidememişiz.'' de demek güzel oluyor. Çünkü bu kaosun içerisinde bir gündem belirleyebilmek bile bir efor iken bu tarz şeyler bence bizi birazcık da in line tutuyor. Ama uzun lafın kısası bize dışarıdan aslında başta biraz daha göz korkutucu gözüken ama pek de öyle olmayan tatlış diyebileceğimiz bir yatırım sürecimiz oldu. Umarım da bundan sonrası da böyle devam eder çünkü böyle olacaksa başımızın üstünde yeri var.
Belki de almaya devam etmeyiz biz yatırım yaparız. Tamamen aslında Hardal'ın nerede konulunacağına bağlı.
Hardal Inc olarak zaten açtığımız şirketin de buna vesile olması ümidiyle marka adı gibi bir şey olduğu için ben orada da mutluyum açıkçası. Şirketin isminden Amerika'daki ve işte yatırım süreçlerinden yatırıma dahil olmuş insanlardan çok mutluyuz. Dediğimiz gibi yani böyle biraz network ve yani şey hiç böyle yatırım istemediğimiz bir anda ekibi dahil ettiğimiz bir ya da hikaye, hikayemize dahil ettiğimiz bir süreç oldu aslında yatırım süreci. Umarım hani faydalı olmuştur bu süreçlere ilgili olan şirketler varsa. Son böyle söylemek istediğin öneri olur mu mesela? Ben genelde şeyleri görüyorum LinkedIn'de. Anlamakla birlikte, o nakit akış dengesini yakalamak adına yaptığı işten daha çok yatırım konularıyla ilgilenmesi.
Biraz böyle üzücü olabiliyor. Ben açıkçası yani o şirketlere şeyi öneririm. Bilmiyorum sen ne önerirsin. Doğru iş yaptığın zaman illa birinin yatırım yapmasına gerek yok. O işin karşılığı, o işin değeri zaten kendisini buluyor. O yüzden... Bu kadar böyle çok fazla yatırım süreçlerini kovalayan bir şirket sahibi olmaktansa işinin mahiyetini belli eden projeler geliştirmek bana daha katma değerli geliyor. Bilmiyorum sen ne düşünüyorsun?
Ya evet. Bence hani şey gibi geliyor abi yani o da farklı bir iş büyütme yöntemi. bence de çok bizlik değil. Yani bizim için doğru strateji değil. Ama
Girişimci kafası aslında yani çünkü amaç genelde şey oluyor işte hani benim Aynen alsat falan. Şimdi hani biz girişimci ruhlu insanlar mıyız? Bence değiliz yani kesinlikle. Çünkü şey yani mühendis gibi düşünüyoruz çünkü yani. Amacımız yap işlet devret gibi. Kar etmek falan bile değil yani bizim amacımız.
Pump and dump işte yani. Al, getirme al, büyüt, exit. Evet yani biz katlıyorum. Bence böyle ne denir ona? Serial entrepreneur falan diyorlar ya, seri girişimci. Bence de ben de kendimde onu çok görmüyorum hani. O yüzden zaten bu konulardan da hep uzak durmaya çalışıyoruz. Ama yani dediğim gibi uzun lafın kısası, eğer doğru bir strateji olduğunu düşünüyorsa bu insanlar, hani o cringe'liği de yapsınlar. Çünkü onlara sonuç getirecek. Umarım da başarılı olurlar ama kesinlikle bizlik bir yöntem değil yani.
Yani bana da biraz cringe geliyor ama dediğim gibi sonuç yani üzücü olsa bile abi ne de cringe olsa bile bize öyle gelse bile daha doğrusu sonuç getiriyor. Yani hedeflerine ulaşabiliyorlar mı? Eğer cevap evetse her şey okey. Yani onlara da bu podcast cringe gelebilir ya da üzücü gelebilir. Tamamen hepsi bir şey yani hani kişisel tercih.
Ya tabi canım ya şey gibi mesela hani Picasso'yu düşünsene mesela insanlardan tablosu için destek bekliyor maddi olarak ve şunu vaat ediyor arkadaşlar ben size güzel bir resim yapacağım diye bir şey vaat ediyor. O zaman işin sanatını bütün bakış açısını öldüren bir şey haline geliyor ama sen elindeki imkanlarla yaptığın bir şeyin değeri olursa ne ala dediğin gibi
Bence biraz işin o tarafına baktığımız insanlar olarak da ben asla yani işte 5x fuck up 3x serial girişimci diye bir şey yapmak istemem açıkçası doğalısına ayakta
Aynen Yani bir beş sene sonra falan tekrar konuşalım nasıl olacak merak ediyorum ama ben de şeyim yani şimdilik şu an bu taraftayım. Çünkü bir taraftan da... Aynen..
Eğer öyle olursa açar gösteririz bu videoyu. Bak böyle düşünüyorduk ama artık serial girişimciydi.
Hayır çünkü seninle konuştuğumuz 3-4 farklı proje daha var yapmak istediğimiz. Yani onları yaparsak, real ile entrepreneur oluyorsun bu arada.
Ya evet yani beni bunlar daha çok heyecanlandırıyor. Evet. Ama yani şöyle beni mesela şimdi bu podcasti kapatıp atıyorum. Kod yazmaya devam etmek ya da senin gerçekten o business süreçleriyle ilgili böyle bir şeyleri yürütüyor olma hani beni asıl mutlu eden bu. Yoksa şeyi düşünmüyoruz ki biz Allah Allah. Şu şuradan para gelse
şuradan satarız falan gibi hani bir inşaat şirketinin bakış açısıyla bir şirket yürütmediğimiz için burada ortaya koyduğumuz katma değeri önemseydiklerimiz için aslında böyle düşünmüyor da olabiliriz. Bakalım ne gösterecek süreç. Ben şu anki ailemizden memnunum açıkçası. Umarım bir sıkıntı olmaz. Şu olaylar bir bitsin daha güzel daha iyi şeyler göreceğiz.
Bende bende. Ben de öyle umuyorum. Her şey güzel olacak. Evet, ya bence de her şey güzel olacak gibi. Zaman alacak.
Neydi slogan? Motoy'u unuttum ama. Güneşli günler mi? Arkaya aşağıya. Evet. Politikadan ve siyasetten bağımsız olarak her şey hakikaten güzel olacak. Bunları yapmazsak, az önce bahsettiğim işin her alanında kendini gösteriyor çünkü insan davranışı. Sadece girişim ekosisteminde değil ya da teknoloji ekosisteminde değil. Fakat biz işin en önem verdiğimiz kısmı para olmadığı için bu bakış açısındaki insanlar olarak yatırım süreçlerine nasıl baktığımızı konuşmuş olduk umarım. Faydalı olmuştur insanlara.